Missile türkçesi Missile nedir

Missile ile ilgili cümleler

English: Better to extend an olive branch than launch a missile.
Turkish: Bir zeytin dalı uzatmak bir füze fırlatmaktan daha iyi.

English: Flares are used to avoid heat-seeking missiles.
Turkish: Fişekler ısı arayan füzeleri önlemek için kullanılır.

English: This aircraft is stealthy and carries cruise missiles.
Turkish: Bu uçak gizlenebiliyor ve cruise füzelerini nakledebiliyor.

Missile ingilizcede ne demek, Missile nerede nasıl kullanılır?

Missile attack : Roket saldırısı. Füze saldırısı.

Missile control circuit : Roket kontrol devresi.

Missile defense system : Füze savunma sistemi.

Missile firing interlock : Roket ateşleme bağlantısı.

Missile guidance : Roket yön gösterimi.

Ballistic missile defence : Balistik füze savunması.

Anti ballistic missile systems : Abm sistemi. Anti-balistik füze sistemi.

Missile power switch : Roket güç anahtarı.

Anti balistic missile system : Antibalistik füze sistemi.

Missile launcher : Füze rampası.

İngilizce Missile Türkçe anlamı, Missile eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Missile ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Bug : İlgi. Yanlış. Bir şeyin hastası. Uyuz etmek. Kızdırmak. Mikrop. Arıza. Meraklısı. Dinleme cihazı. Hata ya da güçlük.

Bombshell : Bomba mermisi. Sürpriz. Bomba etkisi yapan şey. Bomba. Kötü sürpriz.

Plumbic : Dört değerli kurşunla ilgili.

Cult : Çığır. Kült. Tarikat. Tapınma. Rağbet. İbadet. Mezhep. Birey ya da topluluklarca, tanrılara, yüce varlıklara, atalara, ölülere, efsane kahramanlarına; kutsal olarak nitelenen hayvan ve bitkilere; güneş, ay, yıldız, su, ateş, taş vb. doğal öğelere karşı inanç ve bağlılık göstermek üzere yapılan davranışların topu. Putperestlik.

Lead : Balık vücudu ve torpil benzeri biçimlendirilebilen kurşun, çinko, demir malzemeden yapılmış delikli batırıcı. oltanın ucuna bağlanan, olta ipinin gergin durmasına ve gerektiğinde derinliğin ölçülmesine de yarayan ağırlık. Öncülük etmek. Seyirci arasında ünlenmiş, bir oyunun uzun süre oynanmasını sağlayan, beğenilen oyuncu. baş oyuncu. Başoyuncu. Kurşundan yapılmış. İskandil. Elektrik akımını, dipten ışıklı aygıta ya da elektriksel uçlara ileten tel. Yıldız oyuncu. Madencilik, tiyatro, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Cannonball : Top. Top güllesi. Bir toptan ateşlenen büyük metal top. Gülle. Savaş topu. Şavaş topu.

Fad : Moda. Heves. Çılgınlık. Geçici ilgi. Eğlence. Geçici merak. Moda geçici. Tutku. Geçici moda.

Espial : Casusluk faaliyeti. Bir şeyin ihtimalini yakalama eylemi. Keşif. Buluş. Tecessüs. Keşfetme. Görme. Birşeyi keşfetme eylemi.

Pellet : Tanecik. Misket. Top. Madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Topak. Küçük topak. Hap. Ufak kurşun. Pelet. Dikme tablet.

 

Missile synonyms : throw stick, throwing stick, round shot, heat seeking missile, missiles, crotchet, slug, air to ground missile, avocation, air to surface missile, vane, avocations, disquietude, projectile, curiosities, arrow, guided missile, shot, bugs, bullets, nose, leads, leaden, curiosity, sidewinder, rockets, seeker, crotchets, disquietudes, saturn, arrows, air to air missile, boomerang.

Missile ingilizce tanımı, definition of Missile

Missile kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Capable of being thrown. A weapon thrown or projected or intended to be projected, as a lance, an arrow, or a bullet. Adapted for hurling or to be projected from the hand, or from any instrument or engine, so as to strike an object at a distance.