Braidings türkçesi Braidings nedir

Braidings ingilizcede ne demek, Braidings nerede nasıl kullanılır?

Braiding of a cable : Kablo döşeme. Kablo örtüsü. Kablo örgüsü.

Braiding : Saç örgüsü. Örgü biçiminde motif. Örme. Örgü. Örgü biçimli süs.

Unbraiding : Örgüsünü açmak.

Upbraiding : Azarlayıcı. Azarlama. Paylama.

Braid : Kordon. Şeritle süslemek. Tutturmak. Saçını örmek. Şerit. Saç örgüsü. Örmek. Bağlamak. Bant. Örülmüş şey.

Braiders : Örgüleyen. Belik yapan kimse. Örgü yapan kimse. Bağlayan.

Braided : Şeritlerle süslü. Örülmüş. Şeritli. Şeritlenmiş. Örgülü.

Unbraid : Örgüsünü açmak.

Upbraid : Çıkışmak. Haşlamak. Paylamak. Azarlamak.

Braided cable : Örgülü kablo.

İngilizce Braidings Türkçe anlamı, Braidings eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Braidings ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Hand knitted : El ile örülmüş. El örgüsü.

Grid : Izgara (elektrik). Parmaklık. En yeni renkli almaçlarda, eleğin yerini alan, 60 cm'lik görüntülük için düşey sıralanmış 650 telden oluşan ızgara. Sahne tavanı. Renk ızgarası. Çıngı şebekesi. Kafes. Izgara. Radyo ışıtaçlarında eksiuç ile artıuç arasına yerleştirilen ızgara biçiminde elektrikucu.

 

Weavings : Girişim. Dokumacılık. Dağılma. Örülme. Karışma. Dokuma. Kesişme.

Knits : Birleşmek. Kaynaşmak. Örgü örmek. Dokumak. Sıkı ve sağlam bir şekilde bağlanmak. Düğümle bağlamak. Çatmak. Çatmak (kaşları). Örmek.

Darning : Örerek onarma. Gözenecek kumaş. Gözeme. Yama. Örerek tamir. Örülmesi gereken şey.

Netting : Ağ örme. Kafes. File. Ağ işi. Cibinlik. Ağ. Ağ yapma. Ağ örgüsü. Avlanma.

Plaits : Kıvrım. Plise. Pli.

Pigtail : Tütün (sarımlık). At kuyruğu şeklinde örülmüş saç. Sarımlık tütün. İki örgü (saç). Domuzkuyruğu kontak. Çiğneme tütünü. Ucunda bir halka olan tel tutucu. Halkalı tel tutucu.

Offensive : Kötü. İğrenç. Saldırıyla ilgili. Tiksindirici. Sürekli saldırı. Taaruza ait. Saldırı. Hücum. Saldırgan. Çirkin.

Predatory : Başkasının malına göz koyup elinden almaya çalışan. Çapulcu. Yırtıcı. Başkalarının eşine göz koyup elinden almaya çalışan. Talancı. Yağmacılıkla geçinen. Yağmacı. Yağma ile geçinen. Yırtıcı (hayvan). Başkalarının malına göz koyup elinden almaya çalışan.

Braidings synonyms : plait, lattice, knit, braiding, darnings, marauding, weaves, weave, knitting, cooking, entwisting, plat, woven, tresses, tress, nettings, knittings, knitwork, knitted, plaiting, weaving, cookery, entwining, extensions, preparation, braid, plats.

Braidings zıt anlamlı kelimeler, Braidings kelime anlamı

Defensive : Koruyan. Savunmalı. Defansif. Koruyuculu. Koruyucu. Savunmaya geçen (hedef alındığını zannederek). Müdafaa eden. Savunmaya yarayan. Savunma. Savunucu.

Approval : Onay. Uygun bulma. Onama. Onaylama. Bir ölçekle ölçüye vurulan kişinin herhangi bir ölçek sınarında dile getirilen yargıyı olumlaması ya da ilgili görüşe katılması. Tasvip. Resmi izin.