Adjunction türkçesi Adjunction nedir

  • Kelime veya ifade nitelemek için kullanılan katma bitiştirme(gramer).
  • Yeni düğüm yaratma.
  • Birleşme.
  • Bitiştirme.
  • Bir şeye ilave.
  • Katma.
  • Ek.

Adjunction ingilizcede ne demek, Adjunction nerede nasıl kullanılır?

Adjunctive : Birleşik.

Adjunctively : Birleşik bir şekilde.

Adjunct professor : Misafir profesör.

Adjunct : Tamamlayan. Yardımcı. İkinci derecede olan şey. Niteleme sözcüğü. Muavin. İkinci dereceden şey. İlave. Ek. Mütemmim. Tamamlayıcı.

Adjunctly : Ek olarak. Yardımcı olarak. İkinci derecede. Tamamlayıcı bir şekilde. Tamamlayıcı olarak. Yardımcı bir şekilde.

Adjuncts : Ek. Yardımcı. İlave. Mütemmim. Niteleme sözcüğü. Tamamlayıcı. İkinci derecede olan şey. Tamamlayan. Muavin. İkinci dereceden şey.

İngilizce Adjunction Türkçe anlamı, Adjunction eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Adjunction ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Association : Tekizlerin eklenmesiyle çoğuz birleşiklerin oluşumu. Bir kelimenin anlam, şekil ve ses yakınlığı yoluyla başka kelimelerle kurduğu bağlantılar: ağaç, kıraç, tokaç; gelen, gören, bilen; ağırbaşlılık, ciddiyet, ciddilik, resmilik, oturaklılık vb. bk. çağrışım ilişkileri. Tedai. Özdeciklerin, aralarındaki fiziksel kuvvetler nedeniyle oluşturdukları toplu durum. Çıkarıma yordamlarda başvurulan, açık ya da örtük anlatımlı simge ya da uyaranlar aracılığıyla örtük eğilim, tutum ya da beklentileri bilinç düzeyine çıkarmaya yarayan yol. İşbirliği. Kafada birleştirme. Düşünsel olarak bir araya getirme. Hemen hemen aynı tür yıldızlardan oluşmuş, samanyolunun seyrek yapılı genç kümelerinden her biri. Ortaklık.

 

Junction : Birleştirme. Dörtyol ağzı. İki nesnenin birleştiği yer. Buat. Kesişme noktası. Yol ağzı. Ağız. Birleşme yeri. Eklem. Bilgisayar, fizik, jeoloji alanlarında kullanılır.

Connection : Aktarmalı taşıt. İlişik. İlgilenme. İlişiklik kuralı. Alışveriş. Yakın. Akrabalık. İlgi. İki borunun birbirlerine eklenme yeri. Dostluk.

Annexion : Topraklarına katma eylemi. İlhak. Ekleme. İliştirme.

Coalescence : Kaynaşma. Bütünleşme. İki ya da daha çok sıvı damlasının, yüzey gerilimlerini yenecek denli birbirlerine yaklaşarak, tek bir damla oluşturmaları.

Add on : Bir şeye ekstra olarak eklenmiş olan eşya. Ek ücret. Üzerine ekleme. (bilgisayar)performansını artırmak için bilgisayar eklenen parça. Tamamlayıcı. Ekstra ücret. Bindirmek. Eklenen. Eklemek. Aksesuar.

Anschluss : İlhak. Birlik. Ekleme. Anschluss. Avusturya'nın 1938'de almanya'ya eklenmesi.

Adjoint : Eklenmiş. Mücavir. Bir işlerin ya da yöneyin tersyüz eşleniğinin alınmasıyla edinilen işler, dizey, yöney. Sınırdaş. Bitişik. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Her öğenin eş çarpanı ile değiştirildiği matrisin yeniden düzenlenmesi. Eklenik. Yardımcı.

Adhibit : Almak. Yapıştırmak. Koymak. İdare etmek.

 

Annexation : Müsadere. Ekleme. İlhak. Bir taşınmazın diğer bir taşınmazla birleştirilmesi. Katılan arazi. Topraklarına katma. Bir kent yönetiminin, sınırları dışındaki bir yerleşim yerini, yetkili kurul ve örgenlerin vargısıyla, kendi sınırlarının içine alması.

Adjunction synonyms : attachment, additions, accretionary, associations, alliance, associativity, concatenating, joining, coalition, connexion, cohesion, amalgamations, affiliations, annexations, accessional, adjuvant, amalgamation, absorbation, accessioning, additament, affiliation, admixture, accretions, added, alliances, bond, concatenation, cohesions, articulations, accessive, adding, accessorial, assn.

Adjunction ingilizce tanımı, definition of Adjunction

Adjunction kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The thing joined or added. The act of joining.