Dingles türkçesi Dingles nedir

  • Ağaçlıklı küçük dere.
  • [#dere Derecik].
  • İrlanda'da yerleşim yeri.

Dingles ingilizcede ne demek, Dingles nerede nasıl kullanılır?

Dingle dangle : Asılı duran şekilde. Gevşek bir şekilde asılı.

Dingle : Ağaçlıklı küçük dere. Küçük dere. İrlanda'da yerleşim yeri. Derecik.

Abidingly : Hiç durmaksızın. Sonsuza dek. İnatla. Sürekli olarak. Kalıcı biçimde.

Accordingly : Bu yüzden. O doğrulukta. Öyle. Ona göre. Ona sebep. Buna uygun olarak. Onun için. Gereğince. Öylece. Bu nedenle.

Astoundingly : Şaşırtıcı bir biçimde. Şaşılacak derecede. Aşırı şaşırtıcı bir şekilde. Müthiş bir biçimde. Şaşırtıcı bir şekilde. Çok şaşırtıcı bir şekilde.

Correspondingly : Buna bağlı olarak. Paralel olarak. Koordineli olarak. Uygun bir şekilde.

Bindingly : Zorunlu tutarak. Zorunlu bir şekilde. Birleştiren bir şekilde. Bağlayan bir şekilde. Bağlanarak. İliştiren bir şekilde. Geçerli bir şekilde. Bağlayarak.

Broodingly : Kara kara düşünerek.

Commandingly : Amirane.

Concludingly : Sonuca vararak.

İngilizce Dingles Türkçe anlamı, Dingles eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dingles ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Clones : Çoğaltmak (eşeysiz).

Respective : Şahsi. Bir bir. Herkes kendi. Kişisel. Sırasıyla. İlgili. Kendi. Ayrı ayrı. Herbiri kendisinin olan.

 

Rills : Çay. Dere.

Brooklets : Georgia eyaletinde şehir. Çay. Georgia eyaletinde yerleşim yeri. Küçük dere.

Singular : Adlarda ve çekimli fiillerde nesne veya şahsın sayıca tek olması durumu. Fevkalade. Benzersiz. Olağandışı. Teklik. Müstesna. Bireysel. Tuhaf. Müfret.

Commix : Karışım. Karıştırmak. Birbirine karıştırmak. Karışmak.

Unify : Bütün haline getirmek. Bütünlestirmek. Bir örnek yapmak. Aynı yapmak. Birlestirmek. Tekbiçimli kılmak. Birleştirmek. Bütünleştirmek.

Alter : Hadım etmek. Başkalaşmak. Hadım etmek (hayvan). Başkalaştırmak. Kısırlaştırmak. Değişim geçirmek. Değiştirmek. Başka türlü olmak. Değişmek. Değişiklik geçirmek.

Various : Muhtelif. Değişik. Çeşitli. Birkaç. Birçok. Çok sayıda. Ayrışık. Türlü. Farklı. Türlü türlü.

Rivulets : Çay. Dere.

Dingles synonyms : aggregate, intermingle, allen, individuation, compound, ballon, streamlet, belfast, individuality, immingle, churchill, rille, bayside, brooklet, individualism, individual, man to man, rivulet, amalgamate, combine, modify, streamlets, baltimore, balbriggan, rill, birr, individualistic, boyle, idiosyncratic, several, coon, dingle, cherrywood.

Dingles zıt anlamlı kelimeler, Dingles kelime anlamı

Joint : Birleştirmek. Kırılmış bir kayacın parçaları arasında, gözle görülebilecek derecede bir ayrılma ya da kayma devimi göstermeyen kırık. Birleşmiş. Ek. Ortak. Ortaklaşa. Eklem. Birleşik. Birleşme yeri. Müşterek.

Commonality : Ortak özellik. Ayaktakımı. Özellik. Ortak özellikler paylaşma. Sıradan halk. Müştereklik. Ortaklık. Avam.

Common : Topluma ait. Tüketimde rakipsiz olma ve dışarıda tutulamama özelliklerine sahip, özel mallar ile orta malları arasında yer alan mallar. Genel. Halka açık yer. Bilgisayar, iktisat alanlarında kullanılır. Çok rastlanan. Toplumsal. Alelade. Alışılagelmiş. Kaba saba.

Dingles antonyms : winged.