İliştirmek nedir, İliştirmek ne demek

  • İlişmesini sağlamak.
  • Bağlamak, tutturmak, eğreti takmak, hafifçe tutturmak

"İliştirmek" ile ilgili cümleler

  • "Apoşi dolduktan sonra kopardığı süngerleri bıçağının kuşağı arasına iliştirdi." - Halikarnas Balıkçısı
  • "Seni bahçeye bir kenara iliştiririz." - F. R. Atay

Yerel Türkçe anlamı:

Hayvanı bir yere gelişigüzel bağlamak.

Tokat atmak.

Suyu ılıştırmak.

Bağlamak, tutturmak, eklemek, dikmek.

Ateşi yakmak, tutuşturmak.

İngilizce'de İliştirmek ne demek? İliştirmek ingilizcesi nedir?:

attach (software)

İliştirmek kısaca anlamı, tanımı:

İliştirme : İliştirmek işi.

İlişme : İlişmek işi.

Sağlamak : Öndeki aracın sağından ilerleyerek önüne geçmek. Bir işlemin doğruluğunu ortaya koymak. Bir işin olması için gerekli durumu, şartları hazırlamak, temin etmek. Elde etmek, sahip olmak.

Bağlamak : Sona erdirmek, bitirmek, tamamlamak. Anlaşma yapmak. Düğümlemek. Bütün ilgisini bir yerde yoğunlaştırmak. Başka bir işle uğraşamaz durumda olmak. Birini söz veya yazı ile bağlamak, taahhüt etmek, angaje etmek. Uyulması zorunlu olmak. Gönlünü kazanmak. Denk yapmak, paket yapmak. Eklemek, bir araya getirmek, birleştirmek. Birinde bir şeye karşı ilgi, istek uyandırarak o şeye ilgi, yakınlık duymasını sağlamak. Yaraya ilaç koyup bezle sarmak. Büyü, muska vb.nin aracılığıyla birinin birtakım isteklerini veya yetkinliğini engellemek, yok etmek. Bir şeyi bir yere veya bir şeye tutturmak. Geçişi engellemek.

 

Tutturmak : Hedefe vardırmak, değdirmek, isabet ettirmek. Tutmasını sağlamak. Aklına koyup direnmek, ısrar etmek. Bir işe başlayıp sürdürmek, bir şeyi yapmakta olmak. Çivi, toplu iğne, çengelli iğne vb. ile iliştirmek, bağlamak. Takip etmek.

Takmak : Sınavını başaramamak. Kendisiyle birlikte götürmek, yanına almak veya arkasından izletmek. Borç bırakmak. Bir şeyi başka bir yere uygun bir biçimde tutturmak, iliştirmek, geçirmek. Biriyle olumsuz olarak uğraşmak. Ad, lakap koymak. Kuşanmak. Düğün vb. törenlerde takı armağan etmek. Önemsemek, önem vermek, tınmak.

Hafif : Gücü az olan, belli belirsiz. Ağırbaşlı olmayan, ciddi olmayan, hoppa. Sıkıntısız, ferah, rahat olarak. Tartıda ağırlığı az gelen, yeğni, ağır karşıtı. Miktarı az, sindirimi kolay (yiyecek). Önemli olmayan. Etkisi az olan, sert karşıtı. Kalınlığı veya yoğunluğu az olan. Çok dik olmayan (sırt, yokuş). Güç veya yorucu olmayan, kolay.

Diğer dillerde İliştirmek anlamı nedir?

İngilizce'de İliştirmek ne demek? : v. attach, enclose, inclose, affix, append, buckle, buckle on, buckle up, fasten, subjoin

Fransızca'da İliştirmek : joindre, unir, agrafer, attacher, inclure

Almanca'da İliştirmek : v. beifügen, beilegen, beischließen, einhaken, hefteln

Rusça'da İliştirmek : v. прицеплять, прилагать, прикладывать, скреплять, вешать, прицепить, приложить, скрепить, повесить