Distant türkçesi Distant nedir

Distant ile ilgili cümleler

English: A close neighbor is better than a distant relative.
Turkish: Yakın bir komşu, uzak bir akrabadan daha iyidir.

English: Ali is cold, distant and arrogant.
Turkish: Ali soğukkanlı, mesafeli ve kibirli.

English: Ali is a distant relative of Mary's.
Turkish: Ali Mary'nin uzak bir akrabası.

English: Ali is a distant relative of mine.
Turkish: Ali benim uzaktan bir akrabam.

English: All places are distant from heaven alike.
Turkish: Gökyüzünden bütün yerler aynı mesafededirler.

Distant ingilizcede ne demek, Distant nerede nasıl kullanılır?

Distant control : Uzaktan kontrol.

Distant dream : Eski ve hatırlanması güç rüya.

Distant early warning : Uzak erken haber verme ve uyarı hattı.

Distant interpretation : Uzak açıklama. Ayrı kara parçaları arasında saptanan benzer halkbilim ürün ve olaylarının aynı kaynaktan geldiğini savunan görüş. bk. yayılım, değişi.

Distant lands : Uzak topraklar. Uzak diyarlar. Irak memleketler. Uzak ülkeler.

Becoming distant : Uzaklaşma.

Most distant : En uzak.

Distantly : Soğuk bir tavırla. Soğuk bir şekilde. Uzaktan.

The distant past : Tarih öncesi. Uzak geçmiş. Uzun zaman önce. Uzun zaman öncesi.

 

Distant relative : Yakından bağı olmayan aile üyesi. Uzak akraba. Uzaktan akraba.

İngilizce Distant Türkçe anlamı, Distant eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Distant ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Complacent : Kayıtsız. Kendi kendine yeten. Kanaatkar. Rahat. Kendinden hoşnut. Boşveren. Keyfi yerinde. Halinden memnun.

Dulcet : Tatlı. Kulağa hoş gelen. Ahenkli. Hoş. Tatlı (ses).

Distance : Ara. Toplu cimnastiklerde, biri birinin ardı sıra durarak dizilenleri ayıran derinliğine açıklık. Fasıla. Uzakta tutmak. Soğukluk. Geçmek. Uzağa koymak. İki kılıçoyuncusu arasında bulunması gereken en elverişli açıklık. Uzak olma. Süre.

Away : Uzağa. Deplasman maçı. Yola çıkmış. Deplasmanda. Bir yana. Yok. Devamlı. Deplasmanda oynanan. Buradan.

From a distance : Gıyabi. Açıktan.

Hollow hearted : Yürekten olmayan. İçten olmayan. Vefasız.

Cushiest : Rahat (meslek vb). Rahat. Hoş. Kolay.

Absent : Dalgın. Yok. Eksik. Bulunmayan. Gaip. Bulunmamak. Yok (mevcut olmama). Bulunmayan (kişi) (orada artık). Devamsız. Namevcut.

Clinical : Klinik. Klinikal. Hasta başında yapılan. Objektif. Soğukkanlı. Klinikle ilgili. Kliniğe, hastaya ait olan. Tarafsız.

Formal : Usule uygun. Muntazam. Formel. Biçimsel. Şekli. Geleneklere göre. Şekle ait. Resmi. Düzgün.

Distant synonyms : loosely knit, out of town, a long way off, ulterior, mealymouthed, hypocritic, far flung, clunky, casual, afars, far away, remoter, adiaphorous, deeper, apathetic, circumferential, remotely, detached, acutes, unfriendly, antipathetic, bleak, long distance, apathetical, yonder, dulcets, yon, insincere, beside the mark, from afar, far off, distantly, diluted.

 

Distant zıt anlamlı kelimeler, Distant kelime anlamı

Close : Kapamak. Çevirmek. Son söz. Yummak (göz). Bitirmek. Yakın. Son. Kapatmak. Kadans. Geçit.

Near : Bitişik. Cimri. Yaklaşmak. Daha yakındaki. Yakında. Yakınlaşmak. Sadık (çeviri). Teklifsiz. Samimi. Yanında.

Distant ingilizce tanımı, definition of Distant

Distant kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Separated. Having an intervening space. Away. At a distance.