Come to the point türkçesi Come to the point nedir

  • Ana konuya gelmek.
  • Sadede gelmek.
  • Sırası gelmek.
  • Meseleye gelmek.
  • Asıl konuya gelmek.
  • Sadede gel.
  • Sadete gelmek.

Come to the point ile ilgili cümleler

English: The situation has come to the point where we either sink or swim.
Turkish: Durum ya batarsın ya da çıkarsın noktasına geldi.

Come to the point ingilizcede ne demek, Come to the point nerede nasıl kullanılır?

To : Ya. -mek -mak (mastar). Ye. Kadar. İla. Arasında. Karşı. Göre. Kala. -e kadar.

The : Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belgili tanımlık. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır.

Point : Puan. Çevirmek. Ucunu sivriltmek. Tenis, bilgisayar, masa tenisi alanlarında kullanılır. Çıkmak (çıban vb). Topun kurallara uygun olarak geri çevrilememesi ya da başlama atışının kullanılmaması sonucu tarafların kazancını ya da yitirimini belirleyen birim. Göstermek. Sivrilmek. Tevcih etmek. Doğrultmak (silah).

Come to the aid of : Desteklemek. Yardımına koşmak. Yardım etmek. Kurtarmak.

Come to the boil : Kaynamak. Son raddeye gelmek. Kritik noktaya gelmek. Kızışmak.

Come to the front : Göze çarpmak. Öne çıkmak. Olağanüstü olmak. Önde gelmek. Üstün olmak.

 

Come to the fore : Fark edilmek. Önder olmak. Gündeme oturmak. Etkinlik kazanmak. Öne ulaşmak. Temayüz etmek. Öne geçmek. Başa gelmek. İlerlemek. Gündeme gelmek.

Come to the crunch : Paçası sıkışmak.

İngilizce Come to the point Türkçe anlamı, Come to the point eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Come to the point ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Get down to work : Ciddileşmek. Ciddi olarak işe koyulmak.

Get straight to the point : Hemen konuya girmek. Sonuca varmak. Neticeye varmak.

Get down to the brass tasks : Gerçek konuya girmek. Bir şeyin temeline inmek. Konuya gelmek. Bir şeyin özüne inmek.

Cut to the chase : Doğrudan sonuca gitmek. Doğrudan konuya girmek. Dolandırmadan konuya girmek. Lafı dolandırmamak.

Have a whack at : Son bir girişimde bulunmak. Riske girmek. Son bir deneme yapmak.

Hark back : Geçmişi yad etmek. Eskiyi anımsamak. Geçmişi anımsamak. Geçmişe dönmek. Sadede dönmek. Konuya dönmek. Geri dönmek (tazı).

Get down to brass tacks : Esas meseleye gelmek. Bir şeyin temeline inmek. Bir şeyin özüne inmek. Pratikten söz etmek. Gerçek konuya girmek. Konuya gelmek. Ayakları yere basarak konuşmak. Sadede gelelim.

Be at the bat : Oyun sırası gelmek.

Talk turkey : Ciddi bir şekilde veya ciddi konuşmak. Yüzüne söylemek. Dobra dobra konuşmak. Açık konuşmak.

Take a crack at : Son bir girişimde bulunmak. Son bir deneme yapmak. Riske girmek.

Come to the point synonyms : be time for, touch the right chord, get to the point.