Relict türkçesi Relict nedir
- Kalıntı.
- Biyoloji alanında kullanılır.
- Cinsi tükenmekte olan tür (hayvan veya bitki).
- Değişmeden kalan şey.
- Soyu tükenmekte olan canlı.
- Dul kadın.
- Daha önce faal olan fakat evrim sırasında fonksiyonunu kaybeden herhangi bir organ ya da yapı.
Relict ile ilgili cümleler
English: He was court-martialed for dereliction of duty.
Turkish: O, görevden kaçtığı için askeri mahkemede yargılandı.
Relict ingilizcede ne demek, Relict nerede nasıl kullanılır?
Relict plant : Geçmiş dönemlerde dünya florasında yaygın halde bulunurken, günümüzde bu özelliklerini kaybetmiş, yer yer bulunan bitkiler. relikt bitki. Kalıntı bitki.
Relicts : Dul kadın. Cinsi tükenmekte olan tür (hayvan veya bitki). Soyu tükenmekte olan canlı. Değişmeden kalan şey.
Derelict : Kayıtsız. Harabe. Metruk. Sorumsuz. İhmalkar kişi. Gemi enkazı. Sahipsiz. Sahipsiz mal. Dışlanmış kimse. Terkedilmiş.
Derelict building : Metruk bina. Bırakılmış yapı. İşe yaramaz bir duruma geldiği için kullanılmayan, yenilenmesi ya da yıkılması gereken bu amaçla kamu kuruluşlarının işe karışmasını gerektiren yapı.
Derelict land : Metruk arazi. İşleyimsel ya da başka türlü gelişmeler yüzünden, iyileştirilmesi için ayrı bir çaba harcamaksızın yararlanma olanağı kalmamış kent toprağı. Düşük değerli toprak.
Dereliction : Terk. İhmalcilik. İhmal. Sahipsizlik. İnkar. Mülkiyetin terki. İhmalkarlık. Terk edilmişlik. Suyun çekilmesiyle kazanılan toprak.
Relic : Kalıntı. Bir azizin bedeninden artakalan parça veya özel eşya. Hatıra. Eski eser. Rölik. Yadigar. Ölü kalıntısı. Andaç. Kutsal emanet.
Derelicts : Terkedilmiş mal. Gemi enkazı. Harabe. Metruk. Sahipsiz mal. Kayıtsız. İhmalkar kişi. Dışlanmış kimse. İhmalkar.
Dereliction of duty : Vazife savsaklaması. Görevi ihmal. Görevi ihmal etme. Görev ihmali. Askeri görevi yerine getirmeme suçu. Görevi yerine getirmeme.
Derelictions : Sahipsizlik. Terk. İnkar. İhmal. Suyun çekilmesiyle kazanılan toprak. Terk edilmişlik. Mülkiyetin terki. İhmalkarlık. İhmalcilik.
İngilizce Relict Türkçe anlamı, Relict eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Relict ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Carcase : Ölü. Leş. Bina iskeleti. Vücut. Cife. Kadavra. Kesilmiş hayvanın kanı akıtılıp yüzüldükten, deri, kuyruk ve bütün iç organları böbrek ve yağlar hariç çıkarıldıktan sonra geriye kalan bütün gövde, karkas. Enkaz. Enkaz (gemi vb).
Remainder : Artan. Bilgisayar, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kalan. Tortu. Para üstü. Geri kalan kısım. Satılmayıp elde kalan kitap. Artık. Elden çıkarmak.
Carcases : Ölü. Ceset. İskelet. Bina iskeleti. Enkaz. Cife. Enkaz (gemi vb). Gövde. Kadavra. Leş.
Aardwolf : Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Yeleli sırtlan. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür.
Divorceé : Boşanmış kimse. Dul kimse.
Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.
Geological formation : Jeolojik formasyon. Jeolojik oluşum.
Fossil : Fosil. Çok eski. Taş ya da kayaların içerisinde rastlanan taşlaşmış, canlı ya da canlı parçalan. taşıl. Köhneleşmek. Geçmiş yerbilim zamanlarına ilişkin hayvan ve da bitkilerin, yerkabuğu kayaçları içindeki kalıntıları ya da izleri. Eski kafalı. Biyoloji, jeoloji alanlarında kullanılır. Taşlaşmış. Taşıllaşmış. Geçmiş yer bilimi zamanlarına ilişkin hayvanların ve bitkilerin yer kabuğu kayaçları içindeki kalıntıları ve izleri, taşıl.
Hangovers : Akşamdan kalmışlık. Ayıltı. Eski şey. Akşamdan kalma. Akşamdan kalmalık. Mahmurluk. İçki mahmurluğu. İçki sersemliği. Akşamdan kalmalık veya içki sersemliği.
A protein : A proteini. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein.
Relict synonyms : aardvarks, abambulacral area, finding, discovert, a chromosome, carcass, abiotic environment, a cells, feme sole, aardvark, widows, abramis zone, a site, divorcee, abductor muscle, widow woman, widow, leavings, ends, organism, grass widow, acacia, end, formation, being, a cell, divorc‚e, hangover, abiotic factor, relicts, balance, oddment, palimsest.
Relict ingilizce tanımı, definition of Relict
Relict kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A widow. A woman whose husband is dead.

Bu kısımda Relict kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Relict ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Relict anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Relict ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.