Granulating türkçesi Granulating nedir
Granulating ingilizcede ne demek, Granulating nerede nasıl kullanılır?
Granulatio : Taneciklenme, granulum. Granülasyo.
Granulation : Taneleşme. Taneleme. Tane dağılımı. Dokuların içinde anormal olarak meydana gelmiş olan küçük sertçe kitleler veya granüller. yaraların içinde oluşan ve onların iyileşmesini sağlayan ufak, yuvarlak, kabarcıklardan oluşan bağ doku üremesi. Tane oluşumu. Yangı sonucu oluşan küçük, yuvarlak, kitle biçimindeki patolojik oluşum, yaraların içinde oluşan ve onların birleşmesini sağlayan küçük tanecikler. Ufalandırılma. Tanecik oluşumu. Öğütme. Granülasyon.
Granulation tissue : Kabarcık doku. Yaraların içinde oluşan ve onların iyileşmesini sağlayan ufak, yuvarlak, ete benzer kitleler. Taneli doku. Granülasyon dokusu.
Granulations : Öğütme. Granülasyon. Tanelenme. Taneleme.
Exuberant granulation tissue : Granülasyon dokusunun gereksinimden fazla oluşarak ve yara yüzeyinden taşmasıyla belirgin bozukluk. atlarda kötü kan dolaşımı, çok az yumuşak doku, yetersiz drenaj ve aşırı hareketin varlığı gibi nedenlerle bacakların alt kısımlarındaki yaralanmaların ciddi bir komplikasyonudur. Taşkın granülasyon dokusu.
Degranulation : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Degranülasyon. Yerel iltihaplanmalarda veya bazı alerjik durumlarda mast hücreleri, bazofil lökositler gibi hücrelerin sitoplazmasında bulunan granüllerin hücre dışına bırakılması. Yerel yangılarda veya kimi alerjik durumlarda mast hücreleri, bazofil lökositler vb. hücrelerin sitoplazmasında bulunan granüllerin hücre dışına bırakılarak kaybedilmesi. Yerel iltihaplanmalarda ya da bazı alerjik durumlarda mast hücreleri, bazofil lökositler vb.nin sitoplazmasında bulunan granüllerin hücre dışına bırakılması.
Granulated refined sugar : Kristal rafine şeker.
Granulated sugar : Toz şeker. Tozşeker.
Photospheric granulation : Fotosferik bulgurlanma. Işılyuvar bulgurlanması. Işıkyuvarı bulgurlaması. Işıkyuvarında görülen bulgur gibi taneciklerin kaynayıp oynaması.
Granulators : Şeker kurutucusu. Tanecikler yapan kişi. Taneleyen kimse veya şey. Ufalayıcı. Taneleyici. Öğütücü.
İngilizce Granulating Türkçe anlamı, Granulating eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Granulating ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Grinds : Çektirmek. Çekmek (mutfak robotunda sebze vb'ni). Çalmak. İneklemek. Rodaj yapmak. Çekmek. Ezmek. Sıkıştırmak. Ezilmek.
Crunched : Gürültüyle yemek. Kıtır kıtır yemek. Çiğnemek. Ezmek. Hatır hatır yemek. Kütürdetmek. Hışırdamak. Çıtır çıtır yemek. Çatırdamak. Katır kutur yemek.
Formation : Biçimlenme. Oluş. Belli bir varlık kazanma, oluşma süreci. herhangi bir varlığın zamanla belli bir biçime ve yapı özelliğine kavuşması. kişinin belli bir eğitim sürecinde kazandığı niteliklerin tümüne verilen ad. Bir bileşiğin öğelerinden yapılması. Gökcisimlerinin, canlıların doğup, biçimlenme süreci. Şekil verme. Yapım. Oluşturma. Bir kayaç katman (litostratigrafi) birimi; belli bir ya da birkaç kayaç cinsinin egemen olması ya da yapılışında göze çarpan özelliğiyle, altından ve üstünden ayırt edilebilen oluşum. Kırılcaların, temel yapılarına bağlı olarak büyürken geliştirdikleri biçim.
Shredding : Küçük parçalara kıyılma işlemi. Yırtarak küçük parçalara ayırma eylemi. Kırpma makinası ile belgeleri yoketme eylemi. Kırpıntılama. Doğrama. Dilme.
Flour : Una bulamak. Fiziksel form olarak bir yem maddesinin öğütülmüş veya partikül irilikleri başka bir yöntemle küçültülmüş durumu veya hububat tanelerinin, diğer tohumların veya ürünlerin ince öğütülüp elenmesiyle elde edilen ve esas itibarıyla nişasta ve endospermin glüteninden oluşan yumuşak kısmı. İnce toz gereç. Un haline getirmek. Unlamak. Flor. Un.
Graining : Damarlandırma. Ağaç damarlı bezeme. Damarlı yapmak. Ağacı damarlı boyamak. Boyama mermer. Yapay mermer. Taneleme.
Floured : Un. Un haline getirmek. Una bulamak. İnce toz gereç. Unlamak. Flor. Un serpmek.
Grain : Tahıl. Elyaf. Granül. Damarların düzeni (bir ağaç parçasının içindeki). Sepilemek. İriliği gözle görülme sınırı dolaylarında olan küçük katı parçası. Tane. Ağacı damarlı boyamak. Hububat. Duyarkatın içinde kalan gümüş tuzu parçaları.
Efflorescence : Toz haline gelme. Derinin kızarması. Tozlanma. Toz olma. Çökeltilerin buharlaşmasıyle, kayaçların üstünde kalan tortul. Kimi sulu örüt bileşiklerin havada su yitirerek, yüzeyden başlayan toza dönüşme özelliği. örn. çamaşır sodasının tozlaşması. Efloresans. Gelişip olgunlaşma. Kimya, jeoloji alanlarında kullanılır.
Granulating synonyms : proud flesh, get blistery, crushing, crush, digest, blister, connective tissue, grind, granulate, granulation tissue, slaking, comminution, shaping, comminute, mill, disintegrating, granulates, flouring, crushes.

Bu kısımda Granulating kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Granulating ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Granulating anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Granulating ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.