Conjugation türkçesi Conjugation nedir
- Biyoloji, gramer, veterinerlik alanlarında kullanılır.
- Eşlenme.
- İlaç veya onun bir metabolitinin molekülüne bir radikalin veya başka bir madde molekülünün kovalent bağlarla bağlanması sonucu oluşan biyotransformasyon biçimi. bakterilerde, siliyatalı protozoonlarda ve kimi mantarlarda iki hücrenin kısa süreli birleşmeleri esnasında mikronükleuslarını ve dolayısıyla dna değişiminin sağlandığı seksüel bir süreç.
- Birleşme.
- Bir hücreli organizmaların ya da gametlerinin geçici olarak ya da devamlı olarak bir araya gelmesi. konjugasyon.
- Tek hücreli iki organizmanın çekirdeklerinde kromatin değişimi yapmak üzere birleşmesi veya bir maddenin diğer bir maddeyle birleşerek yeni bileşik oluşturması.
- Cümlede yüklem görevinde bulunan fiil veya ad soylu kelimelerin zaman, şahıs, teklik ve çokluk kavramı veren eklerle girdiği şekil: biliyorum (<bil-iyor-um), bildin (<bil-di-n), bilir (<bil-ir), bileceğiz (<bil-eceğ-iz), bilmişsiniz (<bil-miş-siniz), bilmeliler (<bil-meli-ler), bilsek (<bil-se-k), bilelim (<bil-elim), bilsin (<bil-sin), iyiyim (<iyi-y-im), iyisin (<iyi-sin), iyidir (<iyi-dir), iyiyiz (<iyi-y-iz), iyidirler (<iyi-dirler) vb.
- Mantıksal çarpım.
- Evlilik.
- Konjugasyon.
- Konjugasyon.
- Evlenme.
- Tasrif.
- Eylem çekimi.
- İzdivaç.
- Fiil çekimi.
- Çekim.
Conjugation ile ilgili cümleler
English: Italian verbs are grouped into three conjugations.
Turkish: İtalyanca fiiller üç çekim halinde gruplandırılır.
English: My Japanese teacher used to use a song to help us remember verb conjugations. No one really sang along.
Turkish: Benim Japon öğretmenim fiil çekimlerini hatırlamamıza yardımcı olan bir şarkı kullanırdı. Hiç kimse gerçekten birlikte söylemezdi.
Conjugation ingilizcede ne demek, Conjugation nerede nasıl kullanılır?
Conjugation tube : Çiftleşme yapabilen bakteriler arasında meydana gelebilen tüp ya da köprü şeklindeki yapı. konjugasyon tüpü. Birleşme tüpü.
Verb conjugation : Bir fiili farklı biçimleriyle kullanma. Fiil çekimi. Fiil çekme.
Conjugational : Çekim ile ilgili (gramer). Fiil çekimi ile ilgili.
Conjugations : Evlenme. Çekim. Evlilik. Konjugasyon. Birleşme. Fiil çekimi. Tasrif. İzdivaç. Mantıksal çarpım. Konjugasyon.
Conjugating : Çekmek (fiil). Birleşmek.
Conjugate : Kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Konjugat. Çekmek (fiil). Birleşmiş. Birleşmek. Fiil çekimi yapmak. Aynı kökten türemiş. Birleşik. Çift. Çift olan.
Conjugate antisymmetric : Eşlenik ters bakışımlı.
Conjugate arc : Eşlenik yay.
Conjugative plasmide : Konjugatif plazmit. Sex pilus genlerini taşıyan ve kendi kopyasını konjugasyon sırasında diğer bakteriye transfer eden plazmid.
Conjugate angle : Eşlenik açı.
İngilizce Conjugation Türkçe anlamı, Conjugation eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Conjugation ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Choice : Seçme hakkı. Üstün. Bk. yeğlenme değergesi. Seçenek. Seçme. Seçkin. Seçim. İktisadi karar biriminin kısıt altında yaptığı tercih. Seçiş. Elit.
Umbrella : Şümullü. Şemsiye. Medüzlerin kasılabilen disk biçimindeki vücutları. şemsiye şeklinde. çiçek saplarının çiçek kümesini taşıyan sapın uç kısmından ve aynı noktadan çıkması ile oluşan çiçek durumu. umbella. Himaye. Koruyucu güç. Koruyucu. Koruma. Şemsiyelik. Bütünü kapsayan.
Alliance : Bağ. Bağlılık. Sosyal birlik. Akrabalık. Birlik. İttifak. Pakt. Kodak birliği. Bağlaşıklık.
Marriage : Evlenme töreni. Bireylerin bir ev ya da aile birimi kurmalarının toplumca benimsenmiş ve yaptırıma bağlanmış biçimini oluşturan toplumsal kurum. Evlilik bağı. Teehhül. Nikah. Dünya evi.
Inflexion : Bükün. İçe bükme veya bükülme. Sesin yükselip alçalması. Sesin perdesini değiştirme. Kıvrılma. Ses tonunun değişmesi. Eğilme. Bükülme.
Declensions : Bozulma. Aşağıya doğru eğilen. Gerileme. Çökme. Sapma. Olumlu cevap. Aşağıya doğru hareket eden.
Spousal : Eş. Nikaha ait. Evlilikle ilgili. Nikah.
Appeal : Temyize gitmek. Üst mahkemeye başvurmak. Müracaat etmek. Üstyargı yolu. Başvuruda bulunmak. Yüksek mahkemeye yapılan rica. Sarmak. Dilemek. Çekicilik. Yalvarmak.
Coalescence : Kaynaşma. İki ya da daha çok sıvı damlasının, yüzey gerilimlerini yenecek denli birbirlerine yaklaşarak, tek bir damla oluşturmaları. Bütünleşme.
Conjugal : Evlilikle ilgili. Karıkocalığa ait. Evlilik ile ilgili. Karı kocaya ait. Karı kocalığa ait. Evliliğe ait. İzdivacı.
Conjugation synonyms : tribalisation, tribalization, coalescency, married, absorbation, conjugations, camera shooting, inflection, union, draughting, verb conjugation, sponsal, declination, double harness, set, bond, logical product, conjugality, reunification, association, reunion, espousal, pairing, conjugators, attraction, attractions, match, nuptial, officiant, uniting, conjugator, draftings, wedlock.
Conjugation zıt anlamlı kelimeler, Conjugation kelime anlamı
Disunion : Ayrılma. Bölünme. İkilik. Nifak. İhtilaf. Anlaşmazlık. Uyuşmazlık.
Conjugation antonyms : detribalization, detribalisation, disassortative mating, assortative mating.
Conjugation ingilizce tanımı, definition of Conjugation
Conjugation kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Union. Assemblage. The act of uniting or combining.

Bu kısımda Conjugation kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Conjugation ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Conjugation anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Conjugation ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.