Clobber türkçesi Clobber nedir

  • Benzetmek.
  • Pataklamak.
  • Yenmek.
  • Öldüresiye dövmek.
  • Eleştirmek.
  • Marizlemek.
  • Dayak atmak.
  • Eşek sudan gelene kadar dövmek.
  • Eşek sudan gelinceye kadar dövmek.
  • Haklamak.
  • Sürekli ve acımasız saldırılar yapmak.
  • Acımasızca dövmek.
  • Kıyasıya dövmek.

Clobber ile ilgili cümleler

English: Ali sneaked up behind the guard and clobbered him with a monkey wrench.
Turkish: Ali korumanın arkasına sinsice yaklaştı ve onu İngiliz anahtarıyla dövdü.

Clobber ingilizcede ne demek, Clobber nerede nasıl kullanılır?

Clobbered : Marizlenmiş. Eleştirmek. Benzetmek. Acımasızca dövmek. Yenmek. Dayak atmak.

Clobbering : Acımasızca dövmek. Öldüresiye dövmek. Kıyasıya dövmek. Eşek sudan gelene kadar dövmek. Yenmek. Benzetmek. Eşek sudan gelinceye kadar dövmek. Dayak atmak. Eleştirmek. Marizlemek.

Clobbers : Acımasızca dövmek. Dayak atmak. Eşek sudan gelene kadar dövmek. Marizlemek. Eleştirmek. Benzetmek. Kıyasıya dövmek. Eşek sudan gelinceye kadar dövmek. Yenmek. Öldüresiye dövmek.

Cyclobutane : Siklobutan. Siklobütan.

Cyclobutene : Siklobutan.

Cloaca congenita : Kloaka konjenita. Rektovajinal fistül. Daha çok kısraklarda vajinanın üst, rektumun alt duvarının anüs ve vulvanın ön tarafında yırtılması sonucu biçimlenen fistül, anüs vajinalis, kloaka konjenita.

 

Cloak and sword : (bir drama veya bilim kurgu kitabının) pelerin ve kılıç takan insanlarla alakalı. Geçmiş günlerdeki alışkanlıkları ve romantik asaleti içeren.

Cloak room : Vestiyer.

Cloak and dagger : Casusluk ile ilgili. Polisiye. Casusluk ile ilgili (roman vb). Casusluk. Macera.

Cloak of snow : Kar kıyafeti.

İngilizce Clobber Türkçe anlamı, Clobber eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Clobber ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Stuff : Tıka basa yemek. Tıkamak. Öz. Kumaş. Kaçak içki. Tahnit etmek. Doldurmak. Hamur. Kağıt hamuru. Uyuşturucu.

Give somebody the works : İmanını gevretmek.

Belabors : Çok uzatmak. Dövmek. Uzatmak. Pataklamak (argo terim). Lafı uzatmak. Üzerinde fazla durmak.

Belaboring : Lafı uzatmak. Çok uzatmak. Dövmek. Uzatmak. Üzerinde fazla durmak. Pataklamak (argo terim).

Overcame : Zayıf düşürmek. Halletmek. Altından kalkmak. Başarmak. Mağlup etmek. Üstesinden gelmek. Başarı elde etmek. Aşmak. Atlatmak.

Animadverts : Kınama. Tenkit. Tenkit etmek. Eleştiri yapmak. Eleştiri. Sitem.

Belaboured : Saldırıya uğramış. Benzetilmiş. Lafı uzatmak. Çok uzatmak. Dövmek. Pataklanmış. Kötü dövülmüş. Uzatmak.

Animadverted : Kınama. Tenkit. Eleştiri. Sitem. Eleştiri yapmak. Tenkit etmek.

Ate up : Kısa zamanda katetmek. Yutmak (kelimeleri). Tüketmek. Yitirmek. Yiyip tüketmek. Silip süpürmek. Kökünü kurutmak. Yiyip bitirmek.

Analogize : Karşılaştırmak (ayrıca analogise). Kıyaslamak. İki farklı şey arasında benzerlikler bulmak.

Clobber synonyms : animadvert, private property, associates, cudgeled, besting, chastised, become worn, belabour, belabored, censured, belabor, bear the bell, assimilating, annihilates, beat to a pulp, mop the floor with, attacks, basted, eat up, attacked, assimilate, cudgel, be overcome, beat up, censures, baste, chastising, beat, carp, clobbers, bear down, batter, personal estate.