Hangovers türkçesi Hangovers nedir

  • Akşamdan kalmışlık.
  • Akşamdan kalmalık veya içki sersemliği.
  • Mahmurluk.
  • Artık etki.
  • Akşamdan kalmalık.
  • İçki sersemliği.
  • Eski şey.
  • Akşamdan kalma.
  • Kalıntı.
  • Ayıltı.
  • İçki mahmurluğu.

Hangovers ile ilgili cümleler

English: I should have drank something that stops hangovers.
Turkish: İçki mahmurluğunu durduracak bir şey içmeliydim.

Hangovers ingilizcede ne demek, Hangovers nerede nasıl kullanılır?

Between hangovers : Sarhoş değil. Geçici olarak ayık. Sarhoş olmayan.

Cliff hangover : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kişilerinin tehlikelerle dolu, serüvenli bir yaşam sürdükleri; soluk kesici olaylar, kahramanca davranışlarla dolu olan, hızlı dizemli filmler için kullanılan genel terim. Serüven filmi.

Hangover : Kalıntı. Ayıltı. Akşamdan kalma. Mahmurluk. İçki mahmurluğu. Akşamdan kalmalık. Eski şey. Artık etki. Akşamdan kalmışlık. Akşamdan kalmalık veya içki sersemliği.

Hangout : Mekan. Sık gidilen yer. Ev. Mesken. İkinci adres.

Hangouts : İkinci adres. Mesken. Sık gidilen yer. Ev. Mekan.

İngilizce Hangovers Türkçe anlamı, Hangovers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hangovers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Relic : Yadigar. Bir azizin bedeninden artakalan parça veya özel eşya. Ölü kalıntısı. Hatıra. Kutsal emanet. Rölik. Eski eser. Andaç.

 

Relict : Soyu tükenmekte olan canlı. Daha önce faal olan fakat evrim sırasında fonksiyonunu kaybeden herhangi bir organ ya da yapı. Değişmeden kalan şey. Cinsi tükenmekte olan tür (hayvan veya bitki). Dul kadın.

Sleepiness : Uyuklama. Uykusu olma. Uykulu olma. İyi işlememe. Durgun olma.

Drowsiness : Ağırlık. Uyuşukluk. Uyku sersemliği. Uyuklama. Ayakta uyuma. Baş dönmesi. Rehavet. Sersemlik. Uykulu olma.

Finding : Keşfedilmiş şey. Bulma. Karar. Bulunmuş. Sonuç. Buluş. Bulgu. Bulunmuş şey. Araştırma verilerinin çözümlenmesinden çıkarılan bilimsel sonuç.

Oddment : Yemek artığı. Artık. Döküntü. Elbise artığı.

End : Sona ermek. Kalkmak. Son vermek. Uç çekit. Akıbet. Bitirmek. Sonuca ulaşmak. İzmarit.

Carcase : Gövde. Enkaz (gemi vb). Ceset. İskelet. Ölü. Karkas. Enkaz. Kesilmiş hayvanın kanı akıtılıp yüzüldükten, deri, kuyruk ve bütün iç organları böbrek ve yağlar hariç çıkarıldıktan sonra geriye kalan bütün gövde, karkas.

Oldies : Soğuk espri. Bayat espri. Yaşlı. İhtiyar. Aile.

Hangovers synonyms : hangover, carcass, somnolencies, crapulence, ends, discomfort, palimsest, fossil, remainder, survival, holdover, uncomfortableness, katzenjammer, somnolency, the morning after, balance, leavings, carcases.

Hangovers zıt anlamlı kelimeler, Hangovers kelime anlamı

Comfort : Rahat. Avutmak. Rahatlatmak. Cesaretlendirmek. Ferahlatmak. Teselli etmek. Refah. Destek. Ferahlık. Rahat ettirmek.