Get down to the brass tasks türkçesi Get down to the brass tasks nedir

  • Bir şeyin özüne inmek.
  • Sadede gelmek.
  • Konuya gelmek.
  • Bir şeyin temeline inmek.
  • Gerçek konuya girmek.

Get down to the brass tasks ingilizcede ne demek, Get down to the brass tasks nerede nasıl kullanılır?

Get : -tirmek. Uymak. Edinmek. Götürmek. -tırmak. İlgilenmek. Kazanmak. Ettirmek. Ele geçirmek. Hale gelmek.

Down : Çökmek. Alaşağı etmek. İndirmek. Aşağısına doğru. Aşağıya doğru. Bozuk. Yıkmak. Boyunca. Aşağısında.

To : E doğru. Göre. Kala. Arasında. Ya. İla. Ye. İle. Kadar. -e göre.

The : Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belgili tanımlık. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır.

Brass : Küstahlık. Yüksek rütbeli subaylar. Mangır. Pirinç. Bakır-çinko alaşımlarının genel adı.(halk arasında sarı da denir.). Yüzsüzlük. Tıngır. Para. Pirinçten yapılmış eşya veya kaide. Pirinçle kaplamak.

Get down : Tamamen keyfine bakmak. İnmek. -den inmek. (bir işe vb) girişmek. Güçlükle yutmak. (resmi olmayan) kısıtlamalarını kaldırmak. Not düşmek. Hayal kırıklığına uğratmak. Alçalmak. Kaydetmek.

Get down to bedrock : Bir şeyin temeline inmek. Bir şeyini özüne varmak. Bir şeyin esasına inmek (problem, konu, vs.).

 

Get down to work : Ciddi olarak işe koyulmak. Ciddileşmek. Sadede gelmek.

Get down to : Yol almak. İlerlemek. Ciddiyetle girişmek. (ilişkide veya işte vb) adım atmak. Bir işe başlamak. -e tamamen dikkatini vermek (resmi olmayan). Dört elle sarılmak. Başlamak.

Get down to the nitty gritty : Asıl meseleye gelmek.

İngilizce Get down to the brass tasks Türkçe anlamı, Get down to the brass tasks eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Get down to the brass tasks ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Get down to work : Ciddi olarak işe koyulmak. Ciddileşmek.

Touch the right chord : Birinin zayıf yönünden yararlanmak. Doğru noktaya dokunmak. Uzun bir hikayeyi kısa kesmek. Doğru tele dokunmak.

Get to the point : Lafı dolandırmamak. Uzun hikayeyi kısaltmak. İşin sonuna varmak. Doğrudan konuya girmek. Ana noktaya gelmek. Sadede gel. Sadede gelin. Dolandırmadan konuya girmek. Can alıcı noktaya gelmek.

Get straight to the point : Neticeye varmak. Hemen konuya girmek. Sonuca varmak.

Get down to brass tacks : Pratikten söz etmek. Sadede gelelim. Esas meseleye gelmek. Ayakları yere basarak konuşmak. Asıl konuya gelmek.

Talk turkey : Açık konuşmak. Ciddi bir şekilde veya ciddi konuşmak. Yüzüne söylemek. Dobra dobra konuşmak.

Hark back : Geri dönmek (tazı). Konuya dönmek. Geçmişi anımsamak. Geçmişi yad etmek. Geçmişe dönmek. Sadede dönmek. Eskiyi anımsamak.

Cut to the chase : Lafı dolandırmamak. Doğrudan sonuca gitmek. Doğrudan konuya girmek. Dolandırmadan konuya girmek.

Come to the point : Meseleye gelmek. Sadede gel. Sırası gelmek. Ana konuya gelmek. Sadete gelmek. Asıl konuya gelmek.