Straighter türkçesi Straighter nedir

Straighter ile ilgili cümleler

English: Sit a little straighter.
Turkish: Biraz daha dik otur.

English: Stand up straighter.
Turkish: Dik dur.

Straighter ingilizcede ne demek, Straighter nerede nasıl kullanılır?

Straightedge : Mastar. Çizgilik. Cetvel.

Straightedges : Çizgilik. Cetvel. Mastar.

Straighten : Düzeltmek. Çözmek. Doğrulmak. Toplamak. Düzleştirmek. Kalkmak. Doğrultmak. Halletmek. Düzelmek. Düzlemek.

Straighten out : Düzeltmek. Şüphesini gidermek. Işık tutmak. Düzelmek. Yoluna koymak. Doğrulmak. Açıklığa kavuşturmak. Aydınlığa kavuşturmak. Doğrusunu açıklamak. Aydınlatmak.

Straighten somebody out : Şüphesini gidermek. Rahatlatmak.

Straightening roll : Doğrultma merdanesi.

Straighten up : Bir düzene sokmak (bir yeri). Doğrulmak. Düzen altına almak. Kalkmak. Dik bir duruma gelmek.

Straightened up : Dik bir duruma gelmek. Kalkmak. Düzen altına almak. Doğrulmak. Bir düzene sokmak (bir yeri).

Straightest : Düz çizgi. Eşcinsel olmayan kimse. Doğru. Karşı cinse ilgi duyan. Orijinal(piyes). Dik. Dümdüz. Sek. Doğruca. Düz hat.

Straight angle : Doğru açı. Düz açı. Dik açı.

 

İngilizce Straighter Türkçe anlamı, Straighter eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Straighter ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Confidential : Emin. Özel. Mahrem. Kişiye mahsus. Zata mahsus. Güven veren. Gizli. Gizli kalması gereken.

Direct : Doğrudan. Emretmek. Sahneye çıkartmak. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yolu tarif etmek. Bir oyunu, oyunculuk, dekor, ışıklama ve bütün uygulayım öğeleri ile uyumlu bir biçimde seyirciye sunmak. sahneye koymak da denir. Yönetmek. Tam. Yönlendirmek. Kesin.

Unweave : Sökmek. Açmak. Dikiş almak. Dikişlerini çözmek. Çözmek.

Thru : Bir taraftan diğer tarafa. Arasından. -e kadar. Bir uçtan bir uca. Yüzünden. Sürmek. -den. Atlatmak. Baştan başa.

Creditable : Övgüye değer. Şerefli. İtibarlı. Beğenilen.

Erectus : (latince) kalkık.

Flatways : Düzlemesine.

Fair and square : Doğrulukla. Doğrudan. Objektif olarak. Doğrudan doğruya. Aynı ölçüde. Adam gibi. Adil ve doğru. Adilce. Terbiyeli bir biçimde.

Authentic : Hakiki. Sahici. Sahih. İçten. Otantik. Asıl. Özgün. Samimi.

Hornier : Boynuz gibi. Nasır tutmuş. Boynuzdan yapılmış. Kalkmış.

Straighter synonyms : change posture, untwine, arduous, quite smooth, open and aboveboard, as well, incorrupted, very straight, attic, clean bred, untwist, neats, flatwise, bolding, straight as a die, alls, as flat as a pancake, level, plane, dinkum, accurate, dandier, formals, barranco, cheesier, endlong, confiding, unbend, levelly, sharpest, casually, authentics, dry.

Straighter zıt anlamlı kelimeler, Straighter kelime anlamı

Twist : Burmak. Kıvranmak. Bükülmeli takla. Kıvrılmak. Dolamak. Yarı dönüşle yapılan tehlikeli bir geri taklası. Çarpıtmak. Bükülme. Mekik.

 

Twine : Sarılmak. Çöreklenmek. Örmek. Çevirmek. Dolanmak. Kıvırmak. Sicim. Bulaştırmak (işe). Dolamak. Bükmek.

Bend : Çökmek (diz). Yönelmek. Yöneltmek. Çevirmek. Viraj. Bağlamak (yelken). Bükme. Boyun eğmek. Kıvrılmak. İşi e geldiği gibi değiştirmek.

Straighter antonyms : weave.