Greenroom türkçesi Greenroom nedir

  • Tiyatroda oyuncuların dinlenme odası.
  • Kulis.

Greenroom ingilizcede ne demek, Greenroom nerede nasıl kullanılır?

Greenrooms : Kulis.

Green algae : Yeşil yosun. Yeşil alg. Yeşil suyosunları. Yeşil algler.

Green apple : Acil durum oksijen sistemi düğmesi.

Green areas : Yeşil alanlar.

Green bean : Ayşekadın. Yeşil fasulye. Taze fasulye. Yeşil fasülye.

Green eyed monster : Kıskançlık. Haset. Yeşil gözlü canavar.

Green cheese : Lor. Lor peyniri. Kesik süt peyniri. Tor. Adaçayı ile boyanmış peynir. Adaçayı peyniri.

Green feed : Yeşil yem. Otsu yem bitkilerinin henüz gelişimini tamamlamamış, bol yapraklı döneminde sap, yaprak, filiz ve çiçeklerini üzerinde bulunduran, hayvanlara otlatılarak veya biçilerek verilen çayır ve mera otları, hasıllarla kök ve yumru yemlere ait dal ve yapraklar.

Green bottle : Altın sinek. Böcekler (ınsecta) sınıfından, iki kanatlılar (diptera) takımından, larvaları yaralar üzerinde görülen bir eklem bacaklı türü.

Green clause credit : Malların depolandığını gösteren ve banka adına düzenlenmiş veya bankaya devredilmiş bulunan bir depo makbuzu karşılığında dışsatımcılara peşin ödeme yapılmasına veya öndelik verilmesine olanak sağlayan akreditif türü. krş. kırmızı kayıtlı akreditif. Yeşil kayıtlı akreditif. Sevkiyattan önce lehtara avans ödeme yapılabilen akreditif.

 

İngilizce Greenroom Türkçe anlamı, Greenroom eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Greenroom ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Coulisse : Borsadaki gayri resmi faaliyet. Bir şeyin içinden kayması için olan oluk. Kanal. Borsa dışında alışveriş yeri. Sürme pencerenin hareket ettiği oluk. Oluk.

Room : Neden. Ç.daire. Pansiyon. Olanak. Oda. Apartman. Yer. Mekan. Bir yapının, özellikle bir evin, oturmak, çalışmak, yatmak gibi eylemlere yarayan gözelerinden her biri. Oturmak.

Green room : Bekleme odası. Dinlenme salonu. Kabul salonu (tiyatroda veya otelde). Sanatçıların çalışma ya da gösteri aralarında dinlendikleri, oturup konuştukları yer. Konuşma odası. Dinlenme yeri.

Theater : Ameliyathane. Sinema salonu. Tiyatro. Alan. Amfiteatr. Oyunevi. Amfi. Bkz.theatre. Sinema. Sinema (amerikan ingilizcesi).

House : Kendi evine almak. Konut. Ev halkı. Ev. Kodak. Barındırmak. İskan etmek. Meclis. Eve yerleştirmek. -de bulunmak.

Offstage : Sahne arkası. Sahne dışı. Sahnenin ya da dekorun dışı. Sahne arkasında olan.

Wings : Sahnenin iki yanında, dekorun görüngüsünü tamamlayan ve derinliği sağlayan, yerleri değişebilir çerçeveler. bu çerçeveler arasındaki oyuncuların girip çıktıkları geçitler. 3 -dekorun arkasında kalan sahne oylumu. Sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Pilotluk rozeti. Görünçlük çevresi. Sahnenin iki yanında dekoru perspektiv yönünden tamamlayan ve derinliği veren yerleri değişebilen çerçeveler. (barok çağında, italya'da, ilk kez kullanılmıştır). bu çerçeveler arasında oyuncuların sahneye girip çıktıkları boşluk. Uçağın gövdesinden çıkan ve uçuş boyunca kaldırma gücü sağlayan uzantılar. Kanatlar. Bezemi, alıcıya göre, iki yandan çevreleyen kanatlar. bu kanatlar arasında oyuncuların görünçlüğe girip çıktıkları boşluk. Kulisler.

 

Backstage : Perde gerisi. Dekor arkası. Sahne arkası. Perde arkasında olan. Ünlü kişilerin özel yaşamlarına dair. Gözden uzak. Sahne arkasında. Perde arkası. Perde arkasında.

Theatre : Sinema. Meydan. Oyunevi. Gösteri evi. Alan. Sahne. Tiyatroyu, bütün sanat dallarıyla uyumlu bir biçimde kaynaştırarak ortaya çıkartmayı doğru bulan tiyatro anlayışı. Tiyatro. Ameliyathane. Dramatik oyunların çalışıldığı, kotarıldığı ve oynandığı yapı.

The green room : Konuşma odası. Yeşil oda. Washington dc'de beyaz saray'daki odalardan biri (neredeyse tamamen yeşil renkte).

Greenroom synonyms : lobby, lobbied, greenrooms.

Greenroom ingilizce tanımı, definition of Greenroom

Greenroom kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The retiring room of actors and actresses in a theater.