Vesture türkçesi Vesture nedir
Vesture ingilizcede ne demek, Vesture nerede nasıl kullanılır?
Vestures : Giysi. Elbise. Örtmek. Örtü. Giydirmek. Kılık.
Divesture : Haklarından veya mülkiyetinden etme (hukuk terimi). Giysinin veya başkaca örtünün çıkarılması. Terketme. Kamulaştırma. Haklarını alma. Vazgeçme.
Vest pocket : Cep. Minyatür. Ceket cebi.
Vest pocket camera : Cep fotoğraf makinesi.
Bulletproof vest : Kurşun geçirmez yelek. Kurşunların delip geçemediği yelek veya yelek benzeri giysi (genellikle güvenlik güçlerince giyilen).
Vestal : Rahibe. İffetli. New york eyaletinde yerleşim yeri. Namuslu. Vesta ile ilgili. Vesta rahibesi.
Vestals : Rahibe. İffetli. Vesta rahibesi. Namuslu. Vesta ile ilgili. New york eyaletinde yerleşim yeri.
Vested interest : Müktesep hak. Yerleşmiş çıkar. Sahip olma hakkı. Kanuni hak. Kurulu çıkar. Çıkar. Kazanılmış hak. Menfaat. Ayrıcalıklı bir toplumsal kümeyi, kurulu düzeni sürdürmeğe yönelten ekonomik çıkar.
Vested interests : Çıkarı olanlar. Kazanılmış haklar. Çıkar çevreleri. Çıkar grupları. Tanınmış haklar.
Vest : Fanila. İç gömleği. Atlet fanilası. Giydirmek. Yetki vermek. Yelek. Haczetmek. Atlet. Vermek. Çıkar.
İngilizce Vesture Türkçe anlamı, Vesture eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Vesture ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Knitwear : El örgüsü giysi. Örme giyisi. Örgü eşya. Örme eşya. Örgü giysiler. Triko. Örme giysi. Örülmüş giysi. Örme giysiler.
Costume : Mayo. Kisve. Sahne elbisesi. Tiyatroda rolün gerektirdiği elbise, kostüm. Elbise giymek. Her türlü dış etkenlerden korunma, güzel ve çekici görünme, bağlı bulunduğu toplumsal sınıfı belirtme, yaşadığı ruhsal durumu dışa vurma, geleneklerin ve modanın etkisini yansıtma amacıyla giyilen, örtünülen, kuşanılan doğal ya da yapay nesnelerin tümü. Kıyafet.
Clothing : Giysiler. Üzeri. Kıyafet. Giyim eşyası. Giyecek. Giyim. Giydirme. Hazır giyim. Üst.
Wearing apparel : Giyim eşyası. Giyinmiş. Giyinik. Kuşanmış. Giyecek.
Nightclothes : Pijama. Yatak kıyafeti. Gecelik. Yatarken giyilen giysiler.
Regalia : Tören süslemeleri. Belirli bir durumda ve zamanda giyilen kıyafet. Şık kıyafet. Rütbe sembolleri. Krallık sembolleri. Göz alıcı kıyafet. Kurumsal işaretler. Tören kıyafeti. Farmasonluk simgeleri.
Headgear : Başörtüsü. Şapka. Dizgin. Başlık. Başörtü. Serpuş. Yular. Maden kuyusu başındaki makine. Bürgü.
Caps : Daha iyisini yapmak. Büyh. Bh. Kep takmak (simge). Bykh. İlkharfbüyük. Geçmek. Kapatmak. Toz lastiği.
Bib and tucker : En iyi kostüm. Giyecek.
Bespreading : Kaplamak. Saçmak. Yaymak. Bulaştırmak. Bulamak. Lekelemek.
Vesture synonyms : plain clothes, civilian garb, work clothing, article of clothing, man's clothing, array, loungewear, protective garment, outerwear, hand wear, handwear, natural covering, overclothes, leisure wear, civilian dress, work clothes, woman's clothing, attiring, ready to wear, togs, apparels, appearances, appareled, raiment, grey, capping, apparel, attire, cloaks, slip on, costumes, canopy, garbing.
Vesture zıt anlamlı kelimeler, Vesture kelime anlamı
Undress : Soyunmak. Üniforma. Ev elbisesi. Elbiselerini çıkarmak. Giysilerini çıkarmak. Sargısını açmak. Gündelik elbise. Dökülüp saçılmak. Soymak.
Vesture ingilizce tanımı, definition of Vesture
Vesture kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Covering. A robe. Apparel. Envelope. Dress. A garment or garments. Vestment. Clothing.

Bu kısımda Vesture kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Vesture ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Vesture anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Vesture ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.