Get down türkçesi Get down nedir

  • Salıvermek (özellikle dans ederken, müzik çalarken, şarkı söylerken, vs.).
  • Aşağıya indirmek.
  • Güçlükle yutmak.
  • Yere devirmek.
  • Bunalmak.
  • (resmi olmayan) kısıtlamalarını kaldırmak.
  • Yutmak.
  • Yazmak.
  • Bozum olmak.
  • İnmek.
  • Düşmek.
  • (bir işe vb) girişmek.
  • Sıkılmak.
  • Kaydetmek.
  • Yemek sırasında sofradan kalkmak.
  • Alçalmak.
  • Not düşmek.
  • -den inmek.
  • Tamamen keyfine bakmak.
  • Hayal kırıklığına uğratmak.

Get down ile ilgili cümleler

English: It's time to work now. Let's get down to business.
Turkish: Şimdi çalışma vakti. İşe başlayalım.

English: It's time to get down to business.
Turkish: İşe başlamanın zamanıdır.

English: Let's get down to business.
Turkish: İşe girişelim.

English: He told his son to get down from the ladder.
Turkish: Oğluna merdivenden inmesini söyledi.

English: I've never seen him really get down to work.
Turkish: Onun gerçekten işe başladığın asla görmedim.

Get down ingilizcede ne demek, Get down nerede nasıl kullanılır?

Get : Öldürmek. Kazanmak. Başlamak. Yalanını çıkarmak. Bakmak. Elde etmek. Gidip almak. Varmak. Ele geçirmek. -tirmek.

Down : İndirmek. Düşürmek. Aşağısına doğru. Boyunca. Bozuk. Alaşağı etmek. Aşağıya doğru. Yıkmak. Beri.

Get down to : Başlamak. (ilişkide veya işte vb) adım atmak. Bir işe başlamak. Dört elle sarılmak. -e tamamen dikkatini vermek (resmi olmayan). Ciddiyetle girişmek. Yol almak. İlerlemek.

 

Get down to bedrock : Bir şeyin temeline inmek. Bir şeyini özüne varmak. Bir şeyin esasına inmek (problem, konu, vs.).

Get down to brass tacks : Bir şeyin özüne inmek. Sadede gelmek. Konuya gelmek. Esas meseleye gelmek. Asıl konuya gelmek. Bir şeyin temeline inmek. Ayakları yere basarak konuşmak. Pratikten söz etmek. Sadede gelelim. Gerçek konuya girmek.

Get down to rock bottom : En düşük seviyeye inmek.

Get down to the brass tasks : Bir şeyin özüne inmek. Bir şeyin temeline inmek. Gerçek konuya girmek. Sadede gelmek. Konuya gelmek.

İngilizce Get down Türkçe anlamı, Get down eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Get down ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Come down in the world : Daha kötü bir yaşam sürmeye başlamak. Attan inip eşeğe binmek. Yoksullaşmak. Feleğin sillesini yemek. Eskiyip yıkılmaya yüz tutmak. Gerilemek. Hayatta başarısızlığa uğramak. Durumu bozulmak. Biri eskiden sahip olduğu para ve prestijini kaybetmek.

Chronicle : Tarih yazmak. Olayların zaman sırasına göre yazılmış bulunduğu bir tür tarih yapıtı. Kronik. Günün olayları. Tarihsel olayları günü gününe belirten yazılı kaynak. Tarih. Vakayiname. Kayıt. Kronolojik yazılmış tarih.

Lose face : Rezil olmak. Mahçup olmak. İtibarını kaybetmek. Şerefini kaybetmek. Rezil rüsva olmak. Bozulmak. Saygınlığını yitirmek. Karizmayı çizdirmek. Yüzü kalmak.

Have the pip : Keyifsiz olmak. Efkar basmak. Keyfi yerinde olmamak.

Crashes : Gürlemek. Kırılma. İflas etmek. Kırılmak. Çarpmak. Batmak. İflas bayrağını çekmek. Gürültü etmek. Düşmek (kaza sonucu).

 

Deteriorates : Bozulmak (sağlık veya durum vb). Bozmak. Gerilemek. Kötüleşmek. Kötüleştirmek. Durumu kötüye gitmek. Bozulmak. Fenalaşmak. Kötüye gitmek.

Engorge : Domuz gibi yemek. Çok yemek yemek. Tıka basa veya ağzına kadar dolmak. Tıkanmak. Yiyip bitirmek. Tıkamak. Tıkınmak. Fazla doldurmak. Silip süpürmek.

Drawing up : Durdurmak (araba, at vb.). Sıvamak. Düzenlemek. Dikleştirmek. Ayarlamak. Yetişmek. Dizmek. Yığılmak. Kaleme alma.

Decreased : Eksiltmek. Küçültmek. Küçülmek. Azalmış. Azaltılmış. Eksilmek. Azaltmak. Azalmak.

Decrease : Eksiltmek. Küçülmek. Düşüş. Eksilme. Azaltmak. Eksilmek. Küçültmek. Azalmak. Azalma.

Get down synonyms : wrote down, descended, suffocates, condescends, debark, be disconcerted, crash, debarks, clock up, absorbs, bring down, disillusions, clerking, be bored, choke down, decline, get something down, sweltered, get the pip, discourages, come down, enlisting, alights, enlists, make a note of, collapsing, taken down, draw up, elided, feel embarrassed, descends, enter in, composes.