Uyutmak nedir, Uyutmak ne demek

"Uyutmak" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Yeisimi uyutmak için dimağımı tarih okumakla yoruyorum." - R. N. Güntekin
  • "Bugün yarın diye uyuttun durdun beni." - A. İlhan

Yerel Türkçe anlamı:

Unutturmak.

Çalmak, uğrulamak.

Kandırmak.

Sütü mayalamak, yoğurt yapmak.

Sütle dut pişirilerek yapılmış olan bir çeşit tatlı.

Yoğurt yapmak için sütü mayalamak.

Aldatmak, kandırmak.

Diğer sözlük anlamları:

Sütü mayalayıp yoğurt haline getirmek, pıhtılaştırıp dondurmak.

Uyutmak kısaca anlamı, tanımı:

Uyutma : Uyutmak işi.

Uyuma : Uyumak durumu.

Sağlamak : Öndeki aracın sağından ilerleyerek önüne geçmek. Bir işin olması için gerekli durumu, şartları hazırlamak, temin etmek. Elde etmek, sahip olmak. Bir işlemin doğruluğunu ortaya koymak.

Durum : Duruş biçimi, konum, tavır. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl.

Getirmek : Bazı kelimelerle birleşik fiil yapar. İletmek, bildirmek. Erişmek veya eriştiğini sanmak. İleri sürmek. Bir makama atamak veya seçmek. Sebep olmak, ortaya çıkarmak. Bir şeyi yanında veya üstünde bulundurmak. Gelmesini sağlamak. Sağlamak.

 

Keder : Acı, üzüntü, dert, sıkıntı, ızdırap, tasa.

Hafifletmek : Hafiflemesine yol açmak, hafifleştirmek, tahfif etmek.

Çıkarmak : Sunmak. Fotoğraf çektirmek. Göstermek. Sindirim yolundan dışarı atmak, kusmak. Bulmak, ortaya koymak. Gidermek. Hatırlamak. Bir müzik parçasını notalarıyla çalmak. Anlamak, ne olduğunu bilmek, sezmek. Birinin veya bir şeyin çıkmasını sağlamak, çıkmasına sebep olmak. Sonunu getirmek. Gibi göstermek, bir davranış yüklemek. Öfke, hırs, acı vb.nin zararını çektirmek. Üçüncü bir sayı elde etmek üzere belli bir sayıdan, daha az değerli başka bir sayı kadar birim eksiltmek, tarh etmek. Boşaltmak. Söylemek. Sağlamak, elde etmek. İlgisini keserek uzaklaştırmak. Yapmak, üretmek. Yayımlamak. Giysi, ayakkabı vb.ni vücuttan ayırmak, soymak. Yollamak, göndermek. Resim yapmak.

Uyur : Durgun (su). Uyuyan.

Acı : Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem. Tadı bu nitelikte olan. Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Keskin, şiddetli. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap.

İlgi : Dikkati öncelikle belirli bir şey üzerinde toplama eğilimi. Belirli bir olay veya etkinliğe yakınlık duyma, ondan hoşlanma ve ona öncelik tanıma. Kimyasal şartlar eş veya birbirine çok yakın olduğunda ögelerin birbirleriyle birleşmede gösterdiği seçicilik. İki şey arasında bulunan herhangi bir bağlılık, ilişki, alaka, taalluk, aidiyet.

 

Konusu : Bilimsel bir sorunu incelemek veya siyasi, ekonomik, diplomatik sorunları tartışmak için yapılmış olan akademik toplantı, kolokyum.

Unutturmak : Unutmasına yol açmak veya unutmasını sağlamak.

Aldatmak : Oyalamak, avutmak. Karşısındakinin dikkatsizliğinden, ilgisizliğinden yararlanarak onun üzerinden kazanç sağlamak. Beklenmedik bir davranışla yanıltmak. Ayartmak, kötü yola sürüklemek, baştan çıkarmak, iğfal etmek. Bir şeyin görünürdeki durumu, o şeyin niteliği bakımından yanlış bir kanı vermek. Karı ve kocadan biri eşine sadakatsizlik etmek, ihanet etmek. Yalan söylemek. Birine verilen sözü tutmamak.

Kandırmak : Kanmasını sağlamak, inandırmak, ikna etmek. Aldatmak. İçme, yeme isteğini karşılamak.

Uyutmak ile ilgili Cümleler

  • Beni uyutmak sizin hoşunuza gitti değil mi?
  • Beni uyutmak hoşunuza mı gidiyor?

Diğer dillerde Uyutmak anlamı nedir?

İngilizce'de Uyutmak ne demek? : v. anaesthetize [Brit.], anesthetize, narcotize, drowse, hypnotize, put to sleep

Fransızca'da Uyutmak : endormir, assoupir

Almanca'da Uyutmak : v. einschläfern

Rusça'da Uyutmak : v. усыплять, укачивать, убаюкивать, баюкать, ослаблять, приглушать, усыпить, укачать, ослабить, приглушить