Upbraiding türkçesi Upbraiding nedir

Upbraiding ingilizcede ne demek, Upbraiding nerede nasıl kullanılır?

Upbraid : Çıkışmak. Azarlamak. Haşlamak. Paylamak.

Upbraided : Çıkışmak. Haşlamak. Azarlamak. Paylamak.

Upbraider : Paylayan kimse. Çıkışan kimse. Azarlayan kimse.

Upbraiders : Çıkışan kimse. Azarlayan kimse. Paylayan kimse.

Upbraids : Haşlamak. Çıkışmak. Paylamak. Azarlamak.

İngilizce Upbraiding Türkçe anlamı, Upbraiding eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Upbraiding ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dressing down : Fırça. Zılgıt. Azar. Dövme. Dayak.

Reproving : Ayıplamak. Kınamak. Sitem etmek. Hoşgörmemek.

Vituperative : Ağzı bozuk. Küfürbaz.

Chiding : Söylenmek. Ayıplamak. Azarlamak. Azarlayan. Çıkışmak.

Exprobration : Yüzüne vurma.

Jobation : Usandırıcı eleştiri. Azar.

Earful : Şaşırtıcı cevap. Azar.

Reprimand : Azarlamak. Kınama. Paylamak. Azar. Fırça çekmek. Fırça atmak. Bir disiplin suçu işlemiş olan öğrenciye davranışının beğenilmediğinin yazılı olarak bildirilmesi. Kınamak.

Lesson : Hisse. Ders. Çimke. İbret. Azar.

Lashing : Bağlama. Azar. Kırbaçlama. İp. Halat. Palamar. Kırbaçlama cezası. Kamçılama. Fırça atma.

Upbraiding synonyms : chewing out, berating, earfuls, castigation, earbashing, bawl out, bawling out, remonstrance, rebuke, going over, kick in the pants, reproval, reproof, objurgations, reprehension, castigations, attainture, remonstrances, nagging, objurgation.