Aiding türkçesi Aiding nedir

  • [#yardım Yardımcı] olmak.
  • Yardım etmek.
  • Suça yataklık etmek.

Aiding ile ilgili cümleler

English: I was arrested for aiding in his escape.
Turkish: Onun kaçmasına yardım ettiğim için tutuklandım.

Aiding ingilizcede ne demek, Aiding nerede nasıl kullanılır?

Aiding and abetting : Yardakçılık etmek. Yardım ve yataklık. Suç ortaklığı yapmak.

Braiding : Örgü. Saç örgüsü. Örgü biçimli süs. Örgü biçiminde motif. Örme.

Braiding of a cable : Kablo örtüsü. Kablo döşeme. Kablo örgüsü.

Braidings : Örme. Örgü biçiminde motif. Örgü. Saç örgüsü. Örgü biçimli süs.

Plaiding : İskoç kumaşı. Ekose desen. Ekoseli kumaş. Kareli kumaş. Ekose. Ekose kumaş. Ekoseli.

Raiding : Akın eden. Baskın yapmak. Akın etmek. Basmak. Hücum etmek. Akın etme.

Aid de camp : Emir subayı. Yaver.

Elaidic acid : Margarin ve kızartma yağlarda bol bulunan ve oleik asidin hidrojenizasyonu sonucu ortaya çıkan trans formundaki yağ asidi. Elaidik asit.

Aid and abet : Yardakçılık etmek. Suçortaklığı yapmak. Suça ortak olmak. Suç ortağı olmak. Suça iştirak etmek. Suç ortaklığı yapmak. Yardım ve yataklık etmek. Suçun işlenmesine yardım ve yataklık etmek.

Old maidish : Fazla kuralcı olduğundan memnun edilmesi zor olan. Yaşlı kadınlar gibi. Yaşlı kadın benzer.

 

İngilizce Aiding Türkçe anlamı, Aiding eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Aiding ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Redetermination : Tekrar saptama.

Early : İlk. Eski. -in başlarında. İlk zamanlarında. Erkenden. Önceki. Erken.

Timeliness : Aktüellik. Yerindelik. Vakitlilik. Uygunluk. Zamana riayet. Vaktindelik. Zaman ulaştırmalı. Güncellik. Dakiklik. Zamanlılık.

Location : Konumlama. Dışarıda çevirimler için ayrılmış, geniş, boş, işliğe bitişik ya da başka bir yerde bu işte kullanılan arsa. Gözlemleri bir eksenler dizgesinde yatay ve düşey eksene olan uzaklıklarıyla göreli yerlerine yerleştirme. İşlik arsası. Yer. Konum. Dışarıdaki çevirimlerin gerçekleştirildiği uzay. Bk. bellek yeri. Bilgisayar, bilişim, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Presentness : Halihazırdalık. Şu andalık. Mevcut olma.

Aid : Bir iktisadi karar biriminin kendi iktisadi gücünü ve olanaklarını başka birisi için kullanması. gelişmiş ülkelerin veya uluslararası kuruluşların, azgelişmiş ülkeleri iktisadi olarak kalkındırmak veya sosyal amaçlarla verdikleri çok düşük faizli veya karşılıksız aktarımlar. krş. bağış, bağlı kredi, bağlı olmayan kredi, koşullu kredi. Yardım. Yardim etmek. Destek. Alet. Bilgisayar, iktisat alanlarında kullanılır. El uzatmak. İnfak.

Approaching : Yanaşma. Adımlama. Yakında olacak olan. Yaklaşma. Yaklaşan.

Middle : Orta yer. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Ara. Göbek adı. Ortadaki. Bel. Ortanca. Orta. Vasati. Orta kısım.

Lateness : Tehir. Geç kalma. Geç olma. Gecikme.

Aiding synonyms : nowness, temporal arrangement, pastness, refutal, temporal order, be subsidiary to, preceding, bear somebody out, befriended, assisting, refutation, disproof, lead, proof, find, late, rectification, validation, help, abets, befriend, localisation, resolution, assists, untimeliness, seasonableness, bear up, identification, earliness, futurity, succeeding, assist, punctuality.

 

Aiding zıt anlamlı kelimeler, Aiding kelime anlamı

Punctuality : Dakiklik.

Late : Gecikmiş. Eski. Merhum. Son zamanlardaki. Her zamanki. Son zamanlarda olan. Rahmetli. Müteveffa. Son. Ölü.

Lateness : Tehir. Geç kalma. Geç olma. Gecikme.

Aiding antonyms : pastness, tardiness, timeliness, preceding, unseasonableness, futurity, untimeliness, early, middle, future, succeeding, past, earliness, seasonableness, presentness, present, permanent.