Düzelmek nedir, Düzelmek ne demek

"Düzelmek" ile ilgili cümleler

  • "Ahlak düzelmeden hiçbir şey düzelmez." - Ç. Altan
  • "Burada toprak basıla basıla düzelmiş."
  • "Sen merak etme, yavrucak yakında düzelir." - Halikarnas Balıkçısı

Yerel Türkçe anlamı:

Doğrulmak, dik olmak

Düzelmek anlamı, tanımı:

Düzelme : Düzelmek durumu.

Durumu düzelmek : Maddi durumu iyileşmek.

Kafası düzelmek : Doğruyu ve iyiyi bulmak.

Ortalık düzelmek : Toplum içindeki karışıklık yok olmak, tedirginlik kalmamak, maddi durum düzelmek.

Durum : Duruş biçimi, konum, tavır. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.

Gelme : Gelmek işi. Gelmiş olan. Bir ışının, kaynağından çıkarak bir ayna yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine erişmesi. Yetişme.

Düzleşmek : Düz duruma gelmek.

Düzenli : Sistemli, nizamlı, metodik. Düzeni olan, yerli yerinde, kararlı, tertipli, muntazam.

Yağış : Havadaki su buharının yoğunlaşma sonunda sıvı veya katı durumda yere düşmesi, ağış karşıtı. Yağma işi. Yağmur. Yağan yağmur veya kar miktarı.

 

Azalmak : Etkisini yitirmek, hafiflemek. Eskisinden az bir duruma gelmek. Az denecek bir miktara inmek.

Hasta : Parasız, züğürt. Zihinsel yetenekleri bozulmuş olan. Hastalık, kaza veya yaralanma dolayısıyla fizik veya ruh sağlığı bozulmuş ve tedavi edilmesi gereken kimse, rahatsız. Aşırı düşkün, tutkun.

Düz : Yüzeyinde girinti çıkıntı olmayan, müstevi. Kısa ökçeli, ökçesiz (ayakkabı). Yatay durumda olan, eğik ve dik olmayan. Yalın, sade, süssüz. Yayvan, altı derin olmayan. Düz rakı. Kıvırcık veya dalgalı olmayan (saç). Çizgisiz, desensiz ve tek renkli. Engebesiz olan yer, düzlük, ova. Kıvrımlı olmayan, doğru, stabil.

Gelmek : İsabet etmek. -dikçe, -esi biçiminde kullanılan sıfat-fiil eklerinden sonra geldiğinde önceki fiille ilgili olarak pekiştirilmiş bir istek ve sürerlik bildiren bir fiil. Getirmek. Belli bir zamana ulaşmak. Ulaşmak, varmak. Uygun düşmek. Çıkmak, yönelmek. Kazanılmak, sağlanılmak. Katılmak, eklenmek. Uymak. -mez, -mezlik ile birlikte yapmacık anlatan deyimler yapar. Başlamak, ortaya çıkmak. Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Mal olmak. Görünmek, sanılmak. Herhangi bir sırada bulunmak. Yönelme durumundaki bazı kelimelere getirilerek birleşik fiil yapar. İzlemek, takip etmek. Varlığını sürdürmek, yaşamak, intikal etmek. Etkisini herhangi bir biçimde göstermek. Dayanmak, tahammül etmek. Bir şeye sonradan inanmak, doğruluğuna hak vermek, eğilim göstermek, kabul etmek. Türemek. Biriyle birlikte gitmek. Olmak, -e uğramak. Ortaya çıkmak, doğmak. Belli bir süre dolmak. Kadar olmak. Sonuç çıkmak. Bir yerden alınıp bir yere ulaştırılmak. Daha önce üzerinde durulmuş olan bir konuya yeniden dönmek. Düşmek, rast gelmek. Akmak. Kendine yapılmış olan herhangi bir davranış veya durumu iyi karşılamak. Oturmaya, ziyarete gitmek. İhtiyaç anlatan deyimler kurmaya yarayan bir fiil.

 

Soğuk : Üşütecek derecede ısısı olan. Sevimsiz veya yersiz, antipatik. Cinsel istek duymayan. Isının üşütecek kadar az veya düşük olması durumu. Isısı düşük olan, sıcak karşıtı. İlgisiz, sevimsiz bir biçimde veya memnuniyetsizliğini belli ederek. Duygudan, sevgiden yoksun olan, yakın ve içten olmayan, ilgisiz.

Ve : Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu. İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz.

İyileşmek : İyi duruma gelmek. Hastalıktan kurtulmak, sağlığı yerine gelmek, salah bulmak.

Diğer dillerde Düzelmek anlamı nedir?

İngilizce'de Düzelmek ne demek? : v. improve, get better, recover, do better, mend, ameliorate, amend, come along, look up, meliorate, refine, reform, smooth down, straighten

Fransızca'da Düzelmek : s'améliorer, s'arranger, aller mieux, s'accommoder, se bonifier, se faire prêtre, se remettre, se tasser

Almanca'da Düzelmek : v. Ordnung: in Ordnung kommen

Rusça'da Düzelmek : v. улучшаться, поправляться, исправляться, выпрямляться, налаживаться, улучшиться, поправиться, исправиться, выпрямиться, наладиться