Twist türkçesi Twist nedir

  • Burkulmak.
  • Dönmek.
  • Cilve.
  • Burmak.
  • Kıvrılmak.
  • Büküm.
  • Büklüm.
  • Şeklini değiştirmek.
  • Bükülmek.
  • Burma.
  • Döndürme.
  • Tvist.
  • Eğilim.
  • Kıvırma.
  • Bükme.
  • Kıvrılarak akmak.
  • Döndürmek.
  • Burkmak.
  • Sarmak.
  • Dolamak.
  • Kıvırtmak.
  • Ters anlam vermek.
  • Bükmek.
  • Saçını örgü yapmak.
  • Anlamını saptırmak.
  • Kıvranmak.
  • Bükülme.
  • Yarı dönüşle yapılan tehlikeli bir geri taklası.
  • Kıvırmak.
  • Bükülmeli takla.
  • Meyil.
  • Çevirme.
  • Gam.
  • Bale dansçısının sol bacağı üzerinde durup sağ bacağıyla güç alarak dönmesi.
  • Çevirmek.
  • Mekik.
  • Beklenmedik değişiklik.
  • Madencilik alanında kullanılır.
  • Anlamını saptırma.
  • Çarpıtmak.
  • Ağ ipliklerinin burkulması durumu.
  • Dönemeç.

Twist ile ilgili cümleler

English: Ali twisted my arm.
Turkish: Ali kolumu büktü.

English: Ali twisted his ankle and it swelled up.
Turkish: Ali bileğini burktu ve o şişti.

English: Ali twisted his ankle.
Turkish: Ali bileğini burktu.

English: Ali twisted Mary's arm and she agreed to donate some money to our charity.
Turkish: Ali Mary'nin kolunu büktü ve o hayır kurumumuza biraz para bağışlamayı kabul etti.

English: Don't twist my words around.
Turkish: Benim sözlerimi çarpıtmayın.

Twist ingilizcede ne demek, Twist nerede nasıl kullanılır?

Twist about : Kıvrılmak.

Twist disease : Som balıklarını özellikle genç evrede ölüme sürükleyen salgın hastalık. Balıkların delibaş hastalığı.

 

Twist drill : Derin kanallı matkap. Helezoni matkap. Sarmal delgi. Helisel matkap. Matkap ucu. Spiral matkap. Helezon matkap. Matkap.

Twist in the wind : Rezil olmak. Ceza çekmek. Gururu incinmek. Küçük düşmek. Gururu kırılmak.

Twist of fate : Talihinin değişmesi. Feleğin sillesi. Kaderinin dönmesi. Beklenmedik bir şekilde mevcut gerçekliği değiştiren olaylar. Kaderin cilvesi.

Blade twist : Pala burkulması. Pale burulması.

Twist the facts : Gerçekleri çarpıtmak.

A twist of the wrist : Hüner. Ustalık.

The twist : Bükmek. Bükülmek. Dönmek. Büküm. Saçını örgü yapmak. Vücudun kıvrılması hareketlerini içeren 1960'larda popüler rock and roll dansı. Büklüm. Ters anlam vermek. Burmak. Bükme.

Twist the knife : Yarayı deşmek. Yaraya tuz basmak.

İngilizce Twist Türkçe anlamı, Twist eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Twist ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Assembling : Bir makinenin parçalarını, yerli yerine koyup, işleyecek duruma getirme işlemi. Toplu. Toplanarak. Takma. Montaj. Toplanma. Kur-tak. Birleştirme.

Contort : Saptırmak. Buruşturmak. Eğme. Buruşmak. Eğmek.

Garbling : Bozmak. Değiştirmek. Tahrif edilmiş. Saptırmak. Aşınmış. Üzerinde oynama yapmak.

Apparitions : Tayf. Görünme. Çıkıverme. Görüntü. Olay. Harry potter'da kişinin kendini bir yere teleport etmesi. Hayalet.

Benting : Yetenek. Çimenlik. Kır. Bükülmüş. Bükük. Eğim. Çok istemek. Azmetmek.

Winding : Gitar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sargı. Kavis. Dolama. Dönme. Bir filmi ya da bir mıknatıslı kuşağı bir makaradan, bir göbekten öbür makaraya, göbeğe aktarma. Sarmal. Yılankavi. Sarım.

 

Coyness : Mahcubiyet. Naz. Çekingenlik. Utangaçlık. Nazlılık.

Begird : Kuşatmak. Etrafını çevirmek. Çevrelemek.

Sprain : Burkulmak (bilek veya ayak vb). İncitmek. Burkulma. Burkulmayla incinme.

Convolute : Helisel. Bobin. Kıvrılmış. Bükülmüş. Sarmal. Karışık. Durulmuş. Sarılmış. Dürülmüş.

Twist synonyms : sadness, switchback, encircles, distortion, dialling, encircling, dent, twisting, curves, slewing, turning, deflects, flexions, fondness, curve, glooming, crook, batch, strains, twistings, morph, belt drive, indent, squirms, recasting, twirling, spinnings, acidization, helix, sorrow, crispation, contorts, convolve.

Twist zıt anlamlı kelimeler, Twist kelime anlamı

Stand still : Kıpırdamamak. Hareketsiz durmak. Kımıldamadan durmak. Hareket etmemek. Hareketsiz kalmak. Kımıldamamak.

Unbend : Doğrultmak. Dinlenmek. Düzeltmek. Rahatlamak. Rahat hareket etmek. Açılmak. Fora etmek. Rahatlatmak. Yumuşatmak. Teklifsizleşmek.

Twist ingilizce tanımı, definition of Twist

Twist kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A bending. To be united by winding round each other. To convolve. To be distorted by torsion. The act of twisting. To crook spirally. A contortion. Act of imparting a turning or twisting motion, as to a pitched ball. As, the twist of a billiard ball. To complicate. To contort. Also, the motion thus imparted. As, some strands will twist more easily than others. To be or become twisted. A flexure. To writhe. To be contorted. To writhe. A convolution.