Buckles türkçesi Buckles nedir

Buckles ingilizcede ne demek, Buckles nerede nasıl kullanılır?

Turnbuckles : Bir vidalama mekanizması ile çubukları veya kabloları bağlamak için kullanılan birleştirme (iki vidayla veya bir vida ve bir fırdöndü ile).

Unbuckles : Tokasını açmak. Çözmek. Tokasını çözmek. Kemerini çözmek.

Buckle down : Fiziksel güçle çalışacak şekilde kurmak. Sıkı çalışmak.

Buckle down to : Dört elle sarılmak. Hevesle girişmek. Girişmek. Dört elle girişmek. İşe canla başla sarılmak. Ciddiyetle bir işe girişmek.

Buckle on : İliştirmek. Toka ile tutturmak.

Turn buckle : Liftin uskuru. Fırdöndü çektirme. Germe donanımı. Kurbağacık. Gerdirme.

Buckled : Buruşuk. Sıkıca tutturulmuş. Bağlı.

Buckle under : Teslim olmak. Boyun eğmek.

Buckle oneself to : Girişmek. Dört elle sarılmak.

Buckle : Bükülmek. Bükmek. Eğilmek. Çıkıntı. Kopçalamak. Eğim. Yamulmak. Toka ile tutturmak. Çökmeye başlamak. Boyun eğmek.

İngilizce Buckles Türkçe anlamı, Buckles eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Buckles ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Distorting : Bozucu. Biçimini bozmak. Yamultmak. Bozmak. Saptırmak. Burkmak. Çarpıtmak.

 

Be bent : Avrılmak.

Canting : İkiyüzlülük etmek. Yapmacık konuşmak. Meyletmek. Dindarlık taslayan sahte sofu. Yan yatırmak. İki yüzlü. Dilenmek. Dönmek.

Affixing : Tutturucu. Takmak. Basmak (damga). Yapıştırmak (pul). Eklemek. Atmak (imza).

Bend : Eğme. Kıvrım menteşesi. Yönelmek. Esnetmek. Kıvrılmak. Viraj. İşi e geldiği gibi değiştirmek.

Bend the knee : Karşısında diz çökmek. Yola gelmek. Diz çökmek. Üstünlüğünü kabul etmek.

Curves : Kavis çizmek. Eğriler.

Relent : Acıyıp merhamet göstermek. Pes etmek. Merhamete gelmek. İnsafa gelmek. Yumuşamak. Gevşemek. Acımak. Hafiflemek (fırtına). Mücadeleden vazgeçmek. Acıyıp merhamete gelmek.

Attach : Bitiştirmek. Bağlanmak. Haczetmek. Tutturmak. Yamamak. Eklemek. Bağlamak. Yapıştırmak. İlişkin kılmak.

Barrettes : Saç tokası. Barrete.

Buckles synonyms : acquiesced, change surface, clip, back down, clasps, dipped, warp, throw in the towel, claps, enclose, cants, cant, relenting, acquiesce, coot, appending, clasp, cant over, affix, barrette, accommodate oneself, bevellers, bend over, appends, be twisted, belt buckle, agree to, bow to, lift, buckle, appended, curve, relents.

Buckles zıt anlamlı kelimeler, Buckles kelime anlamı

Unbuckle : Çözmek. Kemerini çözmek. Tokasını açmak. Tokasını çözmek.

Unfasten : Açmak. Koyuvermek. Çözülmek. Gevşemek. Açılmak. Çözmek. Gevşetmek.

Bottle fed : Mamayla beslemek. Biberonla beslemek.