Clones türkçesi Clones nedir

  • İrlanda'da yerleşim yeri.
  • Çoğaltmak (eşeysiz).

Clones ile ilgili cümleler

English: Living in a colony on Titan, Tomas' grandson was a clone of his son, who was a clone of himself, Tomas. They were three generations of clones.
Turkish: Titan'da bir kolonide yaşamak: Tomas'ın torunu, Tomas'ın kendi klonu olan oğlunun klonuydu. Onlar üç kuşak klondu.

English: Twins are clones.
Turkish: İkizler klondur.

Clones ingilizcede ne demek, Clones nerede nasıl kullanılır?

Anticyclones : Yüksek basınç merkezi. Antisiklon. Yüksek basınçlı atmosfer kütlesi. Bir yüksek basınç alanından dışa doğru dairesel esen ve genellikle güzel hava getiren rüzgar sistemi. Yüksek basınç bölgesi. Antisiklon dayanımlı. Yüksek basınç alanı.

Cyclones : Tufan. Hortum. Kasırga. Coşkunluk. Siklon.

Clone settings : Kopya ayarları.

Cdna clone : Mrna da kaydı yapılmış tamamlayıcı dna klonu. Cdna klonu.

Clone : Kopyalama. Tek bir diploit hücreden mitoz yoluyla türeyen bir hücre kuşağı veya aynı atasal genden rekombinant teknikler yoluyla çoğaltılmış gen dizileri. Klon. Kopyala. Kopya. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Klonlamak. Çoğaltmak (eşeysiz). Belirgin eşcinsel imajı. Oba.

Clonal : Klonal. Bir klonla alakalı.

Clonal deletion : Birincil lenfoid organlardaki gelişim sırasında olgunlaşmamış lenfositlerin almaçlarına kendine ait antijenler bağlandığında bu bağlanmanın hücreye apoptozis sinyali vererek hücreyi öldürmesi. Klonal silme.

 

Cloned : Klonlanmış. Aseksüel olarak üretilmiş veya yeniden yaratılmış. Kopyalanmış.

Somaclone : Somaklon. Somatik bitki hücrelerinin kullanımı ile yapılan hücre kültürlerinin herhangi bir formundan çıkan bitkiler.

Cyclone cellar : Siklon sığınağı. Kasırga sığınağı.

İngilizce Clones Türkçe anlamı, Clones eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Clones ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Commissioned military officer : Görevli askeri memur.

Dress : Pansuman yapmak. Giysi. Rendelemek. Hizalanmak. Gece elbisesi giymek. Temizlemek (tavuk veya balık vb'ni). Giydirmek. Taş yontmak. Giyinmek. Süslemek.

Ballon : Dansçının zıplamadan sonraki hafifliği. klasik balede tüy gibi zıplamanın ardından yumuşak bir iniş gelmesi gereklidir. Bale dansçısının dalgalanır gibi göründüğü hareketi. Zıplama hafifliği.

Clothing : Soğuktan ve kötü havalardan korunma, süslenme, büyüsel inançlar ve utanma duygusu gibi nedenlerle ilkellerin gövdelerinin kimi yerlerini örten hayvan derisi, kumaş, ot, hayvan tüyleri vb. Giyim. Giydirme. Giysi. Üst. Kıyafet. Giyecek. Üzeri. Hazır giyim.

Churchill : Sir winston churchill (1874-1965). Britanyalı bir siyasetçi ve yazar. Britanya'nın ikinci dünya savaşı sırasındaki başbakanı. Bir soyadı. Pensilvanya eyaletinde yerleşim yeri. 1953 yılı nobel edebiyat ödülü sahibi.

Boyle : Robert boyle (1627-1691). Bir soyadı. Bir ingiliz fizikçi ve kimyager. Mississippi eyaletinde yerleşim yeri.

 

Vesture : Örtmek. Giydirmek. Kılık. Giysi. Elbise. Örtü.

Bayside : Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Körfez kıyısında. Körfez kıyısında olan. Bir körfezin çok yakınında bulunan. Körfez kıyısı.

Wearable : Aşınabilir. Giyilmeye müsait. Giyilebilir.

Habiliment : Kıyafet. Kisve. Giyim. Giysi. Elbise. Kılık.

Clones synonyms : article of clothing, light colonel, lieutenant colonel, wearing apparel, balbriggan, birr, cherrywood, allen, cong, blackwater, workwear, clara, clone, apparel, bandon, baltimore, coon, wear, belfast.

Clones zıt anlamlı kelimeler, Clones kelime anlamı

Distant : Ağır. Uzaktan. İlgisiz. Mesafeli. Samimiyetsiz. Irak. Uzakta. Hafif. Uzak. Soğuk.

Social : Başka insanlarla beraber olmayı seven (kimse). Sokulgan. Toplantı. Sosyal. Toplumcul. Girgin. Toplumsal. Kendi türünden başka hayvanlarla beraber olmayı seven (hayvan). Arkadaş canlısı.