Lobber türkçesi Lobber nedir

  • Yüksek bir dairenin çevresine top atan kimse.

Lobber ile ilgili cümleler

English: Ali sneaked up behind the guard and clobbered him with a monkey wrench.
Turkish: Ali korumanın arkasına sinsice yaklaştı ve onu İngiliz anahtarıyla dövdü.

English: Tom's dog slobbered on his pillow.
Turkish: Tom'un köpeği onun yastığına salya akıttı.

Lobber ingilizcede ne demek, Lobber nerede nasıl kullanılır?

Lobbers : Yüksek bir dairenin çevresine top atan kimse.

Clobber : Benzetmek. Dayak atmak. Eleştirmek. Pataklamak. Haklamak. Öldüresiye dövmek. Yenmek. Kıyasıya dövmek. Eşek sudan gelinceye kadar dövmek. Eşek sudan gelene kadar dövmek.

Clobbered : Yenmek. Acımasızca dövmek. Marizlenmiş. Benzetmek. Eleştirmek. Dayak atmak.

Clobbering : Eleştirmek. Marizlemek. Eşek sudan gelinceye kadar dövmek. Kıyasıya dövmek. Pataklamak. Dayak atmak. Benzetmek. Yenmek. Acımasızca dövmek. Öldüresiye dövmek.

Clobbers : Kıyasıya dövmek. Benzetmek. Dayak atmak. Pataklamak. Öldüresiye dövmek. Eleştirmek. Eşek sudan gelene kadar dövmek. Yenmek. Acımasızca dövmek. Marizlemek.

Lobbied : Lobi yapmak. Antre. Lobicilik yapmak. Kulis yapmak. Lobi. Lobi oluşturmak. Dehliz. Lobi faaliyeti yürütmek. Kulis. Görüşme yapmak.

Slobberer : Ağzının suyu akan kimse veya şey. Salya bulaştıran.

 

Slobbery : Vıcık vıcık. Abartılı. Salyalı. Islak. Salyası akan. Aşırı duygusal. Abartmalı. Salya akıtan.

Slobber : Ağzından salyalar akıtmak. Ağzından akmak. Ağzının suyu akmak. Salya akıtmak. Salyası akmak. Salya. Karter kompresor kaçağı. Salya sümük öpmek. Nemli.

Slobber over : Gevezelik yapmak. Abartmak.

İngilizce Lobber Türkçe anlamı, Lobber eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lobber ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bring down : Devirmek. (yönetimi) düşürmek. Azaltmak. Yıkmak. Yaralamak. Sürdürmek. Aşağıya indirmek. İndirmek. Vurup indirmek. Değerini düşürmek.

Fall : İşgal edilmek. Hastalanmak. Düşüş. Çökmek. Dökülmek. Başlamak. Yıkılmak. Devrilmek. Yağmak. Atışmak.

Depress : Neşesini kaçırmak. Basmak. Üzmek. Değerini azaltmak. Durgunlaştırmak. Canını sıkmak. Sıkmak. Moralini bozmak. Azaltmak. Düşürmek.

Move : Kıpırdamak. Veriyi ana bellekte bir yerden başka bir yere aktarma. Tahrik etmek. Kımıldatmak. Oynamak. İlerlemek. Hamle. Bilgisayar, bilişim, uzay alanlarında kullanılır. Yer değiştirmek. Kıpırdatmak.

Incline : Meyletmek. Yöneltmek. Yatmak. Yönlendirmek. Eğilimi olmak. Sebep olmak. Yatkın olmak. Çalmak. Eğmek. Bayır.

Reef : Camadan vurmak. İhtiyatlı hareket etmek. Sığ kayalık. Döküntü. Maden damarı. Kayalık. İhtiyatla sakınarak hareket etmek. Resif. Altınlı maden damarı.

Get down : Güçlükle yutmak. Hayal kırıklığına uğratmak. Not düşmek. Alçalmak. Yere devirmek. Tamamen keyfine bakmak. Düşmek. (bir işe vb) girişmek. Bozum olmak. -den inmek.

Displace : Azletmek. Yerini değiştirmek. Çıkarmak. Yerini almak. Yerinden çıkmak. Sürmek. Yerinden etmek. Yerine geçmek. Yerinden çıkarmak. -in yerine geçmek.

 

Let down : Sütün indirilmesi. Boşa çıkarmak. Boyunu uzatmak. Rezil etmek. Hayal kırıklığı yaşatmak. Sütün alveollerden meme başı boşluğuna indirilmesi. Hayal kırıklığına uğratmak. Düş kırıklığına uğratmak. Hayal kırıklığı.

Go down : Batmak. Yazılmak. Gitgide çökmek. İnmek. Dinmek. Perişan olmak. Kesilmek. Azalmak. Hastalanmak. Sönmek (lastik).

Lobber synonyms : come down, descend, dip, take down.

Lobber zıt anlamlı kelimeler, Lobber kelime anlamı

Rise : Doğma eylemi. Bilgisayar, uzay alanlarında kullanılır. Yükseltmek. Kalkmak. Terfi etmek. Görünmek. Havalanmak. Yükseliş. Kabarmak. Artış.

Ascend : Pesten tize geçmek (müzik terimi). Ziyadeleşmek. Çıkmak. Tahta çıkmak. Ağmak. Çıkmak (tahta). Artmak. Yükselmek. Yukarı çıkmak. Tırmanmak.

Raise : Konusunu açmak. Yetiştirmek. Artış. Kaldırmak (yukarı). Yokuş. Kabartı. Bir araya getirmek. Toplamak. İnşa etmek.