Yanma nedir, Yanma ne demek
"Yanma" ile ilgili cümle örnekleri
- "Vücudumda yanma ile beraber garip bir titreme de vardı." - R. N. Güntekin
Yerel Türkçe anlamı:
Kangren.
Romatizma.
Biyoloji'deki anlamı:
Enerji meydana getiren bir kimyasal olay ya da genel olarak bir kimyasal maddenin oksijenle birleşmesi ya da bir bileşik, atom ya da iyondan elektron kaybı. Oksidasyon.
Kimya'daki anlamı:
Isı, ses ve ışık vererek ya da yayarak O2 ile meydana gelen ve hızlı olarak ilerleyen bir yükseltgenme tepkimesi.
Nükleer Enerji alanındaki anlamı:
Yakıt içinde oluşan ısının tamamını çeken soğutucu donanımın yetersiz kalması sonucu, yakıt unsurunun önemli ölçüde hasar görmesi.
Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:
Bir filmin herhangi bir nedenden alev alması.
Veterinerlik alanındaki anlamları:
Otlarda kızışma.
Zooloji alanındaki anlamı:
(karşılık: oksidasyon), (Yun. oxys = keskin, Lat. combustia), Enerji meydana getiren bir kimyasal olay ya da genel olarak bir kimyasal maddenin oksijenle birleşmesi.
Bilimsel terim anlamı:
Isı, ses ve ışık vererek ya da yayayarak oluşan, hızlı yükseltgenme tepkimesi.
Çeliğin, ostenitleme sıcaklıklarında ve yükseltgeyici bir atmosferde ısıtılması sonucu, ostenit tane sınırlarında oluşan erime ve oksitlenme olayı.
Bir yakıtın oksijenle kimyasal tepkime yaparak ısı açığa çıkarması olayı.
İngilizce'de Yanma ne demek? Yanma ingilizcesi nedir?:
oxidation, combustion, conbustion, burning, fuel burn-out, inflammation (of film), fermentation, oxydation
Fransızca'da Yanma ne demek?:
combustion
Yanma hakkında bilgiler
Yanma reaksiyonları kimyasal bir bileşiğin oksijen atomu ile reaksiyona girmesi sonucunda gerçekleşir. Yanma olayları sonucunda ısı ortaya çıkar.
• Yapısında karbon ve hidrojen bulunduran organik maddeler(hidrokarbonlar) ve yapısında karbon, hidrojen ve oksijen bulunduran organik maddeler yandıklarında karbondioksit ve su oluşur.
Örnekler
Sadece azot gazının yanabilmesi yani oksijen gazı ile tepkimeye girebilmesi için ısı enerjisi gerekir.
Yanma ile ilgili Cümleler
- Hacı çevir kazı yanmasın internet bana çok lazım he mi?
- Keşke o yanmadan önce o restoranda yemek yemiş olsaydım.
- Yanma, ısıyı açığa çıkarır.
- Bu yanmayacak.
- Umarım yanmazsın.
- Çevir kazı yanmasın hain kardeşler.
- Bu bir şeyin yanması gibi kokuyor.
- Sokak lambaları yanmaya başladı.
Yanma anlamı, kısaca tanımı:
Oksijen : Atom numarası 8, atom ağırlığı 16 olan, hidrojenle birleşerek suyu oluşturan, rengi, kokusu ve tadı olmayan, havada beşte bir oranında bulunan bir gaz, müvellidülhumuza (simgesi O).
Ortay : Bir uzayı, bir yüzeyi eşit iki parçaya bölen (düzlem, çizgi). Bir düzlem şeklin aynı yöndeki paralel bütün kirişlerini eşit parçalara bölen (çizgi).
Olay : Ortaya çıkan, oluşan durum, ilgi çeken veya çekebilecek nitelikte olan her türlü iş, hadise, vaka. Önemli tarihsel olgu, fenomen.
Yanmak : Yanık acısına benzer bir acı duymak. Çok sevmek, büyük bir aşk ile sevmek. Birleşiminde karbon bulunan maddeler, ısı ve ışık yayarak kül durumuna geçip yok olmak. Bir bir sıralamak, dile getirmek, dert dökmek, anlatmak. Isı etkisiyle vücudun bir yanı yara olmak, kızarmak veya rengi koyulaşmak. Çocuk oyunlarında oyun dışı kalmak. Ateş durumuna geçmek, tutuşmak. Çok istemek, çabalamak. Zarara, kötülüğe uğramak. Parlamak, parıldamak. Birtakım etmenlerin etkisiyle işe yaramaz duruma gelmek. Vücut veya nesnelerin ısısı artmak. Isı, ışık veren bir konuma geçmek. Bütünü veya bir bölümü ateş veya sıcaklığın etkisi ile bozulmak, kömür durumuna geçmek. Hükümsüz kalmak, değerini yitirmek. Çok üzülmek.
Ağzı yanmak : Büyük zarar görmek.
Ateş demekle ağız yanmaz : "kişi, zararlı bir eylemin sözünü etmekle kendisini zarara sokmuş olmaz" anlamında kullanılan bir söz.
Ateş gibi yanmak : Ateşi yükselmek.
Ateşine yanmak : Bir kimse yüzünden zarara uğramak.
