Füze nedir, Füze ne demek
Füze; kökeni fransızca dilinden gelmektedir.
- Bir yanıcı ve bir yakıcı maddenin sürekli olarak yanmasından doğan itiş gücü ile hareket eden düzenek

Zooloji alanındaki anlamı:
[Bakınız: iğ]
Fransızca'da Füze ne demek?:
fusée
Füze hakkında bilgiler
Füzeler, roketlerden farklı olarak sadece atmosferde çalışan çeşitli güdüm sistemleri ile (görüntü algılayıcılar, ısıl algılayıcılar, radar, ataletsel algılayıcılar, GPS, v.b.) hedefe yönelen karmaşık silahlardır. Füzeler çoğunluka roket motoruna sahiptirler. Çeşitli füzelerin jet motoru da bulunabilmektedir. Füzelere zaman zaman güdümlü roket de denilmektedir. Roket motoru olmayan sistemlere ise güdümlü mühimmat adı verilmektedir. Sualtı torpidoları gibi havada gitmeyen sistemler, karmaşık güdüm sistemlerine sahip olmalarına rağmen füze sınıflandırması içinde kabul edilmezler.
Füzeler, geçmişte genellikle uzun menziller için kullanılmışlardır. Nedeni ise öncelikle sistemin pahalılığı ve aynı zamanda güdüm sisteminin devreye girebilmesi için zaman gerekmesiydi. Kısa mesafede kullanıldığında güdümsüz bir silahla yapılmış olan atıştan bir farkı yoktu.
Günümüzde hem uzun hem de kısa menzilli çok sayıda tipi mevcuttur. Bilişim teknolojisindeki gelişmeler, elektronik sistemlerin logaritmik mertebede ucuzlaması, güdümsüz sistemlerin lojistik destek yükünün fazlalığı, güdümsüz sistemler ile çevreye ve sivillere verilen yüksek zararlar, hareketli ve/veya zaman kritik hedeflerin güdümsüz sistemler ile vurulma zorlukları, v.b. sebebiyle füze sistemleri gün geçtikçe daha fazla tercih edilir olmuştur.
Güdümsüz sistemlere göre daha pahalı olan füze sistemlerinin kullanılabilmesi için en önemli unsur zamanında, hızlı ve doğru gerçekleştirilen keşif, gözetleme, istihbarat, hedef tespitidir. Yetersiz hedef istihbaratı durumunda güdümsüz bir sistem ile yapılmış olan çoklu atışlarda hedefi vurma olasılığı daha yüksektir. Tabi bu atışta bölgede hedefle birlikte hedef dışındaki her şeye zarar verilebilir. Doğru ve zamanında istihbarat yoksa füzeler hedefi hassas bir biçimde ıskalar.
Füze ile ilgili Cümleler
- Bu uçak gizlenebiliyor ve cruise füzelerini nakledebiliyor.
- Bir zeytin dalı uzatmak bir füze fırlatmaktan daha iyi.
- Füze teknolojisi, İkinci Dünya Savaşı sırasında gelişti.
- Fişekler ısı arayan füzeleri önlemek için kullanılır.
- Astronotlar füzeyle Ay'a gitti.
Füze anlamı, kısaca tanımı:
Füzeatar : Otomatik olarak füze atan silah.
Füzesavar : Saldırı nitelikli füzeleri etkisiz duruma getirmek amacıyla üretilen savunma sistemi.
Füzen : Bu kalemle yapılmış resim. Kömür kalem.
Yakıcı : Başka bir maddeyle birleşerek o maddenin yanmasını sağlayan (madde). Yakma özelliği olan, yakan. Etkili, dokunaklı. Yakı yapan veya satan kimse.
Madde : Para, mal vb. ile ilgili şey. Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri. Bir cismi oluşturan öge, öz. Yasa, sözleşme, antlaşma vb. metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm. Molekül. Duyularla algılanabilen nesne. Boşlukta yer kaplayan, bir kütlesi olan her türlü varlık, özdek. Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım.
Sürek : Satmak için pazara götürülen hayvan sürüsü. Süren, devam eden zaman. Hızlı süren, hızlı giden.
Yanma : Bir cismin oksijenle birleşmesi sırasında ortaya çıkan olayların tümü. Yanmak işi.
Doğan : Kartalgillerden, sırtı kül rengi ve enine çizgili, küçük kuş, fare vb. ile beslenen ve alıştırılarak kuş avında kullanılan yırtıcı bir kuş (Falco peregrinus).
İtiş : İtme işi.
Hareket : Belirli bir amaca varmak için birbiri ardınca yapılmış olan ilerlemeler, akım. Deprem. Kas ve eklemlerin, belli doğal şartlar içerisinde işlemeleri sonucu vücut bölümlerinde düzenli ve olumlu etkilerle oluşturdukları yer değişimi. Bir cismin durumunun ve yerinin değişmesi, devinim, aksiyon. Demir yollarında katarların düzenlenmesi ve hangi saatlerde yola çıkıp hangi duraklarda karşılaşacaklarını düzenleme işleri. Bir parçanın yavaşlık, çabukluk derecesi. Devinim. Yola çıkma. Davranış, tutum. Vücudu oynatma, kıpırdatma veya kımıldanma.
Farklı : Farkı olan, aralarında fark bulunan, değişik, ayrımlı.
Füzeci : Füze teknolojisiyle ilgilenen araştırmacı. mec. Topa isabetli ve sert bir biçimde vuran futbolcu.
Diğer dillerde Füze anlamı nedir?
İngilizce'de Füze ne demek? : [fuze] n. fuse, wick (attached to an explosive)
v. attach a fuse, attach a wick (to explosives)
n. missile, rocket
Fransızca'da Füze : fusée [la], missile [le]
Almanca'da Füze : n. Marschflugkörper, Rakete
Rusça'da Füze : n. ракета (F), снаряд (M)

Bu kısımda Füze nedir? Füze ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Füze tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Füze hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.