Streamlet türkçesi Streamlet nedir

Streamlet ingilizcede ne demek, Streamlet nerede nasıl kullanılır?

Streamlets : Çay. Derecik.

Streamline : Aerodinamik. Kolaylaştırmak. Modernize etmek. Aerodinamik şekilde yapmak. Aerodinamik biçim vermek. Akış çizgisi. Uygun hale getirmek. Düzene koymak. Akım çizgisi. Akım hattı.

Streamline flow : Kaygan akış. Laminer akış. Akışkan katmanlarının, birbiri üzeninde kararlı biçimde kayarak karışmadan akması. Laminer akım. Akım. Lamüıer akış. Aerodinamik akış.

Streamline shape : Aerodinamik şekil.

Streamlined : Geliştirilmiş. Elverişli. Aerodinamik biçimli. Modern. Şık. Aerodinamik. Aerodinamik şekilli. Akımsal. Modernleştirilmiş. Hava akımına uyumlu yapı.

Streamlining : Uygun hale getirmek. Modernize etmek. Kolaylaştırmak. Aerodinamik şekilde yapmak. Anayola sokma.

Streamliners : Aerodinamik tren.

Streamlines : Aerodinamik biçim vermek. Uygun hale getirmek. Düzene koymak. Kolaylaştırmak. Akım çizgisi. Akım hattı. Akış çizgisi. Modernize etmek. Aerodinamik. Aerodinamik şekilde yapmak.

Stream editor : Akım düzenleyici. Metin editörü. Duraksız düzenleyici. Akım düzenleyicisi. Linux'ta metin editörü.

Streamlined body : Aerodinamik karoser.

İngilizce Streamlet Türkçe anlamı, Streamlet eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Streamlet ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Brooklets : Georgia eyaletinde yerleşim yeri. Küçük dere. Georgia eyaletinde şehir.

Run : Adaylığını koymak. Kaçmak. Tabanları yağlamak. İşletmek. Yayınlamak. Uzanmak. Çarpmak. Çalıştırmak. Kullanmak. Geçerli olmak.

Dingle : Ağaçlıklı küçük dere. İrlanda'da yerleşim yeri. Küçük dere.

Bourne : Gaye. Sınır. Ülke. Su. Memleket. Amaç. Dere. Diyar. Hedef.

Runlets : Dere.

Stream : Dalgalanmak (saç veya bayrak). Aralıksız sürmek. Bilgisayar, uzay alanlarında kullanılır. Sürmek. Dalgalanmak. Akıp gitmek. Akım. Akın halinde gitmek. Dereden büyük, ırmaktan küçük akarsu. Genellikle yazın kuruyan küçük akarsu.

Brooked : Dere. Tahammül etmek. Su. Dayanmak. Katlanmak. Çekmek. Kaldırmak. Irmak.

Bourn : Amaç. Diyar. Dere. Hedef. Su. Sınır. Memleket.

Rill : Dere.

Watercourse : Yatak. Nehir yatağı. Akarsu çığırı. Su. (ark veya kanal gibi üstü açık) suyolu. Dere. Ana suyolu. Akarsuyun kaynaktan ağza değin içinde aktığı, ağza doğru eğimli, dar; ancak, çok uzun oluk biçimli yol. Akarsu ya da kanal.

Streamlet synonyms : rivulets, beck, bourns, streamlets, bournes, runnel, rille, creeks, runlet, dingles, rills, brook, branches, rivulet, rilling, brooklet, branch, brooking, creek.

Streamlet ingilizce tanımı, definition of Streamlet

Streamlet kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A small stream. A rill. A rivulet.