Yatık nedir, Yatık ne demek
Yatık; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.
- Dik olmayan, eğik, yatırılmış bir durumda olan.
- Çevrilmiş, devrik.
- Zamanla dayanıklılığını yitirmiş.
- Yayvan su kabı

"Yatık" ile ilgili cümle
- "Yatık kumaş."
- "Yatık yaka."
Yerel Türkçe anlamı:
Ağaçtan yapılmış süt, pekmez fıçısı.
Alışkın, usta, becerikli
Çok sık hastalanan.
Tahtadan oyularak yapılmış matara.
Taze söğüt dallarından örülmüş sele.
Oturak, ördek.
Çamdan yapılmış su fıçısı.
Ambar, kiler.
Durduğu yerde çürümüş, görünüşü yeni ama ezik (nesne).
Büyük üzüm sepeti.
Boynuzları arkaya eğik hayvan.
Terlik, arkasız pabuç.
Ağaç testi.
Kesekâğıdı.
Matematik terimi olarak kelime anlamı:
Ne dik ne de yatay olan.
Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:
Ağaç su matarası. (Yukarıdodurga *Bozüyük -Bilecik)
Ağaç testi. (Uluğbey *Senirkent -Isparta)
Diğer sözlük anlamları:
Ağzu dar, boğazı kısa, karnı yassı su kabı.
İngilizce'de Yatık ne demek? Yatık ingilizcesi nedir?:
oblique
Fransızca'da Yatık ne demek?:
pavimenteux
Yatık anlamı, kısaca tanımı:
Yatık çit : Kışı çok soğuk geçen ve çok kar yağan bölgelerde, tellerin kopmasını önlemek üzere, kullanılmadığı zaman çit kazıklarından çıkartılarak yere yayılan ve gerektiği zaman yine çit kazıklarına takılan tel çit.
Yatık doğru : Yatık biçimde çizilen doğru.
Yatık yazı : Eğik yazı.
Eğik : Dik veya paralel olmayan doğru. Yatay bir çizgi veya düzlemle açı oluşturacak biçimde olan, yalman, mail, şev. Eğilmiş olan, dik veya düz olmayan. Bükülmüş.
Durum : Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Duruş biçimi, konum, tavır.
Çevri : Bir söz veya davranışı görünür anlamından başka bir anlamda kabul etme, tevil. Girdap.
Devrik : Yatırılmış, yıkılmış, dik durumunu yitirmiş. Devrilmiş olan. Katlanıp kendi üzerine bükülmüş. Darbe ile makamından indirilmiş.
Zaman : Yer kabuğunun geçirdiği gelişimde belirlenen ve fosillere göre dörde ayrılan geniş evrelerden her biri. Bu sürenin belirli bir parçası, vakit. Olayların oluş ve akış sırasını belirleyen, düzenli ve dönemli gök olaylarını birim olarak kullanan sanal bir kavram. Fiillerin belirttikleri geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman, geniş zaman kavramı. Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit. Belirlenmiş olan an. Dönem, devir. Çağ, mevsim. Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler, vakit.
Dayanıklı : Dayanabilen, sağlam, güçlü, mukavim, zorlu, stabil. Metanetli, metin, mütehammil.
Yayvan : Eni boyundan ve derinliğinden çok olan, basık ve geniş.
Zamanla : Aradan süre geçtikçe, giderek.
Su : Sutaş. Bazı kokulu yaprak veya çiçeklerin imbikten çekilmesiyle elde edilen kokulu sıvı. Hidrojenle oksijenden oluşan, sıvı durumunda bulunan, renksiz, kokusuz, tatsız madde, ab. Kez. Yemeğin sıvı bölümü. Meyve, sebze vb.nin sıkılmasıyla elde edilen sıvı. Bu sıvıdan oluşan kitle, deniz, akarsu. Demir araçları ateşte kızdırdıktan sonra, suya daldırılarak sağlanılan sertlik.
Yatık açı : Ölçüsü 90° nin katı olmayan açı.
Yatık biçme : Tabanı yanal yüzlerine dik olmayan biçme.
Yatık çizim : Verileri yataylığına dizilmiş çeşitli uzunluktaki çubuklarla gösteren yalınç çubukçizim. bk. çubukçizim.
Yatık döngesel koni : Ekseni tabanına dik olmayan döngesel koni.
Yatık düğün çiçeği : Ülkemizde yaygın olarak bulunan çiçekleri sarı, beyaz ve kırmızı olan, yağışlı bölge ve iklimlerde yetişen, soğuğa dayanıklı, çok tüketilmesi durumunda taşıdığı acı, ekşi zehirli kalp glikoziti olan ranunkulin nedeniyle koyunlarda titreme, sendeleme ve sancı gözlenen zehirli bir bitki.
Yatık kıvrım : Eksen düzlemi azçok yatay olan devrik kıvrım.
Yatık kıvrım dizisi : Birbirlerinin ekseni üzerine gelmiş yatık kıvrımlar.
Yatık konaç dizgesi : Eksenleri birbirine dik olmayan Dekart konaç dizgesi.
Yatık konaçlar : Düzlemde ya da uzayda konaçları belirleyen doğru ya da düzlemlerin tümünün birbirine dik olmaması durumunda, bir noktanın Dekart konaçları.
Yatık mal : Yerli mal.
Diğer dillerde Yatık anlamı nedir?
İngilizce'de Yatık ne demek? : adj. aslope, decumbent, leaning, tilting
Fransızca'da Yatık : penché/e
Almanca'da Yatık : horizantal, umlege
Rusça'da Yatık : n. пролежень (M)
adj. наклонный, косой, лежачий, настильный

Bu kısımda Yatık nedir? Yatık ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Yatık tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Yatık hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.