Adjuncts türkçesi Adjuncts nedir

Adjuncts ingilizcede ne demek, Adjuncts nerede nasıl kullanılır?

Adjunct professor : Misafir profesör.

Adjunct : Muavin. Mütemmim. Tamamlayan. Niteleme sözcüğü. İkinci dereceden şey. İlave. Tamamlayıcı. İkinci derecede olan şey. Yardımcı. Ek.

Adjunction : Yeni düğüm yaratma. Birleşme. Bitiştirme. Ek. Bir şeye ilave. Katma. Kelime veya ifade nitelemek için kullanılan katma bitiştirme(gramer).

Adjunctive : Birleşik.

Adjunctively : Birleşik bir şekilde.

Adjudicated : Kararına varmak. Karara bağlanmış. İhale etmek. Hüküm vermek. Hükmüne varılmış. Hüküm verilmiş. Yargıcılık yapmak. Hükmüne varmak. Hakemlik etmek. Karar verilmiş.

Adjudges : Hüküm giydirmek. Ödül vermek. Hükmetmek. Karar vermek. Ödül vb vermek. Hükmüne varmak. Hüküm vermek. Kararına varmak. Vermek (ödül vb.). Mahkum etmek.

Adjudged : Hükmüne varmak. Mahkum etmek. Vermek (ödül vb.). Hüküm vermek. Hüküm giydirmek. Hükmetmek. Kararına varmak.

Adjudgment : Hüküm. Adli karar veya hüküm. Mahkeme kararı.

Adjudicate : Karar vermek. Hükme bağlamak. Hükmüne varmak. Hükmetmek. İhale etmek. Kararlaştırmak. Hüküm vermek. Kararına varmak. Hakemlik etmek. Yargıcılık yapmak.

 

İngilizce Adjuncts Türkçe anlamı, Adjuncts eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Adjuncts ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Modifiers : Değiştiriciler. Değiştiren şey. Niteleyici.

Acolyte : Rahip yardımcısı.

Processor : İşleyici. İmalatı yapan. Bilgisayar, gitar alanlarında kullanılır. İşlemci (bilişim veya bilgisayar terimi). Merkezi işlemci. İşlem yapıcı. İşleyen. İşlemci. İşleyki.

Accompaniment : Akompaniman. Refakat. Vokal. Eşlik. Eşlik eden şey. Eşlik eden.

Accessioning : Ulaşma. Katılma. Yeni alınan eşya veya kitap vb (koleksiyona). Çogalma. Katılım. Göreve gelme. Sağlama. Artma. Tahta çıkma.

Complemental : Tümleyici.

Completive : Neticelendiren veya sonuçlandıran.

Additions : İktisadi karar birimlerinin belli bir dönemde yurtiçinde üretilen mal ve hizmetlere yapacakları harcamaların ve buna bağlı olarak da reel gayrisafi yurtiçi hasılanın artmasına yol açan dışsatım, yatırım ve hükümet harcamalarından oluşan kalemler. krş. sızıntılar. Katılma. Toplama. Katıntılar. Katma. Katkı. Artış. Eklenti.

Executive officer : İcra memuru. İkinci komutan. İkinci kaptan. Komutan yardımcısı. İcra subayı. Emir komutada ikinci sıradaki subay.

Accommodating : Yerleştirme. Denkleştirici. Yerleştirerek. Yardımsever. İyiliksever. Değişmeye hazır. Mezhebi geniş. Yumuşak başlı. Uysal.

Adjuncts synonyms : adjoints, integral, completers, accessaries, auxiliary, accessorily, assistors, complement, ancillary, perfective, assister, deputy, assistor, accessorius, acolytes, addenda, accessary, accessorial, supportive, aide, assistants, completer, accessive, additive, halfback, adjutants, appurtenant, subsidiary, adhibit, nonessential, modifier, accessional, consummator.

Adjuncts zıt anlamlı kelimeler, Adjuncts kelime anlamı

Essential : Asli. Temel. Öz. Esans türünden. Şart. Esas. Başlıca. Asıl gerekli şey. Ç.gerekli şeyler. Esas özellik.

Unsupportive : Desteksiz.