Grinder türkçesi Grinder nedir

  • Aşındırıcı makine.
  • Taşlama tezgahı.
  • Diş.
  • Öğütücü (makine veya alet vb).
  • Bileği.
  • Öğütücü.
  • Öğüten.
  • Kıyma tezgahı.
  • Bileyici.
  • Kıyma makinesi.
  • Azıdiş.
  • Azı diş.
  • Zımpara tezgahı.
  • Öğütücü ile öğüten kimse.
  • Değirmen.

Grinder ile ilgili cümleler

English: After I tried out my new loom, I made my bed and repaired the coffee grinder.
Turkish: Ben yeni dokuma tezgahımı denedikten sonra, yatağımı yaptım ve kahve değirmenini tamir ettim.

Grinder ingilizcede ne demek, Grinder nerede nasıl kullanılır?

Wheat grinder remainder : Buğday tanelerinin değirmende işlenmesinde yan ürün olarak ortaya çıkan maddeler. Buğday değirmen kalıntısı.

Coffee grinder : Kahve değirmeni. El değirmeni.

Emery grinder : Zımparalı taşlayıcı. Zımpara aygıtı. Zımpara taşı.

Feed grinder : Yem hazırlama makinesi. Yem kırma makinesi.

Hand grinder : El bileyi çarkı. El taşlama makinesi.

Coffee grinders : El değirmeni. Kahve değirmeni.

Meat grinder : Kıyma makinası. Kıyma makinesi. Et kıyma makinesi.

Grindelia : Bir çeşit fundalık. Bir çalı türü. Çalılık.

Grinders : Bileyici. Zımpara tezgahı. Taşlama tezgahı. Öğütücü. Kıyma makinesi. Değirmen. Azıdiş.

Organ grinder : Laternacı. Latarnacı.

İngilizce Grinder Türkçe anlamı, Grinder eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Grinder ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Sharpener : Kalemtıraş. Keskinleştirici. Bileği taşı.

Triturators : Toz haline getiren. Toz haline getiren veya öğüten cihaz. Toz haline getiren veya öğüten kimse.

Sandwich : İngiltere'de yerleşim yeri. New hampshire eyaletinde yerleşim yeri. Katlı karma. Sandviç. Sandviç yapmak. Tabakalı. İki şeyin arasına sıkıştırmak. Arasına sıkıştırmak. Massachusetts eyaletinde yerleşim yeri. İllinois eyaletinde şehir.

Mill : Çentiklemek. Haddelemek. Diş diş yapmak (paranın kenarını). Öğütmek. Değirmende öğütmek. Tırtıklamak. Çırpmak.

Grindings : Ezme. Rodaj. Bileme. Sürtme. Gıcırdama. Öğütme. Taşlama. Eyelemek. Aşındırma.

Honers : Üzerinde bir aletin keskinleştirilebildiği taş.

Molar : Bir litrede bir mol olan. Kitleye ait. Kütlesel. Moler. Azıdişi. Öğütücü (diş).

Macerator : Islatarak yumuşatan makine.

Clove : Ayırmak. Diş (sarmısak vb). Sarımsak dişi. Cleave. Diş (sarımsakta). Karanfil ağacı. Karanfil. Yarmak. Karanfil tanesi.

Cog : Kertik. Tutmak. Çark dişi. Hile. Hile yapmak. Küçük sandal. Önemsiz veya değersiz kimse. Kurmak. Dişli çark.

Grinder synonyms : submarine sandwich, italian sandwich, zep, poor boy, cuban sandwich, hero sandwich, grinding, whetters, jags, gristmill, treadmill, granulator, hone, knurl, submarine, cloves, hoagie, hones, wedge, grinders, meat mincer, crenated, treadmills, jag, meat grinder, knife sharpener, triturator, honer, sharpeners, crushers, dent, mincing machine, torpedo.

Grinder ingilizce tanımı, definition of Grinder

Grinder kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who, or that which, grinds.