From a distance türkçesi From a distance nedir

From a distance ile ilgili cümleler

English: Seen from a distance, it looked like a human face.
Turkish: Uzaktan bakıldığında, bir insan yüzü gibi görünüyordu.

English: A pet theory of mine is that things should be seen from a distance.
Turkish: Benim bir evcil hayvan teorim şeylerin uzaktan görülmesidir.

English: Seen from a distance, it looks like a man.
Turkish: Uzaktan bakıldığında, o bir erkeğe benziyor.

English: A Union army doctor watched the battle from a distance.
Turkish: Bir birlik ordusu doktoru savaşı uzaktan izledi.

English: I heard someone calling me from a distance.
Turkish: Uzaktan birinin bana seslendiğini duydum.

From a distance ingilizcede ne demek, From a distance nerede nasıl kullanılır?

From : Dolayı. Ürünün yapıldığı malzemeyi gösterir. -den ötürü. -den beri. (bir yer)den. Yüzünden. Nedeniyle. Bir farkı gösterir. -den bu yana. İtibaren.

A : En yüksek not. (herhangi) bir. Miktar belirtir. Belirli bir tür veya nitelikteki. Pek iyi. Atom ağırlığı. La (müzik terimi). İngiliz alfabesinin birinci harfi. Herhangi bir. Amperin simgesi.

Distance : Jimnastik, eskrim alanlarında kullanılır. Soğukluk. Geride bırakmak. Fasıla. Uzakta tutmak. Uzak olma. Uzaklık. Mesafe. Toplu cimnastiklerde, biri birinin ardı sıra durarak dizilenleri ayıran derinliğine açıklık. Uzağa koymak.

 

From a child : Çocukluktan beri. Küçüklükten beri. Küçükten beri.

From a reliable source : Sağlam veya güvenilir bir kaynaktan. Güvenilir bir kaynaktan.

From abroad : Yabancı ülkeden. Hariçten. Dışarıdan. Yurt dışından.

From all sides : Her taraftan.

Come from afar : Çok uzaklardan gelmek.

From above : Allahtan. Gökten. Yukarıdan. Tepeden inme.

From among : İçinden. Arasından. - dan.

İngilizce From a distance Türkçe anlamı, From a distance eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak From a distance ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

From far away : Derinden derine.

Remotely : Birazcık. Az bir miktara kadar. Küçük bir dereceye kadar.

Openly : Göstere göstere. Ele güne karşı. Açık. Resmen. Göz göre göre. Uluorta. Apaçık. Saklısız gizlisiz. Alenen.

Afar : Etiyopya'da yaşayan etnik bir grup. Uzakta. Uzak.

Defaulting : Gıyabında hüküm vermek. Mahkemeye gelmemek. Hükmen yenik sayılmak. Karşılaşmaya katılmamak. Görevi yapmakta kusur işlemek. Yükümlülüğünü yerine getirmemek.

Distantly : Soğuk bir şekilde. Soğuk bir tavırla.

Afars : Etiyopya'da yaşayan etnik bir grup. Uzakta. Uzak.

Distant : İlgisiz. Uzak. Samimiyetsiz. Mesafeli. Irak (yer). Irak. Ağır. Hafif. Uzakta. Soğuk.

From a distance synonyms : from afar.