Cable türkçesi Cable nedir

  • Bilgisayar, fizik, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır.
  • Kablo döşemek.
  • Tel çekmek.
  • Telgraf havalesi çekmek.
  • Elektrik kablosu.
  • Kablolu yayın.
  • Telgraf mesajı.
  • Elektrik iletiminde kullanılan üstü yalıtkan özdek ile sarılı tel.
  • Kablo ile bağlamak.
  • Palamar.
  • Çıngı.
  • Halat.
  • İleteç.
  • Kaplıtel.
  • Elektrik akımı iletiminde kullanılan ve yalıtkan bir özdekle sarılı bulunan tel.
  • Kablo.
  • Kablolamak.
  • Telgraf ve alısün kablosu.
  • Telgraf çekmek.
  • Telgraf hattı.
  • Telgraf.
  • Telgrafla yollamak.
  • Yüksek akımlı elektrik kordonu.
  • Tel kablo.
  • Kalın çelik halat.
  • Yüksek akım çekebilen, telleri kalın bir yalıtkanla kaplı kordon.
  • Elektrik akımı ileten, üzeri yalıtkanla örtülü, çeşitli boydaki madenden kalın tel.

Cable ile ilgili cümleler

English: Tom doesn't have cable TV.
Turkish: Tom'un bir kablolu TV'si yok.

English: We need to connect this cable to the generator.
Turkish: Bu kabloyu jeneratöre bağlamamız gerekiyor.

English: Disconnect the power cable from the modem, wait for approximately one minute, then reconnect the cable.
Turkish: Enerji kablosunu modemden ayır, yaklaşık bir dakika bekle, sonra kabloyu tekrar bağla.

English: The electrician will come and fix the cable next week.
Turkish: Elektrikçi önümüzdeki hafta gelip bu kabloyu onaracak.

 

English: We went up the mountain by cable car.
Turkish: Teleferikle dağa çıktık.

Cable ingilizcede ne demek, Cable nerede nasıl kullanılır?

Cable address : Telgraf alıcı adresi. Telgraf adresi.

Cable armour : Kablo zırhı.

Cable band : Kablo kelepçesi. Kablo bileziği.

Cable box : Kablo kutusu.

Cable capacitance : Kablo sığallığı.

Cable cradle : Kenar dizi ışıkları kablolarını düzenli bir biçimde taşıyan oluk. Kablo beşiği.

Cable coupler : Kablo kuplörü.

Cable clamp : Kablo kelepçesi. Kablo tutucu. Kablo kroşesi. Kabloyu duvara bağlayan lastik ya da plastik kelepçe. Halat kenedi.

Cable connector : Kablo konnektörü. Kablo bağlantısı.

Cable control : Kablo kontrolü.

İngilizce Cable Türkçe anlamı, Cable eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cable ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Lanyards : İp. Kordon. Köstek.

Manila rope : Manila keneviri halat.

Wire rope : Işıklama sisteminde, panoların ve ağırlıkların bağlanmasında kullanılan tel halat. Çelik halat. Işıldakların, panoların ve ağırlıkların bağlanmasında kullanılan telden yapılmış kalın ip. Çelik tel halat. Sırma. Tel halat.

Transistor : Yarı iletken özdekler arasındaki bağlantıların sağladığı özellikler yardımıyla, elektrik imlerini tıpkı radyo ışıtacı gibi yükseltebilen yarı iletken aygıt. İletken. Transıstör. Transistor. Transistorlu radyo. Transistör. Geçirgeç. Transistörlü ünalgı. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Electric cable : Çıngı kablosu.

Power : Erk. Hızla gitmek. Güç sağlamak. Kudret. Sözü geçerlik. Etki. Bilgisayar, hukuk, fizik, sinema, televizyon, sosyoloji alanlarında kullanılır. Tesir. Otorite. Kuvvet.

 

Hawsers : Çekme halatı. Yoma. Gemiyi bağlamak için kullanılan halat veya kablo. Geminin demirlemesinde kullanılan kalın yoma halatı. Palamarcı.

Lanyard : İp parçası. Kordon. Çengelli halat. Filadur. Kısa sicim. Emniyet ipi. İp. Köstek. Çekme ipi. Savlo.

Moors : Dubalar. Şamandıralar. Mağribiler. Mağripliler.

Cable synonyms : overseas telegram, send a telegram, cabled, wire to, telegraphed, tellotype, cablets, roped, wireman, cablegrams, cables, instrument cable, dispatched, draw wire, telegrams, lashing, telegraphs, ground cable, bridles, electric wire, flex, telegraph key, dispatch, telegraphing, telegraph, moorings, kink, telegram, cablecasting, leads, electrical, telegraph line, cord.

Cable zıt anlamlı kelimeler, Cable kelime anlamı

Unfasten : Çözmek. Çözülmek. Açmak. Koyuvermek. Gevşemek. Gevşetmek. Açılmak.

Cable ingilizce tanımı, definition of Cable

Cable kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To telegraph by a submarine cable. To fasten with a cable. A large, strong rope or chain, of considerable length, used to retain a vessel at anchor, and for other purposes. It is made of hemp, of steel wire, or of iron links.