Yatırmak nedir, Yatırmak ne demek
- Bir kimsenin bir yere yatmasını sağlamak.
- Bir yiyeceği korumak veya tatlandırmak amacıyla tuz, soğan, yağ vb.nde bir süre bekletmek.
- Harcamak.
- Parayı ödemek amacıyla bir kuruluşa vermek, teslim etmek.
- Eğmek, yatık duruma getirmek.
- Parayı, işletmek amacıyla bir yere vermek.
- Konuk etmek

- Uyutmak.
- Başarısızlığa uğramasına yol açmak.
- Düzeltmek, bastırmak, yassıltmak.
"Yatırmak" ile ilgili cümle örnekleri
- "Kemal Rıfat avucunun içiyle saçlarını yatırıyor." - A. İlhan
- "Eline geçen serveti emlake yatırıyordu." - E. E. Talu
- "Çocuğu bir kenara yatırdım ve kadını omuzlarından tutup bir taşa dayadım." - Y. K. Karaosmanoğlu
- "Gece beni en üst katta bir odada yatırdılar." - Ö. Seyfettin
- "Yağmur ekinleri yatırdı."
- "Sınırlı hoca aylığının yarısını her ay kitaplara yatırır." - H. Taner
- "Pastırmayı çemene yatırmak."
- "Telefon parasını PTT'ye yatırdım."
Yerel Türkçe anlamı:
Üzüm çubuklarını kökünden ayırmadan toprağa gömüp, köklendirmek.
Yatırmak kısaca anlamı, tanımı:
Yatırma : Yatırmak işi.
Bankaya yatırmak : Bankadaki hesabına para koymak, biriktirmek.
Faize yatırmak : Parasını faizle çoğaltmak için bankaya para yatırmak.
Gemiyi yatırmak : Altını temizlemek amacıyla küçük gemileri yan döndürmek.
Masaya yatırmak : Bir konuyu, olayı enine boyuna araştırmak.
Para yatırmak : Kazanç elde etmek üzere bir işe para koymak. gerektiğinde almak üzere bir yere para vermek.
Sopanın altına yatırmak : Dövmek.
Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.
Yatma : Yatmak işi.
Sağlamak : Bir işlemin doğruluğunu ortaya koymak. Bir işin olması için gerekli durumu, şartları hazırlamak, temin etmek. Elde etmek, sahip olmak. Öndeki aracın sağından ilerleyerek önüne geçmek.
Uyutmak : İlgi konusu olmaktan çıkarmak, unutturmak. Uyumasını sağlamak, uyur duruma getirmek. Acı, keder vb.ni hafifletmek. Aldatmak, kandırmak.
Eğmek : Düz olan bir şeyi eğik duruma getirmek. Sert bir cismi bükmek.
Yatık : Çevrilmiş, devrik. Yayvan su kabı. Zamanla dayanıklılığını yitirmiş. Dik olmayan, eğik, yatırılmış bir durumda olan.
Durum : Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Duruş biçimi, konum, tavır. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon.
Getirmek : Erişmek veya eriştiğini sanmak. İletmek, bildirmek. Sağlamak. Bir makama atamak veya seçmek. Sebep olmak, ortaya çıkarmak. İleri sürmek. Bazı kelimelerle birleşik fiil yapar. Gelmesini sağlamak. Bir şeyi yanında veya üstünde bulundurmak.
Konuk etmek : Birini evinde bir süre ağırlamak.
Konuk : Bir yere veya birinin evine kısa bir süre kalmak için gelen kimse, misafir, mihman. Konakçının üzerindeki asalak.
Etmek : Birini bir şeyden yoksun bırakmak. "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak. Bulmak, erişmek. Herhangi bir değerde olmak. Bir işi yapmak. Kötülükte bulunmak. Küçük veya büyük abdestini yapmak. Eşit değer kazanmak. Demek, söylemek.
Düzeltmek : Yanlıştan kurtarmak, tashih etmek. Bozukluğunu gidermek, onarmak. Düzgün duruma getirmek.
Bastırmak : Bir kumaşın kenarını kıvırıp dikmek. Zararlı bir olayı önlemek. Durdurmak. Hemen söylemek. Basma işini yaptırmak. Baskı yapmak, üzerine iyice düşmek. Üstünlüğünü göstermek. Kümes hayvanlarını kuluçkaya yatırmak. Gidermek. Ansızın birinin yanına gitmek. Birdenbire gerçekleşmek ve pek çok etki göstermek.
Yassıltmak : Yassı duruma getirmek, yassılaştırmak.
Harcamak : Bir iş görmek veya bir şey satın almak için parayı elden çıkarmak, sarf etmek. Yok olmasına, ölmesine sebep olmak. Bir şey yapmak için kullanmak, tüketmek. Manevi yönden kötü duruma düşürmek, feda etmek. Birinin değer ve onurunu kırıcı bir durum yaratmak.
Yol : Kumaşta bulunan çizgi. Düğünde, oğlanevinin kızevine verdiği para, mal veya armağan. Hile, tuzak. Kez, defa. Davranış, tutum, gidiş veya davranış biçimi. Karada, havada, suda bir yerden bir yere gitmek için aşılan uzaklık, tarik. Karada insanların ve hayvanların geçmesi için açılan veya kendi kendine oluşmuş, yürümeye uygun yer. Gidiş çabukluğu, hız. Genellikle yerleşim alanlarını birbirine bağlamak için düzeltilerek açılmış ulaşım şeridi. İçinden veya üstünden bir sıvının geçtiği, aktığı yer. Yolculuk. Bir amaca ulaşmak için başvurulması gereken çare, yöntem. Uyulan ilke, sistem, usul, tarz, tarik. Gaye, uğur, maksat.
Açmak : Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Yarmak. Alanını genişletmek. Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Geçit sağlamak. Ayırmak, tahsis etmek. Yapmak, düzenlemek. Görünür duruma getirmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Ferahlık vermek. Alışverişi başlatmak. Bir konu ile ilgili konuşmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Beğenmek. Engeli kaldırmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Rengin koyuluğunu azaltmak. Savaşla almak, fethetmek. Yakışmak, güzel göstermek. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak.
Yatırmak ile ilgili Cümleler
- Paranı o bankaya gerçekten yatırmak istiyor musun?
- Bir at üzerinde para yatırmak akıllıca değil.
- Biraz para yatırmak istiyorum.
Diğer dillerde Yatırmak anlamı nedir?
İngilizce'de Yatırmak ne demek? : v. bed, put to bed, credit, deposit, embark, fund, incline, instate, invest, lay down, lay low, pay into, put to sleep, repose, repose on, shelter, subscribe, place, sink
Fransızca'da Yatırmak : coucher; étendre; (para) déposer, verser
Almanca'da Yatırmak : v. anlegen, einbetten, einweisen
Rusça'da Yatırmak : v. класть, укладывать, валить, баюкать, вкладывать, платить, помещать, инвестировать, прибивать, склонять, вымачивать, положить, уложить, повалить, вложить, заплатить, прибить, склонить, вымочить

Bu kısımda Yatırmak nedir? Yatırmak ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Yatırmak tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Yatırmak hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.