Grinds türkçesi Grinds nedir

  • Zımparalamak.
  • Ezmek.
  • Taşa tutmak.
  • Ezilmek.
  • Çekmek.
  • Öğütmek.
  • Çektirmek.
  • İneklemek.
  • Rodaj yapmak.
  • Üzmek.
  • Kolunu çevirerek çalıştırmak.
  • Çalmak.
  • Bilemek.
  • Sıkıştırmak.
  • Çekmek (mutfak robotunda sebze vb'ni).
  • Gıcırdatmak.

Grinds ingilizcede ne demek, Grinds nerede nasıl kullanılır?

Grindstone : Değirmentaşı. Bileme taşı. Bileği taşı. Küstere. Bileği. Zımpara taşı. Bileği çarkı. Değirmen taşı. Çark. Bileğitaşı.

Grindstones : Değirmen taşı. Bileğitaşı. Zımpara taşı. Değirmentaşı. Bileği çarkı. Bileği. Küstere. Bileme taşı. Çark. Bileğitaşı (çark ile döndürülen).

Get back to the grindstone : İstemeye istemeye işine dönmek. İşe geri dönmek. Kürkçü dükkanına dönmek.

Grind to a halt : Stop etmek. Yavaşlamak. Bitmek. Sonuçlanmak. Sona ulaşmak. Daha fazla ilerleyememek. Gıcırdayarak yavaş yavaş stop etmek. Durma noktasına gelmek. Durmak.

Step grind procedure : Basamaklı taşlama yöntemi.

Have an ax to grind : Şikayetçi olmak. Çıkarı olmak. Bir şikayeti olmak.

Taper grind procedure : Eğik taşlama yöntemi.

Has an axe to grind : Katılması için için özel bir nedeni var. Kişisel çıkarı var.

Grinder : Azı diş. Öğütücü (makine veya alet vb). Öğütücü. Bileği. Öğütücü ile öğüten kimse. Zımpara tezgahı. Öğüten. Kıyma makinesi. Değirmen. Diş.

 

The mills of god grind slowly : Adalet sistemi yavaş çalışır. Allah'ın değirmenleri yavaş yavaş öğütür. Adalet çabucak gerçekleşmez.

İngilizce Grinds Türkçe anlamı, Grinds eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Grinds ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Astringe : Kabız. Sıkmak. Büzmek.

Domineered : Baskı altına almak. Eziyet etmek. Zorbalık etmek. Hükmetmek. Hakim durumda olmak. Zulmetmek. Despotça hükmetmek. Baskı yapmak. Hakimiyeti altına almak.

Mugged : Maymunluk etmek. Çok çalışmak. Fotoğrafını çekmek (emniyette). Komik mimikler yapmak. Zevzeklik etmek.

Beset : Etrafını sarmak. Sıkıntı vermek. Etrafını çevirmek. Rahat vermemek. Dört bir yandan saldırmak. Kuşatmak. Rahat bırakmamak. Sarmak.

Probable cause : Geçerli sebep. Olası neden. Muhtemel sebep. Muhtemel sonuç.

Squashing : Balkabağı. Susturmak. Sıkışmak. Kabak. Duvar tenisi. Bastırmak. Bastırmak (isyan vb'ni). Meyve suyu.

Grain : Elyaf. Damarların düzeni (bir ağaç parçasının içindeki). Duyarkatın içinde kalan gümüş tuzu parçaları. Tahıl. Sepilemek. Zerre. İriliği gözle görülme sınırı dolaylarında olan küçük katı parçası. Hububat. Ağacı damarlı boyamak. Tane.

Break up : Bitmek. Parçalamak. Parçalanmak. Tatile girmek. Dağılmak. Bozulmak (nişan). Ufalamak. Dağılıp parçalanmak. İlişkiyi kesmek.

Visited : Gezmek. Uğramak. Musallat olmak. Ziyaret etmek. Gidilmiş. Çene çalmak. Ziyaret edilen. Ziyaret edilmiş. Ziyarete gitmek.

Squeezes : Sıkmak. Sığdırmak. Sıkmak (meyve veya ıslak bez vb'ni). Sıkışmak. Tıkıştırmak. Zorla almak. Baskı yapmak. Sığmak.

 

Grinds synonyms : crush, bone up on a subject, chattered, blow, cabbages, absorb, bone up, mugs, bombards, cast down, rub down, hones, crunched, honing, torture, gnashes, astringing, evidence, bray, aggrieves, inflict, mug, domineers, information, flour, besiege, gritting, be put upon, attract, sandpaper, symptom, disproof, trail.

Grinds zıt anlamlı kelimeler, Grinds kelime anlamı

Unimpressive : Etkileyici olmayan.