Acolyte türkçesi Acolyte nedir

Acolyte ingilizcede ne demek, Acolyte nerede nasıl kullanılır?

Acolytes : Rahip yardımcıları. Yardımcı. Rahip yardımcısı.

Acold : Samimi olmayan. Soğuk.

Acology : Akroloji.

Aganglionic megacolon : Agangliyonik megakolon. Kolon agangliyonozisi.

Agfacolor : Agfacolor. Alman agfa (aktiengesellschaft für fotofabrikation) ortaklığınca 1940'larda 35 mm'lik filmler için ortaya konan katmalı, tek kuşak, renkli film işlemi; bu işlemde kullanılan filmin tecim adı. (agfa'nın abd'deki kolu bu işlemi anscolor, ansco color adıyla piyasaya sürmüştür). Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Experimentally pharmacology : Deneysel farmakoloji. İlaçların sağlam hayvanlardaki etki biçimleri, normal, yan ve zehirli etkileriyle farmakokinetiklerini inceleyen ilgilenen farmakolojinin alt bilim dalı.

Ferraniacolor : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. İtalya'da agfacolor'dan geliştirilerek 1953'te piyasaya sürülen, daha sonra evrilir çeşidi de yapılan, negatif-pozitif tek kuşak renkli film işlemi. Ferraniakolor. Ferraniacolor.

Congenital megacolon : Kolon agangliyonozisi. Doğuştan megakolon.

Cronopharmacology : İlaç etkisinin gün içi ritme göre değişmesini inceleyen farmakoloji alt dalı. Kronofarmakoloji.

Caracole : Yarım çark hareketi (binicilik). Yarım çark hareketi binicilik. Binicilikte yarım çark hareketi.

 

İngilizce Acolyte Türkçe anlamı, Acolyte eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Acolyte ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Accessorius : Vücudun bir başka kısmının hareket etmesine yardımcı olan kas veya sinir. Aksesoryus. Eklenen, ilave edilen, yardımcı. Vücudun diğer bir kısmının hareketlerine yardımcı olan kas (ya da sinir, bez, vs.).

Order : Bir sayının 10'un tümsayılı üstleri olarak büyüklük düzeyi. bir işlevin kaç kez türevinin alındığını gösteren sayı; bir türevli denklemin en yüksek türevli terimi. Tarikat. Bilgisayar, bilişim, biyoloji, hukuk, fizik, kimya, iktisat, tarih, ekonomi, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Pay ve borç belgiti alıp satmaları için borsa temsilcileri ya da aracılarına sözlü ya da yazılı olarak verilen yönerge (borsa buyruğunda yapılacak işlemin türü, kuralları, geçerdeğeri, öneli ve prim niceliği açık olarak gösterilir). Üzerinde taşıyanının adı yazılı olan. Canlıların sınıflandırılmasında kullanılan, familya ve sınıf arasında bulunan, yakın benzerlik gösteren organizmaların meydana getirdiği taksonomik birlik. ordo. Sipariş vermek. Basamak. Tavsiye etmek (doktor). Kural.

Accessary : Suç ortağı olan. Suç ortağı. Aksesuar. Suçortağı. Yardakçı.

Servers : Hizmet birimleri. Servis takımı. Servis atan oyuncu. Hizmetçi. Tepsi.

Acolytes : Rahip yardımcıları.

Adjutant : Yaver. Emir subayı. Hint leyleği. Emir astsubayı. Merkez kısım amiri. Muavin.

Adjuncts : İkinci dereceden şey. Mütemmim. Niteleme sözcüğü. Muavin. Tamamlayıcı. Tamamlayan. Ek. İkinci derecede olan şey. İlave.

 

Accessory : Bir nesnenin çalıştırılması ya da işletilmesi için kendisinde bulunan ya da yardımcı niteliğindeki parçaların, gerektiğinde kırılan, bozulanların yerine konulmak üzere elde bulundurulması. İkinci derecede suç ortağı. Yedek parça. Suç ortaklığı eden. Suçortağı. Yardakçı. Suç ortağı. Ekonomi, jeoloji alanlarında kullanılır. Muharrik.

Adjoints : Mücavir. Eklenik. Sınırdaş. Her öğenin eş çarpanı ile değiştirildiği matrisin yeniden düzenlenmesi. Adjoint. Eklenmiş. Ek. Bitişik.

Adjunct : Tamamlayıcı. Niteleme sözcüğü. İlave. İkinci derecede olan şey. Ek. Tamamlayan. Muavin. İkinci dereceden şey. Mütemmim.

Acolyte synonyms : man of the cloth, holy order, altar boy, adjoint, accessorial, thurifer, clergyman, reverend, adjuvant, server, accessaries, adjutants, accessorily, accommodating.

Acolyte zıt anlamlı kelimeler, Acolyte kelime anlamı

Layman : Avukatlık mesleğine mensup olmayanlar. Rahip olmayan kimse. Ruhban sınıfından olmayan kimse. Hukukçu olmayan kimseler. Laik kimse. Ruhani sınıftan olmayan kimse. Meslekten olmayan kimse. Laik. Bir mesleğin yabancısı. Meslekten olmayan.

Acolyte ingilizce tanımı, definition of Acolyte

Acolyte kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who has received the highest of the four minor orders in the Catholic church, being ordained to carry the wine and water and the lights at the Mass.