Inflation lobby türkçesi Inflation lobby nedir

  • Enflasyon isteminde bulunan grup. krş. enflasyon istemi.
  • Enflasyon lobisi.
  • İktisat alanında kullanılır.

Inflation lobby ingilizcede ne demek, Inflation lobby nerede nasıl kullanılır?

Inflation : Enflasyon. Fiyatlar genel düzeyindeki sürekli artış. Şişme. Geçerlikte bulunan kağıt para ya da para gibi işlem gören nesnelerin çokluğu. kağıt paranın bankalara yapılan yatırımların, elde bulunan mal ve uygulanacak işlere göre çok olması. Kendini beğenmişlik. Şişirme. Abartı. Para bolluğu. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Para şişkinliği.

Lobby : Gezinek. Antre. Oylarını kazanmak amacıyla senatörlerle görüşmek. Lobi oluşturmak. Görüşme yapmak. Toplumu ilgilendiren konularda değişiklik yapmak için faaliyette bulunmak. Kulis yapmak. Lobicilik yapmak. Lobi faaliyeti yürütmek. Oyun gösterisi arasında seyircilerin dinlenmeleri için ayrılmış yer.

Inflation accounting : Enflasyonun finansal hesaplar üzerindeki etkilerinin yeniden değerleme yöntemiyle giderilmesine ilişkin muhasebe tekniği. Muhasebe raporlarının endeksteki değişimlere göre düzeltilmesi metodu. Enflasyon muhasebesi.

Inflation bias : Ekonomiyi canlandırmak ve işsizliği doğal oranının altına indirmek uğruna daha yüksek bir enflasyon oranına katlanmayı savunan iktisat politikası. Enflasyon yanlılığı. Enflasyon sapması.

 

Inflation feedback process : Fiyatlar genel düzeyindeki artışın iktisadi karar birimlerinin beklentilerini değiştirmesiyle enflasyonda artış eğiliminin ortaya çıktığı çevrim. Enflasyon geri besleme süreci.

Inflation inertia : Enflasyon ataleti. Enflasyon katılığı. Enflasyonu düşürmeye yönelik uygulanan politikalara karşın, iktisadi karar birimlerinin geçmiş dönem enflasyon beklentilerini sürdürmeleri nedeniyle, genel ve/veya kesimsel enflasyon oranının düşmeye direnç göstermesi, dolayısıyla yapışkan hale gelmesi. krş. fiyat katılığı.

İngilizce Inflation lobby Türkçe anlamı, Inflation lobby eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Inflation lobby ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu.

A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

 

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.

Inflation lobby synonyms : ability to pay approach, a shift in individual demand, ability to pay principle, a shift in supply, a shift in demand, a change in demand.