Come to the aid of türkçesi Come to the aid of nedir

Come to the aid of ile ilgili cümleler

English: Now is the time for all good men to come to the aid of their country.
Turkish: Şimdi tüm iyi insanların kendi ülkelerinin yardımına gelme zamanıdır.

Come to the aid of ingilizcede ne demek, Come to the aid of nerede nasıl kullanılır?

To : Kala. Kadar. Oranla. Arasında. İle. -e kadar. Karşı. Ye. E doğru. -mek -mak (mastar).

The : Belgili tanımlık. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır.

Aid : El uzatmak. Bilgisayar, iktisat alanlarında kullanılır. Yardım. Yardımcı olmak. Yardımcı. Destek. Bir iktisadi karar biriminin kendi iktisadi gücünü ve olanaklarını başka birisi için kullanması. gelişmiş ülkelerin veya uluslararası kuruluşların, azgelişmiş ülkeleri iktisadi olarak kalkındırmak veya sosyal amaçlarla verdikleri çok düşük faizli veya karşılıksız aktarımlar. krş. bağış, bağlı kredi, bağlı olmayan kredi, koşullu kredi. İane. İnfak. Alet.

Of : Den. İle ilgili. Yüzünden. -nin. Hakkında. -li. -dan. -in. Karşı. -nın.

Come to the boil : Son raddeye gelmek. Kritik noktaya gelmek. Kaynamak. Kızışmak.

 

Come to the fore : Sivrilmek. Önemli bir konuma gelmek. İlerlemek. Fark edilmek. Gündeme gelmek. Başa gelmek. Temayüz etmek. Öne ulaşmak. Öne geçmek. Önder olmak.

Come to the surface : Yüze çıkmak.

Come to the rescue : İmdada yetişmek.

Come to the crunch : Paçası sıkışmak.

Come to the wrong shop : Yanlış kapı çalmak. Yanlış kapıyı çalmak.

İngilizce Come to the aid of Türkçe anlamı, Come to the aid of eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Come to the aid of ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Be with : İzlemek. Söyleneni anlamak. Arka çıkmak.

Clears : Aydınlatmak. Kaldırmak. Geçmek. Seyretmek (gemi). Limana giriş veya çıkış izni almak. Temize çıkarmak. Kazanmak. Açıklamak. Tahliye etmek. Kapatmak.

Befriended : Dostça davranmak. Arkadaş olmak. Elinden tutmak. Arkadaşça davranmak. Arkadaşlık etmek.

Lend a hand to : Yardımına yetişmek. -e elini uzatmak. -e yardım etmek. İmdadına yetişmek.

Afforce : Sağlamlaştırmak. Kuvvetlendirmek. Güçlendirmek.

Bear a hand : Yardım eli uzatmak.

Succour : Yardımına gelmek. Yardıma gelmek. Yardım. İmdat etmek. İmdadına yetişmek. İmdat. İmdada yetişmek. Yardıma koşmak.

Bail out : Maşrapa vb ile boşaltmak. Kefaletle serbest bırakmak. Kefaletle kurtarmak. Paraşütle atlamak. Giren suyu kova ile boşaltmak. Tekneye giren suyu kova ile boşaltmak. Kefaletle serbest bıraktırmak. Kurtulmak. Paraşütle atlamak (uçaktan).

Aiding : Suça yataklık etmek. Yardımcı olmak.

Advocating : Destekleme. Müdafaa. Müdafaa etmek. Savunma. Savunmak. Avukatlığını yapma.

Come to the aid of synonyms : afford assistance, rally, assisting, bear out, bails, assists, clean up, succor, succours, absolves, rallied, accommodate with, bear up, absolved, assist at, be a party to, succors, succoring, befriend, absolve, bail, bat for, bolster, bring off, be of use, rallies, abet, beareth, brought off, bring through, advocate, bear somebody out, cleared.