Hark back türkçesi Hark back nedir

  • Geçmişi yad etmek.
  • Eskiyi anımsamak.
  • Konuya dönmek.
  • Geri dönmek (tazı).
  • Sadede gelmek.
  • Geçmişe dönmek.
  • Geçmişi anımsamak.
  • Sadede dönmek.

Hark back ingilizcede ne demek, Hark back nerede nasıl kullanılır?

Hark : Dinlemek. İşitmek. Sus. Dur. Kulak vermek.

Back : Savunucu. Gövdenin, ense ile kuyruksokumu arasındaki ve ayrıca cimnastikte bir devinim grubunun alanı olan bölümü. Alt tahta. Geçmişte. Geri. Ciro etmek. Sırt. Art. Geçmişe. Geriye.

Hark back to : Eski olaylardan söz etmek. Geçmişten söz etmek. Önceki konuya dönmek.

Harked : Kulak vermek. İşitmek. Dinlemek. Sus. Dur.

Harken : Kulak vermek. Dinlemek.

Harkened : Dinlemek. Kulak vermek.

İngilizce Hark back Türkçe anlamı, Hark back eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hark back ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Get straight to the point : Neticeye varmak. Hemen konuya girmek. Sonuca varmak.

Get down to brass tacks : Sadede gelelim. Konuya gelmek. Bir şeyin özüne inmek. Esas meseleye gelmek. Gerçek konuya girmek. Pratikten söz etmek. Ayakları yere basarak konuşmak. Asıl konuya gelmek. Bir şeyin temeline inmek.

Come to the point : Ana konuya gelmek. Meseleye gelmek. Sırası gelmek. Sadete gelmek. Sadede gel. Asıl konuya gelmek.

 

Get down to work : Ciddileşmek. Ciddi olarak işe koyulmak.

Cut to the chase : Dolandırmadan konuya girmek. Doğrudan konuya girmek. Doğrudan sonuca gitmek. Lafı dolandırmamak.

Get to the point : Dolandırmadan konuya girmek. Doğrudan konuya girmek. Sadede gel. Uzun hikayeyi kısaltmak. İşin sonuna varmak. Lafı dolandırmamak. Can alıcı noktaya gelmek. Ana noktaya gelmek. Sadede gelin.

Talk turkey : Ciddi bir şekilde veya ciddi konuşmak. Açık konuşmak. Dobra dobra konuşmak. Yüzüne söylemek.

Get down to the brass tasks : Gerçek konuya girmek. Konuya gelmek. Bir şeyin temeline inmek. Bir şeyin özüne inmek.

Touch the right chord : Doğru noktaya dokunmak. Birinin zayıf yönünden yararlanmak. Doğru tele dokunmak. Uzun bir hikayeyi kısa kesmek.

Turn the clock back : Yeniden gündeme getirmek. Saati geri almak. Zamanı geriye almak. Hortlatmak. Saati geriye almak. Zamanı tersine çevirmek. Henüz geçmiş bir saate geri dönmek. Geçmişe geri dönmek.