Hangover türkçesi Hangover nedir

  • İçki sersemliği.
  • Akşamdan kalmalık veya içki sersemliği.
  • Kalıntı.
  • Akşamdan kalmışlık.
  • Akşamdan kalma.
  • Akşamdan kalmalık.
  • Mahmurluk.
  • Artık etki.
  • Eski şey.
  • Ayıltı.
  • İçki mahmurluğu.

Hangover ile ilgili cümleler

English: The worst kind of hangover is emotional hangover.
Turkish: Mahmurluğun en kötü türü duygusal mahmurluktur.

English: I have a hangover today.
Turkish: Bugün içki mahmurluğum var.

English: Ali woke up the next day with a painful hangover.
Turkish: Ali ertesi gün acı bir kalıntı ile uyandı.

English: He has a terrible hangover.
Turkish: Onun korkunç bir içki sersemliği var.

English: I have a hangover.
Turkish: Akşamdan kalmalığım var.

Hangover ingilizcede ne demek, Hangover nerede nasıl kullanılır?

Cliff hangover : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Serüven filmi. Kişilerinin tehlikelerle dolu, serüvenli bir yaşam sürdükleri; soluk kesici olaylar, kahramanca davranışlarla dolu olan, hızlı dizemli filmler için kullanılan genel terim.

Hangovers : Akşamdan kalmışlık. Akşamdan kalmalık veya içki sersemliği. İçki sersemliği. Mahmurluk. Akşamdan kalma. Ayıltı. Artık etki. Eski şey. Kalıntı. İçki mahmurluğu.

Between hangovers : Sarhoş değil. Sarhoş olmayan. Geçici olarak ayık.

 

Hangout : Mesken. Ev. Sık gidilen yer. İkinci adres. Mekan.

Hangouts : Mekan. Ev. İkinci adres. Mesken. Sık gidilen yer.

Hang body swinging : Asılmada, hız alarak vücudun türlü yönlere sallanması. Asılı sallanma.

Hang by a thread : Pamuk ipliği ile bağlı olmak. Tehlike altında olmak. Tehlikede olmak. Topun ağzında olmak. Risk altında olmak. Tehlikeli bir durumda olmak. Pamuk ipliğiyle bağlanmak.

Hang back : Geç çıkmak. Duraksamak. Ağır olmak. Çekinmek. Geri durmak. Tereddüt etmek. Geri kalmak. Gönülsüz olmak. Askıya almak. Sakınmak.

Hang around : Gezinmek. Beklemek. Sallanmak. Amaçsızca ortalarda dolanmak. Aylak aylak dolaşmak. Başıboş gezmek. Başıboş gezerek oyalanmak. Üşenmek. Sürtmek. Oyalanmak.

Hang down : Sallanmak. Sarkmak. Ağmak. Sarkıtmak. Asılmak.

İngilizce Hangover Türkçe anlamı, Hangover eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hangover ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Oddment : Artık. Döküntü. Elbise artığı. Yemek artığı.

Drowsiness : Ayakta uyuma. Baş dönmesi. Uyku sersemliği. Ağırlık. Uyuşukluk. Uyuklama. Rehavet. Sersemlik. Uykulu olma.

The morning after : Gürültülü bir parti gecesini takipeden sonraki gün (öz. ağır şekilde içki ve vahşi cinsel aktivite içeren). Ertesi sabah.

Survival : Doğal seçimden sonra organizmaların yaşamaya devam etmesi. bakilik. Hayatta kalma. Yaşama. Hatıra. Yaşamı sürdürme. Daha uzun yaşama. Yadigar. Eskiden kalma şey.

Palimsest : Başkalaşmış kayaçlarda, ilkel dokusu korunmuş yapı.

Sleepiness : Uykulu olma. Durgun olma. Uykusu olma. İyi işlememe. Uyuklama.

Crapulence : Akşamdan kalma oluş. Mide fesadı. İçkiye aşırı düşkünlük. Ayyaş. Sarhoşluk.

 

Discomfort : Rahatını bozmak. Dert. Ağrı. Sıkıntı. Rahatını kaçırmak. Bozmak. Rahatsızlık veren şey. Üzmek. Keyfini kaçırmak. Rahatsız etmek.

Uncomfortableness : Rahatsızlık. Konforlu olmama durumu state. Huzursuzluk. Sıkıntı.

Somnolency : Sersemlik. Uyuma isteği. Uykulu olma hali. Rehavet. Uykululuk. Ağırlık.

Hangover synonyms : carcases, somnolencies, carcase, carcass, leavings, ends, balance, oldies, relic, holdover, finding, fossil, katzenjammer, relict, hangovers, end, remainder.

Hangover zıt anlamlı kelimeler, Hangover kelime anlamı

Comfort : Konfor. Ferahlık. Konfor sağlamak. Ferahlatmak. Avuntu. Destek. Rahatlık. Teselli etmek. Cesaretlendirmek. Memnun etmek.