Unify türkçesi Unify nedir

  • Tekbiçimli kılmak.
  • Birleştirmek.
  • Birlestirmek.
  • Bütün haline getirmek.
  • Bütünlestirmek.
  • Aynı yapmak.
  • Bir örnek yapmak.
  • Bütünleştirmek.

Unify ile ilgili cümleler

English: He tried to unify the various groups.
Turkish: Çeşitli grupları birleştirmeye çalıştı.

Unify ingilizcede ne demek, Unify nerede nasıl kullanılır?

Unify again : Tekrar birleştirmek.

Unifying : Birleştirici. Birleştirmek. Aynı yapmak.

Reunify : Tekrar birleşmek. Tekrar birleştirmek.

Reunifying : Tekrar birleştirmek. Tekrar birleşmek.

Unifacial : Unifasiyal. İki yüzeyi aynı olma.

Unified modeling language : Uml (bilgisayar). Birleşik modelleme dili. Karmaşık nesneye yönelik projeleri geliştirmek üzere kullanılan genel maksat programlama dili.

Unification : Birleşme. Yeni bir yapının ya da tasarının gerçekleştirilebilmesi için, ayrı ayrı ellerde bulunan taşınmaz malların, tek bir iyelikte toplanarak üzerinde yapı yapılmasına elverişli bir yerbölüm biçimine sokulması. Birleştirim. Birleştirme.

Unified field theory : Birleşik alan kuramı. Genel görelilik kuramının, ağınımsal, elektriksel ve mıknatıssal alanları bir tek varlığın değişik görünümleri olarak işleyen genellemesi.

Unified : Birleşik. Birleşmiş. Birleştirilmiş.

Unified bond : Konsolide tahvil.

 

İngilizce Unify Türkçe anlamı, Unify eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Unify ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Integrate : İlave etmek. Tümlevini almak. Dahil etmek. Tamamlamak. İntegralini almak. Entegrasyon yapmak. Bütünlemek. Entegre etmek. Bilgisayar, fizik, kimya alanlarında kullanılır. Kaynaştırmak.

Ally : Müttefik. Katmak. Arkadaş. Birleşmek. Katılmak. Dost. Ticaret serbestliği. Müttefik ülke.

Compound : Bir bileşimi oluşturan öğelerden her biri ya da bileştirme sürecinin ürünü. Belirli öğeciksel yapıda, hep eş türde özdeciklerden oluşan kimyasal özdek. Çeşitli öğelerin belirli oranlarda birleşmesiyle oluşmuş (özdek). Kimyasal tepkimeler sonucu iki ya da daha çok öğeden oluşan ve bunlardan bağımsız fiziksel, kimyasal nitelikler gösteren özdek. Bileşik. Birkaç elementden yapılmış madde. Bilgisayar, biyoloji, fizik, kimya alanlarında kullanılır. Birleşik.

Commix : Karışmak. Birbirine karıştırmak. Karıştırmak. Karışım.

Intermingle : Geçişmek. Birbirine karışma. Birbirine karıştırmak. Birbirine karışmak. Karıştırmak.

Uniform : Biçimi, nitel ve nikel özellikleri her yerinde özdeş olan. Birörnek. Forma. Yeknesak. Bir örnek. Uniform. Tümüyle aynı niteliği gösteren, tek biçimli, uniform. Bilgisayar, fizik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yeknesaklaştırmak.

Affiliating : Evlat edinmek. Katılmak. Üyeliğe kabul etmek. Üye olmak. Tanımak. Üye olarak almak. Katmak. Birleşmek. Kabul etmek.

Federalize : Bir araya getirmek. Federasyon haline getirmek (devletleri). Bir araya toplamak. Devletleri birleştirmek. Federal hükümetin kontrolü altına yerleştirmek (ayrıca federalise).

 

Consolidate : Takviye etmek. Pekişmek. Güçlenmek. Birleşmek. Katılaştırmak. Pekiştirmek. Toplamak. Sağlamlaşmak. Vadesini uzatmak.

Unify synonyms : syncretise, syncretize, unifies, consubstantiate, alter, assemble, mingle, uniforming, federate, immingle, intermix, assembles, blend, federalise, concoct, affiliate, coalesce, allying, integrates, amalgamating, agglutinate, amalgamated, defragment, mix, amalgamate, change, converge, merge, unifying, agglutinates, aggregate, unite, aggregates.

Unify zıt anlamlı kelimeler, Unify kelime anlamı

Divide : Paylaşma, paylara ayırma. Bölüştürmek. Dağıtmak. Taksim etmek. Kırışmak. İkiye ayırmak. Paylaşmak. Bölmek. Ayırmak. Bölünmek.

Unify antonyms : disunify.

Unify ingilizce tanımı, definition of Unify

Unify kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To view as one. To cause to be one. To unite. To make into a unit.