Upbraid türkçesi Upbraid nedir

Upbraid ingilizcede ne demek, Upbraid nerede nasıl kullanılır?

Upbraided : Paylamak. Haşlamak. Çıkışmak. Azarlamak.

Upbraider : Azarlayan kimse. Paylayan kimse. Çıkışan kimse.

Upbraiders : Azarlayan kimse. Çıkışan kimse. Paylayan kimse.

Upbraiding : Azarlama. Paylama. Azarlayıcı.

Upbraids : Azarlamak. Haşlamak. Çıkışmak. Paylamak.

Airing cupboard : Havalandırma dolabı. Giysi ve çamaşırdan yapılan diğer şeyleri saklamak için kullanılan küçük depolama alanı.

Upbeat : Vurgusuz tempo. Neşeli. İyimser. Eğlenceli.

Upbuild : Kurmak (bir binayı). İnşa etmek. Genişletmek. Bina etmek. Desteklemek (bir yapıyı). Kuvvetlendirmek.

Upbringings : (çocuk) yetişme tarzı. Yetişme. Terbiye etmek. Yetiştirilme tarzı. Yetiştirme. Terbiye. Çocuk bakım ve eğitimi. Yetişim. Terbiye verme.

Upbear : Desteklemek. Kaldırmak. Destek vermek. Ayakta tutmak. Tutmak. Yükseltilmiş bir pozisyonda desteklemek. Yükseltmek. Dayandırmak. Güç vermek. Dayanmak.

İngilizce Upbraid Türkçe anlamı, Upbraid eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Upbraid ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Accuse : Suçlama yöneltmek. Dava etmek. İtham etmek. Suçlamada bulunmak. Suçlamak.

 

Admonishing : Öğüt vermek. Kulağını çekmek. İhtar vermek. Tembih etmek. Uyarmak. Kulağını bükmek. Nasihat vermek. İhtar etmek. Nasihat etmek.

Blister : Kabartmak. Kabarmak. Kabartı. Su toplatan şey. Boyanın kabarması. Kabarcıklanmak. Su toplamış kabarcık. Silah bölmesi.

Affording : Satın almaya gücü yetmek. Vermek. Gücü yetmek. Karşılamak (parasal olarak). Maddi gücü yetmek. Parası yetmek. Zamanı olmak. Zaman ayırabilmek. Bulabilmek.

Castigates : Düzeltmek. Kıyasıya eleştirmek. Kınamak. Cezalandırmak. Dövmek. Fırçalamak. Yerden yere vurmak.

Blow up : Agrandisman yapmak. Tahrip etmek. Kopmak (fırtına vb). Şişirmek. Havaya uçmak. Çılgına dönmek. Parlamak. Havaya uçurmak. Birden kızmak.

Call on the carpet : Fırça çekmek. Fırça atmak.

Berated : Fırça atmak (argo terim).

Bawled : Zırlamak. Haykırmak. Bağırmak. Avazı çıktığı kadar bağırmak. Feryat etme. Yüksek sesle ağlamak. Bas bas bağırmak. Haykırış. Avazı çıktığı kadar bağırmak (argo terim).

Chidden : Fırça atmak. Fırça çekmek. Ayıplamak. Kusur bulmak. Söylenmek.

Upbraid synonyms : berates, baste, bastes, bawl, admonished, bawls, come down upon, incriminate, bawl out, basted, admonishes, afforded, call somebody over the coals, impeach, bring up, chide, reproach, boil, came down on, jump on, inveigh, inveighed, chew out, chides, affords, call down, admonish, castigate, bawling out, chiding, get after, brush down, criminate.

Upbraid ingilizce tanımı, definition of Upbraid

Upbraid kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To charge with something wrong or disgraceful. Followed by with or for, and formerly of, before the thing imputed. To utter upbraidings. Contumely. To reproach. The act of reproaching. To cast something in the teeth of.