Agfacolor nedir, Agfacolor ne demek

Agfacolor; Sinema alanında kullanılan bir kelimedir.

Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:

Alman Agfa (Aktiengesellschaft für Fotofabrikation) ortaklığınca 1940'larda 35 mm'lik filmler için ortaya konan katmalı, tek kuşak, renkli film işlemi; bu işlemde kullanılan filmin tecim adı. (Agfa'nın ABD'deki kolu bu işlemi Anscolor, Ansco Color adıyla piyasaya sürmüştür).

Agfacolor tanımı, anlamı

Renkli film işlemi : Renkli film elde etmek için yapılan işlerin tümü

Ansco color : Agfacolor'un ABD'deki adı.

Renkli film : Renkleri yansıtan film.

Tecim adı : Bir tecimenin tecim işlerinde kullandığı ve ticaret odasına yazdırmak zorunda bulunduğu ad (Marka olarak yazılabileceği gibi marka gibi de korunur). Tecim kurumu adı. Ortaklıkların tecimsel işlerde konularına göre kullandıkları tek ya da birleşik ad.

Tek kuşak : (Genellikle) Renkli filmde kullanılan, tek taban üzerinde üç duyarkat taşıyan boş film çeşidi. (Dar anlamda) 1940-1950 arasında kullanılan, 16 mm'lik Kodachrome'u andırıp 35 mm'lik sinemada kullanılan aynı çeşitten evrilir film.

Ortaklı : Gaziantep kenti, İslâhiye ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Kahramanmaraş kenti, Afşin ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Mardin ilinde, Mazıdağı ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Siirt şehri, Eruh ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.

 

Katmalı : Cismin üç ana renkteki görüntüsünün tek bir film üzerinde yer aldığı, bir renkli film işlemi.

Piyasa : Satıcıların mal satmak için bir araya geldiği yer, pazar. Ortalık. Alışveriş fiyatı, geçerli fiyat. Arz ve talebin karşılaştığı alan. Bir yol üzerinde gidip gelerek gezinme.

Renkli : Beyaz dışında başka rengi veya renkleri olan. Doğadaki renkleri olduğu gibi görüntüye aktarmayı gözeten film. Neşeli, canlı, ilgi çekici. Kendine özgü, ilginç, çarpıcı nitelikleri olan (kimse).

Ortay : Bir düzlem şeklin aynı yöndeki paralel bütün kirişlerini eşit parçalara bölen (çizgi). Bir uzayı, bir yüzeyi eşit iki parçaya bölen (düzlem, çizgi).

Tecim : Ticaret.

Konan : Konuk, misafir. Henüz doğurmamış, üç dört yaşındaki kısrak. [Bakınız: konak].

Kuşak : Bele sarılan uzun ve enli kumaş. Yeryüzünde veya herhangi bir gök cisminde belli şartları sağlayan bölge. Henüz birleştirilmemiş ses ve görüntü taşıyan filmler. Bir küre yüzeyi, paralel iki düzlemle kesildiğinde iki kesitin arasında kalan bölüm. Yaklaşık yirmi beş, otuz yıllık yaş kümelerini oluşturan bireyler öbeği, göbek, nesil, batın, jenerasyon. Bir ürünün, bir aygıtın teknolojideki ve bilimdeki gelişmeye göre üretilen yeni biçimleri. Sağlamlığını artırmak için bir şeyin çevresine geçirilen ağaçtan veya metalden bağ. Televizyonda programlar için ayrılmış özel zaman dilimi. Yeryüzünün kutuplar, kutup daireleri ve dönencelerle belirlenen beş bölümünden her biri, küre kuşağı. Yaklaşık olarak aynı yıllarda doğmuş, aynı çağın şartlarını, dolayısıyla birbirine benzer sıkıntıları, kaderleri paylaşmış, benzer ödevlerle yükümlü olmuş kişilerin topluluğu.

 

Alman : Cermen soyundan olan halk. Bu halktan olan kimse.

Ortak : Birlikte iş yapan, ortaklaşa yararlarla birbirlerine bağlı kimselerden her biri, şerik, hissedar, partner. Birden çok kimse veya nesneyi ilgilendiren, onlara özgü olan, onların katılmasıyla oluşan, müşterek. Kuma.

İşlem : Bir işi sonuçlandırmak için yapılmış olan iş veya uygulamaların hepsi, muamele, muamelat. Bir amaca ulaşmak için tutulan yol, prosedür. Sayıları karşı karşıya getirip belirli birtakım kurallara uygun olarak birbiri üzerine etkilendirme yöntemi. Nakit veya menkul değerleri kullanarak alım satım, takas, borçlanma vb. piyasa hareketi. Ham veya ara malları ve maddeleri fiziksel, kimyasal değişikliklerle daha uygun, kullanılır duruma getirme, muamele. Madde üzerinde her türlü değişim yapma işi, muamele.

Katma : Katmak işi, ilhak. Kıldan ya da yünden yapılmış ip. Katılmış, eklenmiş, ulanmış, munzam.

İşle : Nakış: İşle ipliğini aldım.

Teci : Ne olduğu bilinmeyen kişi.

Kona : Hamur tahtası, sofra: Konayı getir de yufka açalım. İki elle kavranabilecek kadar olan ot ya da çalı çırpı bağlamı. Yemek tahtası olarak kullanılan hamur tahtası. (Saraycık Bozüyük Bilecik.).

Diğer dillerde Agfacolor anlamı nedir?

İngilizce'de Agfacolor ne demek ? : agfacolor