Sloping türkçesi Sloping nedir

Sloping ingilizcede ne demek, Sloping nerede nasıl kullanılır?

Sloping bench : Cimnastik sırasının, bir ucundaki çengellerle yatay parmaklığa takılmasından oluşan eğik bir yüzey konumundaki türü. Eğik sıra.

Sloping cable : Yere koşut olarak değil de, yüksek bir yerden aşağıya doğru eğimli olarak gerilen cambaz teli. Eğitimli tel.

Sloping constructed scenery : Eğimli yükselti. Genellikle sahne yukarısından seyirciye doğru ya da bir yandan öbür yana doğru alçalan, ancak en alçak noktasında sıfırlamayan yükselti.

Sloping ladder : Eğik merdiven. Yere eğik olarak inen merdiven biçiminde asılma, tırmanma aracı.

Sloping ramp : Meyilli rampa.

Slop around : Etrafa döküp saçmak. Aylak aylak dolaşmak.

Slop out : Hapishane hücresini boşaltmak.

Slop up : Şapırdatarak yemek. Ağzını şapırdatarak yemek. Höpürdeterek içmek.

Slop sink : Su alma teknesi. (ayakkabı vb) yıkama küveti. Temizlik amacıyla su almakta kullanılan tekne. (ayakkabı vb) yıkama evyesi.

Sloping road : Eğimli yol.

İngilizce Sloping Türkçe anlamı, Sloping eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sloping ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Downhill : Yokuş aşağı. İnişli. İniş. İniş aşağı. Yokuş aşağı giden. Çocuk oyuncağı. Aşağıya. Bayır aşağı. Kolay.

 

Inclined : Eğilimli. Eli yatkın. Yamuk. Yatkın. Mütemayil. İstekli. Yetenekli. Yatmış.

Declivitous : İnişli. Dik yokuşlu.

Obliqued : Mail. Oblik. Dolambaçlı. Eğilim. Yansı. Sapmak. Meyletmek.

Inflected : Çekimlenmiş (gramer). Çekmiş. Bükülme ile değiştirilmiş. Kaynaşık. Kavisli. Eğilmiş.

Catarrhal : Kataral. Nezle ile ilgili.

Catawampus : Acımasız. Yabani. Diyagonal. Yıkıcı. Çarpık. Vahşi. Çapraz.

Bandies : Sağa sola atmak. Sağa sola atmak (tenis). Yumruklaşmak. Atışmak. Lafa laf koymak. Tartışmak. Öte beriye vurmak. Ağız dalaşı yapmak. Çarpık bacaklı.

Decumbent : Eğilmiş. Yalnız dalların uç kısmı yukarı doğru yükselmiş, yerde yatık olarak gelişen bitki. Dekumbent.

Drooping : Baygın (bitki). Halsiz. Sarkık. Gevşek. (şaka veya cezalandırma amacıyla) kişinin pantolonunu indirme. Baygın. Bitkin. Düşük. Sarkıtma. Dermansız.

Sloping synonyms : leaning, askew, aslant, flowing, awry, pitched, inclinable, acock, sloped, capable, bevelled, bandying, galling, obliques, droopy, leanings, curving, anfractuous, gradual, bowed, bandy, aslope, catercorner, cabriole, oblique, catenaries, canted, beveled, arcuate, declivous, droopiest, italic, tilting.

Sloping zıt anlamlı kelimeler, Sloping kelime anlamı

Horizontal : Yerçekimi doğrultusuna dik düzlem. Yatay düzlem. Ufka ait. Horizontal. Yatay çizgi. Ufki. Yatay. Düz. Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır. Yatay yerleştir.

Vertical : Düşey düzlem. Dik, dikey. Amudi. Dikey. Tepede olan. Eğikliği 90° olan katman. Dikey çizgi. Düşey. Şakuli. Düşey doğru.

 

Steep : Suda bırakmak. Batırmak. Yalçın. Karmak. Demlenmek. (keten) havuzlamak. Suya batırmak. Sarp. Fahiş. Suya koymak.

Sloping ingilizce tanımı, definition of Sloping

Sloping kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Inclining or inclined from the plane of the horizon, or from a horizontal or other right line. Slanting. Oblique. Declivous.