Ateşler içinde yanmak : Hasta çok ateşli bir durumda olmak. bir şeye fazlasıyla tutulmak.
Bağrı yanmak : Üzüntü çekmek, çok acı duymak. çok susamış olmak.
Biber gibi yanmak : Deri, göz vb. çok acımak. çok üzülmek, dertlenmek.
Canı yanmak : Bir işte zarar görmek. acı bir deneme geçirmek. çok acı duymak.
Çevir kazı yanmasın : Karşısındakine dokunacak yersiz bir söz söylediğini fark eder etmez sözünü çevirmeye kalkışanlara söylenen bir söz.
Ciğeri yanmak : Çok acı ve sıkıntı çekmek, büyük bir acıya uğramak, yüreği yanmak.
Derdine yanmak : Kendi durumuna üzülmek.
Dert yanmak : Derdini sızlanarak anlatmak. bir şeyden şikâyet etmek, yakınmak.
Dili yanmak : Üzüntü ve eziyet çekmek, zarara uğramak. bıkmak, nefret etmek.
El için yanma nara yak çubuğunu bak keyfine : "başkalarının derdini kendine sorun yapıp da kendi rahatını ve düzenini bozma" anlamında kullanılan bir söz.
İçi yanmak : Bir şeye karşı büyük bir özlem duymak. büyük bir acı, sıkıntı vb. nedenlerle çok üzülmek. çok susamak.
İçin için yanmak : Ateşin yanması sürmek, farkına varılmadan yanmak. dışa vurmadan çok üzülmek.
İçinden yanmak : Çok istemek, sabırsızlık göstermek.
Işıl ışıl yanmak : Parlamak.
Kor gibi yanmak : Büyük üzüntü çekmek. çok parlamak.
Mum yanmayınca pervane dönmez : "güzel yoluna baş koyanların ortaya çıkması için güzelin görünmesi gerekir" anlamında kullanılan bir söz.
Yalaz yalaz yanmak : Yüksek ateş içinde bulunmak.
Yüreği yanmak : Çok acımak. felakete uğramak.
Birleşme : Birleşmek işi.
Reaksiyon : Yanıt. Tepkime. Tepki.
Kimyasal : Kimyaya ait, kimya ile ilgili, kimyevi.
Atom : Yaprakları üst üste sarılı topak marul. Birkaç türü birleştiğinde çeşitli molekülleri, bir tek türü ise bir kimyasal ögeyi oluşturan parçacık. Eski Yunan filozoflarına göre gerçeğin son, artık bölünemez, bozulamaz diye tasarlanan temel ögeleri.
Girme : Girmek işi.
Gerçek : Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan. Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat. Temel, başlıca, asıl. Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, özbeöz, hakiki, reel. Yalan olmayan. Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan. Doğruluk. Yapay olmayan. Gerçeklik. Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici.
Karbon : Atom numarası 6, atom ağırlığı 12 olan, doğada elmas, grafit gibi billurlaşmış veya maden kömürü, linyit, antrasit gibi şekilsiz olarak bulunan, canlı varlıkların aslını oluşturan ve yandıktan sonra kömür durumuna geçen element (simgesi C).
Yanma analizi : Bir numunenin bileşimini, yanma ürünlerinin kütlelerini ölçerek saptamaya dayanan analiz.
Yanma aralığı : Yanma olayının olduğu, dövme aralığı üstündeki sıcaklık aralığı.
Yanma ısısı : Bir özdek ya da özdeminin yanmasıyla oluşan ısı niceliği. Birim ağırlık ya da oylumdaki yakıtın yandığında verdiği ısı niceliği. Bir mol element veya bileşiğin tümünün yanması sırasında açığa çıkan ısı miktarı. (kimya)
Yanma odası : Soba ve kazanda yanmanın oluştuğu odacık.
Yanma verimi : Kazan ya da sobada yanan yakıtın yararlanılan ısıl değerinin, bütün ısıl değerine oranı.
Yanmaz : [Bakınız: yanmaztaş 2] Telli, ışınlı ya da yapraklı, ateşe dayanıklı mineraller için kullanılan tecim adı. (Başlıca iki mineral grubu asbest verir: hornblend asbest bk. amfibol. serpentin asbest bk. yılantaşı).
Yanmaz boş film : Alıcıda kullanılmamış yanmaz film.
Yanmaz çerçeve : Yanmaz maddeden, asbestten yapılmış, kenar ışıtaçlarının sıcaklığını geçirmeyen çerçeve.
Yanmaz çıkıntı : Asbestten yapılmış olup kenar lambalarında kullanılır.
Yanmaz film : Asetat tabanlı olduğu için kolay alev almayan, 1950'den sonra hemen her ülkede kullanılması zorunlu kılınan film. Yanar film karşıtı.
Diğer dillerde Yanma anlamı nedir?
İngilizce'de Yanma ne demek? : [Yanma] n. combustion, swelter
Fransızca'da Yanma : combustion [la], allumage [le], ignition [la]
Almanca'da Yanma : n. Feuer, Verbrennung
Rusça'da Yanma : n. горение (N), сгорание (N), ожог (M)


Bu kısımda Yanma nedir? Yanma ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Yanma tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Yanma hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.