Blister türkçesi Blister nedir

  • Silah bölmesi.
  • Kabarmak.
  • Kabartı.
  • Su toplatan şey.
  • Kabarıklık.
  • Su toplanmış kabarcık.
  • Su toplama.
  • Kabartmak.
  • Boyanın kabarması.
  • Su toplamış kabarcık.
  • Çıkışmak.
  • Kabarmasına neden olmak.
  • Kabarcık.
  • Yakı.
  • Kabarcıklanmak.
  • Rasat kulesi.
  • Su toplamak.
  • Azarlamak.

Blister ile ilgili cümleler

English: The one whose butt got burned has to sit on the blisters.
Turkish: Poposu yanan kişi kabarcıkların üstünde oturmak zorundadır.

English: I've got blisters on my fingers.
Turkish: Benim parmaklarımda nasırlar var.

English: I've got blisters.
Turkish: Kabarcıklarım var.

English: Tom has trouble with his walking boots. He has blisters on the sole of one foot.
Turkish: Tom'un yürüyüş botlarıyla sorunu var. Bir ayağının tabanında kabarcıklar var.

English: I've got blisters on my feet.
Turkish: Ayaklarımda şişlikler var.

Blister ingilizcede ne demek, Blister nerede nasıl kullanılır?

Blister bug : Meloidae ailesinde bulunan, kuru gövdeleri insan derisiyle temas ettiğinde kabarcık oluşumuna neden olan ve bazen de tahriş edici madde olarak kullanılan böcekler, lytta vesicatoria. Kabarcık böceği.

Blister fly : Hekimlikte yakısından yararlanılan, 2 cm. boyunda, kınkanatlı, parlak yeşil böcek türü; ispanya sineği, kunduzböceği, yakı sineği. Kuduzböceği.

 

Blister pack : Kılıf ambalajın şeffaf kısmı.

Blood blister : Kan oturması. Kan veya kan serumu içerek kabarıklık.

Fever blister : Bir sıtma belirtisi olarak da ortaya çıkabilen, sulu, küçük deri kabarcığı. Uçuk.

Heat blister : Kurdeşen. Isı kabarıklığı.

I have a blister : Su toplanmış kabarcık var.

Foot blister : Kurdeşen. Yiyecek kabarıklığı.

Blistery : Fokurdatacak kadar sıcak. Kabarcıkları olan. Kabarcıklı. Su kabarcıkları çıkartacak kadar sıcak.

Small blister : Derdeki küçük şişme. Küçük baloncuk. Küçük kabarcık.

İngilizce Blister Türkçe anlamı, Blister eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Blister ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Billow : Şişirmek (yelkeni). Dalgalanmak. Dalgalar halinde yükselmek. Büyük dalga. Rüzgarla şişmek. Dalgalandırmak. Buram buram çıkmak (duman). Dalga dalga kabarmak. Çok duman çıkarmak.

Admonished : Uyarmak. Fırça yemiş. Tembih etmek. İhtar etmek. Azarlanmış.

Swelling : Şişlik. Kabarma. Şişmiş yer. Şişme. Yükseltme. Genişleme. Kabarık. Çıban. Şişkinlik.

Catchments : Toplama. Tutma. Kaptaj. Havza. Su tutma havzası. Hizmet alanı. Baraj havzası.

Granulating : Ufalama. Tanelenmek. Öğütmek. Tanelemek. Granüle etmek.

Bloat : Şişirmek. Şişmek. Abdominal distansiyon. Şişkinlik. Tuzlamak ve tütsülemek. Tütsülemek (balık). Karın şişkinliği, şiplenium, humor. genç tavşanlarda bağırsak yangısının sonucunda biçimlenen karnın şişkin görünümü.

Torus : Simit. Kas veya kemikte kabartı. Tor. Halka (mak.). Çiçeğin reseptakulumu. kenarlı geçitlerde geçit zarının orta kısmında bulunan, primer kalınlaşmayla oluşan yapı. 3.çeşitli hayvanların ayaklarındaki yastık yapısı. Konveks pervaz. Yumru. Halka şeklinde kabartma. Torus.

 

Hogging : Belverme. Dışa bükülme kamburlaşma. Bombeleme. Kemer şeklini alma. Parlatma hatası. Kamburlaştırma. Kemer şeklini verme. Killi kum-çakıl. (rotorun) kamburlaşması. Yalazla kesmeli temizleme.

Baste : Dövmek. Erimiş yağ dökmek. Yağlamak. Dayak atmak. Yağ sürmek. Sıvı dökmek veya sürmek (kurumaması için pişen etin üstüne). Paylamak. Haşlamak. Kurumaması için etin üzerine su dökmek. Teyellemek.

Swell up : Şişmek. Şişirmek. Artırmak. Yükseltmek.

Blister synonyms : tumesce, granulate, blowhole, puffiness, get after, bulla, fluffed, inveighs, vesicate, bubble, fluff out, bring up, cavitation, bulge, fluff up, bulging, papule, ampulla, bloats, arching, dilate, brush down, dilates, inveigh, blisters, bloat out, swell, emboss, protuberances, admonishing, bawling out, camber, billowed.

Blister ingilizce tanımı, definition of Blister

Blister kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A vesicle of the skin, containing watery matter or serum, whether occasioned by a burn or other injury, or by a vesicatory. To raise a blister or blisters upon. To be affected with a blister or blisters. A collection of serous fluid causing a bladderlike elevation of the cuticle. To have a blister form on.