Lobbyer türkçesi Lobbyer nedir

  • Lobi faaliyetleri yürüten kimse.
  • Kamu görevlilerini belli davayı desteklemeleri veya belli bir harekette bulunmaları için ikna etmeye çalışan kimse.
  • Lobici.

Lobbyer ingilizcede ne demek, Lobbyer nerede nasıl kullanılır?

Lobbyers : Kamu görevlilerini belli davayı desteklemeleri veya belli bir harekette bulunmaları için ikna etmeye çalışan kimse. Lobi faaliyetleri yürüten kimse. Lobici.

Entrance lobby : Giriş katı. Giriş holü.

Inflation lobby : Enflasyon lobisi. Enflasyon isteminde bulunan grup. krş. enflasyon istemi.

The jewish lobby : Diğerlerini etkilemeye çalışan insanlar grubu. Yahudi lobisi.

Lobby : Hol. Gezinek. İzleyicilerin gösterim başlarında ya da aralarında dinlendiği, sigara içtiği, büfesinden yararlandığı sinema bölümü. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Lobi oluşturmak. Dehliz. Görüşme yapmak. Toplumu ilgilendiren konularda değişiklik yapmak için faaliyette bulunmak. Lobi yapmak. Girişlik.

Lobbyism : Lobicilik. Kamu görevlilerini belli davayı desteklemeleri veya belli bir harekette bulunmaları için ikna etmeye çalışma.

Lobbed : Havaya atmak. Atmak. Lob. Yavaş at. Havaya doğru vurulmuş top. Uğramak. Yavaş atılan top. Havaya atılmış top. Topu havaya vurmak. Havaya doğru vurmak.

Lobbying : Lobi oluşturma. Lobicilik. Kulis çalışması. Lobi çalışması. Kulis faaliyetleri.

 

Lobbing : Havaya atmak. Yavaş at. Uğramak. Topu havaya vurmak. Havaya doğru vurmak. Havaya atılmış top. Havaya doğru vurulmuş top. Yavaş atılan top. Lob. Atmak.

Lobbyists : Lobici.

İngilizce Lobbyer Türkçe anlamı, Lobbyer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lobbyer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bank robber : Banka soyguncusu.

Foyer : Sigara içme salonu. Tiyatroda ara salonu. Antre. Giriş salonu. Fuaye. Aragezinek. Giriş. Bekleme odası.

Vestibule : Gırtlağa uzanan boşluk, burun boşluğu. kuşların kloakının arka odası. sölenterlerde ağzın etrafındaki küçük çöküntü. yapraklarda stomalara giden çöküntü. Antre. Vestibulum. Hol.

Anteroom : Antre. Giriş salonu. Sofa. Bekleme odası. İçinden başka odaya geçilen oda.

Antechamber : Ön yanma odası. Bekleme odası. Antişambr. Önoda. Geçiş veren oda. Antre. Giriş salonu. Küçük oda.

Hall : Oturma salonu. Okul binası. Antre. Hol. Toplantı salonu. Koridor. Kabul salonu. Salon. Geniş oda. Büyük salon.

Building : İnşaat. Yapı. Dikili. Bir yapının yapılması eylemi. İnşa etme. Bina. Kurma. Dikinti. Duvarlar ya da sütunlar üstüne oturtulmuş bir çatısı bulunan, insanların, hayvanların ve malların barınması ya da başka gereksinmeleri karşılamaları amacıyla yapılmış; bir yapıtasarcılık ürünü. İnşa.

Stealer : Hırsız. Çalan.

Lobbyer synonyms : lobbyist, lobbyists, entrance hall, mugger, room, lobbyers, thief, edifice, narthex.