Lashing türkçesi Lashing nedir
Lashing ile ilgili cümleler
English: Ali went splashing through the shallows.
Turkish: Ali sığ yerlerde su sıçratmaya gitti.
English: The baby was splashing in the bathtub.
Turkish: Bebek küvette su sıçratıyordu.
English: Didn't you ever put on rubber boots as a kid and have fun splashing water in puddles?
Turkish: Sen hiç bir çocuk olarak lastik çizmelerini giymedin mi ve su birikintisinde su sıçratarak eğlenmedin mi?
English: We saw a fish splashing in the water.
Turkish: Balığın suda su sıçrattığını gördük.
English: The alarm went off and a red light started flashing.
Turkish: Alarm durdu ve kırmızı bir ışık yanıp sönmeye başladı.
Lashing ingilizcede ne demek, Lashing nerede nasıl kullanılır?
Tongue lashing : Azar. Fırça.
Lashings : Çokluk. Bolluk.
Backlashing : Yansıma. Güçlü tepki (siyasal veya toplumsal bir gelişmeye karşı). Geri tepme. Karşı gelme. Laçka. Ters yönde geri gelme (özellikle de balıkçılıkta makara ile ilgili). Geri tepmek. Tepki. Karşı çıkma. Geriye ani hareket.
Clashing : Gümbürdemek. Gitmemek. Çatırdamak. Çatışmak. Çarpışmak. Uyuşmamak. Çarpışma. Bindirmek. Çarpışan. Anlaşamamak.
Clashingly : Çarpışarak.
Plashing : Şırıltı.
Flashings : İşaret. Teşhir. Metal damlalık. Yağmur sularına karşı konulan saç örtü. Duvar eteği. Etek. Parlama. Çakma. Sinyal. Baca eteği.
Flashing signal : Düzenli aralıklarla yanıp sönen sinyal ışığı.
Flashing light : Parıldayan ışık. Titreyen ışık. El feneri. Flaşör lamba veya ışık. Yanıp sönen ışık. Çakarlı ışık.
Flashing point : Parlama çekidi. Parlama noktası.
İngilizce Lashing Türkçe anlamı, Lashing eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Lashing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Cable : Telgraf ve alısün kablosu. Tel çekmek. Elektrik kablosu. Elektrik iletiminde kullanılan üstü yalıtkan özdek ile sarılı tel. Yüksek akımlı elektrik kordonu. Kablo döşemek. Tel kablo. Kablo.
Whippings : Kırbaçla vurma. Bastırma (dikiş). Dayak. Kırbaç ile cezalandırma. Birinin kıçına şaplak indirme. Kırbaç. Kırbaç cezası. İpe sarılan sicim.
Censures : Kınama. Tektir etmek. Tekdir. Kınamak. Tenkit etmek. Suçlamak. Eleştirmek. Cezalandırmak. Sertçe eleştirmek.
Cables : İletkenler. Kablolar. Telgraf. Kablo. Kablolu yayın.
Dressing down : Fırça. Zılgıt. Dövme. Dayak. Paylama.
Warp : Saptırmak. Eğilmek. Halat yapımında kullanılmak üzere ve çapına göre soğuk çekilerek veya haddelenerek yapılan, kesiti yuvarlak veya başka biçimde ürün. Palamarı çekerek hareket etmek. Arış. Çözgü. Eğriltmek. Eğrilmek. Yamultmak.
Coupler : Kavrama. Bağlaştırıcı. Bağlama kolu. Kuplör. Eşleyici. Aküplöman prizi. Kaplin. Debriyaj. Rabıta.
Floggings : Dövme. Kırbaç cezası. Sopa. Kamçı ile cezalandırma. Dayak.
Licking : Yalayış. Mariz. Yenilgi. Kötek. Yalama. Missouri eyaletinde şehir. Dayak.
Lashing synonyms : roped, manila rope, hawsers, bonding, attachment, bridles, earful, censure, attributions, vituperations, censured, anchoring, kick in the pants, whip, vituperation, trouncing, attainture, lacing, rope, haltering, jobation, objurgation, belting, going over, scourging, halters, tanning, flogging, ground cable, moors, bawling out, attribution, thrashing.
Lashing zıt anlamlı kelimeler, Lashing kelime anlamı
Nonviolent : Sessiz. Pasif. Şiddete başvurmayan.
Lashing ingilizce tanımı, definition of Lashing
Lashing kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act of one who, or that which, lashes. See 2d Lasher. Chastisement. Castigation.

Bu kısımda Lashing kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Lashing ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Lashing anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Lashing ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.