Rocket türkçesi Rocket nedir
- Roket atmak.
- Roka.
- Füze.
- Füze fırlatmak.
- Biyoloji alanında kullanılır.
- Roket.
- Fırlamak.
- Havai fişek.
- Hardalgiller (brassicaceae) familyasından, 50 cm kadar boylanabilen, parçalı yapraklı, sarımtırak çiçekli, yaprakları çiğ olarak salata gibi yenen tek yıllık, otsu bir bitki.
- Frenkmenekşesi.
- Azar.
- Papara.
- Jülyen.
Rocket ile ilgili cümleler
English: Our rocket is being built.
Turkish: Bizim roket yapılıyor.
English: It's not rocket science.
Turkish: O, roket bilimi değil.
English: Ali boiled some eggs on the rocket stove that he had just built.
Turkish: Ali yeni yaptığı roket sobada birkaç yumurta kaynattı.
English: A moon rocket will be launched tonight.
Turkish: Bu gece bir Ay roketi fırlatılmış olacak.
English: As propellant blasts out of the rocket in one direction, it pushes the spacecraft in the other.
Turkish: İtici gaz roket dışına bir yönde patladığı için, o uzay aracını diğer yönde iter.
Rocket ingilizcede ne demek, Rocket nerede nasıl kullanılır?
Rocket bobbin : Roket bobin.
Rocket bomb : Füze bombası. Roket bomba. Tepkili bomba. Roket bombası. Komutalı bomba.
Rocket engine : Roket motoru. Roket makinesi. Sıvı yakıtlı roket motoru.
Rocket projector : Roket lançeri. Roketleri fırlatmak için kullanılan silah. Roket fırlatıcı. Roketatar. Roket rampası. Roket atma cihazı.
Rocket salad : Roka. Keskin kokulu yenilebilir yeşil yapraklı akdeniz bitkisi. Bahçe rokası. Roka salatası. Roka (salatalarda kullanılan).
Booster rocket : Hız kazandırıcı roket.
Garden rocket : Roka. Roka (salatalarda kullanılan). Keskin kokulu yenilebilir yeşil yaprakları olan akdeniz bitkisi.
Anti submarine rocket : Denizaltı avcı gemisi.
Get a rocket : Azar işitmek. Zılgıt yemek. Papara yemek.
Katyusha rocket salvo : Katyuşa roketleri ile yapılan yaylım ateşi. Katyuşa roketlerinin hızlı ve seri şekilde ateşlenmesi.
İngilizce Rocket Türkçe anlamı, Rocket eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Rocket ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Rebukes : Giydirmek. Sitem etmek. Çıkışmak. Fırça atmak. Ders vermek. Azarlamak. Paylamak. Fırça çekmek. Döşenmek.
Thruster : Girişken kimse. Agresif kimse. İtici.
Lashing : Bağlama. Kırbaçlama. Azarlama. İp. Fırça atma. Kamçılama. Halat. Kırbaçlama cezası. Palamar.
A protein : Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. A proteini.
Test instrument vehicle : Test aletleri aracı.
Pyrotechnic : Fişekçilik ile ilgili. Piroteknik. Hidroteknik. Parlak (zeka). Fişeklerle ilgili. Pyroteknik.
Censure : Suçlamak. Sertçe eleştirmek. Kınama. Cezalandırmak. Tenkit etmek. Tekdir. Eleştirmek. Tektir etmek. Kınamak.
Jobation : Paylama. Usandırıcı eleştiri.
Ballistic missiles : Ağrılık kuvvetiyle hareket eden füze. Balistik füze. Balistik füzeler. Balistik mermiler.
Rocket synonyms : booster unit, nuclear rocket, multistage rocket, step rocket, juliennes, earful, abiotic environment, rockets, bump up, garden rocket, abductor muscle, acacia, skyrocket, objurgation, a site, a chromosome, bounce, break away, scolding, retrorocket, objurgations, burst, vehicle, jaw, sparkler, space rocket, sparklers, roman candle, rocketed, launch a rocket, break, rocketing, research rocket.
Rocket zıt anlamlı kelimeler, Rocket kelime anlamı
Fall : Çöküş. Tam yerine denk gelmek. Karanlık bastırmak. Yıkılma. Rastlamak. Dökülmek. Dalmak. Yıkılmak. İşgal edilmek. Gece çökmek.
Rocket ingilizce tanımı, definition of Rocket
Rocket kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Usually in the present participle or as an adjective. Said of birds. A cruciferous plant (Eruca sativa) sometimes eaten in Europe as a salad. An artificial firework consisting of a cylindrical case of paper or metal filled with a composition of combustible ingredients, as niter, charcoal, and sulphur, and fastened to a guiding stick. The rocket is projected through the air by the force arising from the expansion of the gases liberated by combustion of the composition. Rockets are used as projectiles for various purposes, for signals, and also for pyrotechnic display. To rise straight up.

Bu kısımda Rocket kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Rocket ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Rocket anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Rocket ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.