Hangouts türkçesi Hangouts nedir

Hangouts ingilizcede ne demek, Hangouts nerede nasıl kullanılır?

Hangout : Mesken. Sık gidilen yer. Ev. İkinci adres. Mekan.

Hangover : Eski şey. Ayıltı. İçki mahmurluğu. Mahmurluk. Kalıntı. İçki sersemliği. Akşamdan kalmalık. Akşamdan kalma. Akşamdan kalmışlık. Artık etki.

Hangovers : İçki mahmurluğu. Eski şey. Kalıntı. İçki sersemliği. Akşamdan kalmışlık. Akşamdan kalmalık veya içki sersemliği. Akşamdan kalmalık. Mahmurluk. Artık etki. Akşamdan kalma.

Between hangovers : Sarhoş değil. Sarhoş olmayan. Geçici olarak ayık.

Cliff hangover : Serüven filmi. Kişilerinin tehlikelerle dolu, serüvenli bir yaşam sürdükleri; soluk kesici olaylar, kahramanca davranışlarla dolu olan, hızlı dizemli filmler için kullanılan genel terim. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Hang about : Sağda solda oyalanmak. Başıboş gezerek oyalanmak. Sallanmak. Sürtmek. Başıboş gezmek. Beklemek. Gezinmek. Amaçsızca ortalarda dolanmak. Dolanmak. Üşenmek.

Hang back : Tereddüt etmek. Askıya almak. Sakınmak. Gönülsüz olmak. Geri kalmak. Duraksamak. Geciktirmek. Çekinmek. Geri durmak. Geç çıkmak.

Hang by a hair : Sallantıda kalmak.

Hang fire : Zamanında ateş almamak. Gecikmek. Beklemek. Askıda kalmak. Geç ateş alma. Geri kalmak.

 

Hang behind : Geç çıkmak. Geri kalmak.

İngilizce Hangouts Türkçe anlamı, Hangouts eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hangouts ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Family nest : Aile yuvası.

Domicil : İkametgah. İkamet ettirmek. Poliçenin ödendiği yer. Konut. Yerleştirmek.

Quarters : Çeyrek. Konut. Kışla. Kalacak yer. Konak. Karargah. Yaşama alanı. Yatacak yer. İkametgah.

Crib : Ahır. Beşik. Aşırma. Kopya çekmek. Yemlik. Aşırmak. Sıkmak. Kopya etmek. Hayvanların gereksinimleri olan yemlerin konduğu ve yem yedikleri, çeşitli malzemeden yapılmış, çeşitli tip ve biçimlerde olabilen kap veya yapılar.

Lieu : Mahal. Yer.

Haunt : Görünmek. Yakasını bırakmamak. Aklından çıkmamak. Dadanmak. Sık sık uğramak. Gözünün önünden gitmemek. Hiç aklından çıkmamak. Takılmak. (mealen) büyülemek. Uğramak.

Inhabitance : Oturma. Yaşama. Oturulan yer. Yaşanılan yer. İkamet etme. Konut.

Space : Boşluk bırakmak. Aralamak. Alan. Boşluk. Boş yer. Aralıklı dizmek. Mesafe. Yer. Gözlem,gözlem simgeleri ya da çizgelerin içinde konum kazandığı üçboyutlu çerçeve.

Domicils : Yerleştirmek. Poliçenin ödendiği yer. Konut. İkametgah. İkamet ettirmek.

Family : Familya. Küme. Kodak. Biyoloji, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Fasile. Erkeğin ve kadının çocuklarıyla oluşturdukları, iş bölümüne dayalı, küçük (çekirdek) ve büyük ya da dar ve geniş aile gibi tipleri olan toplumsal ve ekonomik temel birlik, a. bk. büyük aile, küçük aile. Sülale. Canlıların sınıflandırılmasında benzer cinslerin meydana getirdiği birlik anlamında kulandan bir terim. canidae: köpekgiller familyası gibi. Şecere. Akraba.

 

Hangouts synonyms : inhabitancy, venues, room, domicile, dwelling place, habitation, country, site, press release, dwelling, domiciles, messuage, residence, door, announcement, place, area, domestic, accommodation unit, repair, promulgation, localities, domiciling, locality, household, places, gathering place, release, dwelling house, stamping ground, inhabitancies, environment, hangout.