Coalescence türkçesi Coalescence nedir
- Kimya alanında kullanılır.
- Bütünleşme.
- İki ya da daha çok sıvı damlasının, yüzey gerilimlerini yenecek denli birbirlerine yaklaşarak, tek bir damla oluşturmaları.
- Birleşme.
- Kaynaşma.
Coalescence ingilizcede ne demek, Coalescence nerede nasıl kullanılır?
Coalescent : Birleşmek üzere olan. Birleşme veya birleştirme ile alakalı. Birleşmiş parçacıklar.
Coalesce : İki ya da daha çok öğeler kümesini, herhangi bir biçimde tek bir kümede toplamak, bk. birleştirmek. Birleşmek. Kaynaştırmak. Bütün haline gelmek. Erimek. Yekvücut olmak. Eritmek. Bir araya gelmek. Birleşerek bir bütün haline gelmek.
Coalesced : Kaynaşmak. Birleşmek. Birleşmiş. Bir araya gelmek. Birleşik.
Coalesces : Bir olmak. Kaynaşmak. Eritmek. Bir araya gelmek. Bütün haline gelmek. Birleşmek. Kaynaştırmak. Yekvücut olmak. Bütünleşmek. Erimek.
Coalescing : Birleştirme. Birleşmek. Kaynaşmak. Bir araya gelmek.
İngilizce Coalescence Türkçe anlamı, Coalescence eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Coalescence ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Aliphatic saturated compounds : Molekülündeki karbonlar arasında tek bağlar bulunan organik bileşikler. örn. propan (. Alifatik doymuş bileşikler.
Conjugation : Eylem çekimi. Konjugasyon. İlaç veya onun bir metabolitinin molekülüne bir radikalin veya başka bir madde molekülünün kovalent bağlarla bağlanması sonucu oluşan biyotransformasyon biçimi. bakterilerde, siliyatalı protozoonlarda ve kimi mantarlarda iki hücrenin kısa süreli birleşmeleri esnasında mikronükleuslarını ve dolayısıyla dna değişiminin sağlandığı seksüel bir süreç. Cümlede yüklem görevinde bulunan fiil veya ad soylu kelimelerin zaman, şahıs, teklik ve çokluk kavramı veren eklerle girdiği şekil: biliyorum (<bil-iyor-um), bildin (<bil-di-n), bilir (<bil-ir), bileceğiz (<bil-eceğ-iz), bilmişsiniz (<bil-miş-siniz), bilmeliler (<bil-meli-ler), bilsek (<bil-se-k), bilelim (<bil-elim), bilsin (<bil-sin), iyiyim (<iyi-y-im), iyisin (<iyi-sin), iyidir (<iyi-dir), iyiyiz (<iyi-y-iz), iyidirler (<iyi-dirler) vb. Çekim. Eşlenme. Biyoloji, gramer, veterinerlik alanlarında kullanılır. Evlilik. Tasrif. Konjugasyon.
Aldehydes : Aldehit. Aldehitler. Bir (r) alkil köküne ya da hidrojene bağlanmış, (-cho) formil kökünü taşıyan organik bileşikler.
Assn : Örgütlenme. Şirket. Birlik. Kurum. İşbirliği. Ortaklık.
Concretion : Katılaştırma. Katılaşmış madde. Katılaşma. Taş. Kireçtaşı yumrusu. Yumru. Dondurulmuş cisim.
Alliances : Dünürlük. Pakt. Bağ. İttifak. Akrabalık. Anlaşma. Antlaşma. Birlik.
Acidimetry : Bir asitli çözeltiyi, ölçün baz çözeltisiyle tepkimeye sokarak asitlik derecesini belirleme yöntemi. Asit ölçümü. Asitölçüm. Asidimetri. Bir asidin etkisinin ölçüldüğü süreç. Asit ölçme. Asitimetre. Asidimetre.
Fusion : İki ya da daha çok ortaklığın bir araya gelmesi, birleşerek bir ortaklık kurmaları. Çekirdek kaynaşması. Eritilme. Katılma. Yeğni öğe çekirdeklerinin, daha ağır bir çekirdek oluşturmak üzerebirleşmeleri. Kaynaştırma. Isı etkisiyle örüt yapıları çözülen katıların, sıvı evreye geçmeleri olayı ; donmanın tersi. İki firma ya da şirketin, hukuki varlıklarını sona erdirerek, yeni yasal unvan altında bir araya gelmeleri sonucu, her türlü varlık ve yükümlülüklerin yeni oluşturulan firmaya devredilmesi ya da bu iki firmadan birinin diğerine katılması. Erimiş kütle.
Uniting : Bağlamak. Birleştirici. Birleştirmek. Birleşmek. Bitişmek. Evlenmek. Birlik olmak. Kaynaşmak.
Bond : Kamu ve özel kesim tarafından değişken veya sabit faizli, kupon ödemeli ya da iskontolu olarak çıkarılan bir yıldan uzun vadeli borç senedi. krş. bono. Fizik, kimya, gümrük, iktisat alanlarında kullanılır. Yapışmak. Resmi. Bağlanma. Bir özdecik oluşumunda iki öğeciğin kimi dış eksiciklerinin ortaklaşa kullanımı ile ya da eksicik alışverişi ile sağlanan bağlanım. Bağlamak. Yapışma. Tutturmak.
Coalescence synonyms : coalescency, amalgamations, acid salt, acid radical, jointure, adjunction, alcohols, alicyclic compounds, conglutination, saturation, active metals, alliance, mixtures, activated coal, additive properties, integration, alcoholometry, alabaster, cohesion, merger, amalgamation, commingling, anchylosis, acier inoxydable, contraction, ankylosed, coalitions, fusions, absorbation, additive, ankylose, aliphatic compounds, consolidation.
Coalescence zıt anlamlı kelimeler, Coalescence kelime anlamı
Disunion : İhtilaf. Uyuşmazlık. Anlaşmazlık. Bölünme. İkilik. Ayrılma. Nifak.
Coalescence ingilizce tanımı, definition of Coalescence
Coalescence kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act or state of growing together, as similar parts. Union. Concretion. The act of uniting by natural affinity or attraction. The state of being united.

Bu kısımda Coalescence kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Coalescence ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Coalescence anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Coalescence ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.